YENİÇAĞ’a konuşan Doktilo 84 yorumcusu İlkan Dalkuç, ekonomik memnuniyetsizliğe rağmen seçmenin muhalefete güvenmemesini umutsuzluk söylemine ve inandırıcı olmayan vaatlere bağladı. Dalkuç, YENİ Parti’nin oy potansiyelinin CHP’den yüksek olduğunu söyledi.

SEÇMENİN EKONOMİK TEPKİSİ VE MUHALEFETE GÜVEN

Ekonomi seçmenin en önemli sorunlarından biri. Ancak kamuoyu araştırmalarında muhalefetin ülkeyi yönetebileceğine ilişkin güvensizlik de görülüyor. İktidardan memnun olmayan seçmen neden muhalefete güvenmiyor? Bu güvensizliğin temel nedeni nedir?

Seçmen açısından en önemli sorun ekonomi. Kimi İktidar seçmeni mevcut halden memnun değilse de ülkenin düzelebilir olduğunu düşünmüyor. Bu yüzden de muhalefete oy vermek için motive olmuyor. Mevcut durumun ekonomi de düzelmeyecekse devamını tercih edebiliyor. Bunun birkaç sebebi var. Genel muhalif kamuoyunun iktidar eleştirisi, bir noktada Türkiye eleştirisine ve ülkeye dair bir umutsuzluğa, kötümserliğe evriliyor. Mesela, Türkiye’de ayrılmayı argüman olarak koyan muhalif kamuoyu bu tarz söylemlerle iktidar seçmenini yerinde tutabiliyor. “Bizim millet adam olmaz” tarzı sinik, Türkiye’ye dair umutsuz ifadeler seçmenin muhalif olma motivasyonu kazanmamasına sebep oluyor. Muhalif söylemlerin içinde ulusal gurura, umuda yer açılması gerekiyor. Bunu da iktidarın yedeğine girmeden yapmak gerekiyor. “Devlet ayrı Hükümet ayrı” söyleminden öte “Memleket ayrı Hükümet ayrı” söylemine ihtiyaç var. Bunun yanında inandırıcı olmayan vaatlerinde halkta karşılığı yok. Vaatler önemli ama bir vaadin etkisi vaadin boyutu kadar değil inandırıcılığı kadardır. Muhalif aktörlerin genel bir sorunu ise zaten 24 senedir muhalefette olmuş olmaları. 2024 yerel seçim zafer ve Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisinin son seçimdeki ikinciliği yeterince halka anlatılamadı.

YENİ PARTİ SİYASİ DENGELERİ DEĞİŞTİREBİLİR Mİ?

YENİ Parti, CHP’den ayrışan yeni bir siyasi aktör olarak konumlanmaya çalışıyor. Sizce yeni bir seçmen kitlesine mi ulaşıyor, yoksa muhalefetin mevcut oylarını mı yeniden dağıtıyor?

YENİ Parti'nin oy potansiyeli CHP’den yüksek ancak bu potansiyele ulaşabilmesi için İktidar olma iradesini göstermesi gerekiyor. İktidarın Yargı üzerinden kurduğu antidemokratik baskının da etkisiyle YENİ Parti kendi içine ve kendi iç meselelerine dönerse potansiyeline erişemez. Butlan öncesi Kılıçdaroğlu CHP’sinin %22-25’lik oyuna da sıkışabilme tehlikesi yaşıyorlar. Oysa kurultayda Özel’in seçilmesiyle gösterilen iktidar olma iradesiyle erişilen %37’lik oy oranını %40’ların ötesine çıkartacak potansiyelinde olduğu yerel seçimlerde de YENİ Parti kurulurken yapılan anketlerde de görüldü. Bu potansiyele erişmek için YENİ Partinin Kurultay sonrasında bir pradigma dönüşümü yaşayarak daha çok sokağa, halka yüzünü dönmesi ve millete iktidar olma iradesi ifade etmesi gerekli.

AK PARTİ VE MHP SEÇMENİ İÇİN ALTERNATİF OLABİLİR Mİ?

YENİ Parti’nin milliyetçi, muhafazakar ve merkez sağ seçmene ulaşma iddiasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu seçmenlerin tercihlerini etkileyebilecek somut bir siyasi söylem geliştirebildi mi?

Seçim Haritasına bakıldığında, 2024 Yerel Seçimlerinde Özel CHP’sinin milliyetçi hassasiyetlere sahip Yörük ve Türkmen seçmenin yoğunlaştığı İç Ege, Akdeniz ve İç Anadolu'dan yüksek oylar aldığı görülür. Hatta CHP oylarındaki artışın CHP’nin klasik olarak güçlü olduğu Ege Kıyısı ya da Trakya’da değil de CHP’nin AKP’nin karşısında en ciddi iktidar alternatifi olduğu ama milliyetçi seçmenin de yoğun olduğu illerde olduğu ortaya çıkar. Buralardan oy almak için öncelikle iktidar olma iradesine ihtiyaç var. Ardından temiz ve genç siyasi kadrolarla siyasette bir değişim işaret edilebilir. Ancak burada da parti içine çok odaklanılması YENİ Partinin değişimin taşıyıcısı olmasına sekte vuracaktır. YENİ Parti, 24 yıllık AKP iktidarının tıkadığı toplumsal dinamizmin, değişimci bir taşıyıcısı olmak ile mevcut siyasi elitten elde kalanını siyasette tutmak arasında tercih yapmak zorunda kalacaktır. Bunun dışında son yerel seçimde seçmenin siyasi elitlerin sandığı kadar katılaşmamış olduğu ortaya çıkmıştır. AKP seçmeninin tamamının oyunu almasına zaten ihtiyacı yok yeni partinin bir kısmı sandıktan uzak dursa, bir kısmı tercihini değiştirse bile yeterli olacaktır. Bunun yanında kültür savaşından kaçınmak, kapsayıcı olmak ve özellikle kadınlar, gençler, öğrenciler, ev hanımları ve işsizlere ulaşmak için de tabii ayrıca politikalar geliştirilmelidir.

MUHALEFETTE TEMEL SORUN NE?

CHP’ye yönelik yönetim kapasitesi algısıyla YENİ Parti’nin siyasi iddialarını birlikte düşündüğünüzde, muhalefetin temel sorunu liderlik mi, kadrolar mı, yoksa seçmene sunduğu siyaset mi?

Siyasi elitler, elitlere has ilişkilere maddi ve manevi olarak dayanmaktalar. 24 yıllık, aynı zamanda otoriter ve baskıcı bir iktidar kendi muhalefetinin de sınırlarını dayatıyor. Bu ortamda muhalif aktörler de mevcut düzende ancak anlamlı olabiliyorlar. Mevcut sistemle alışveriş içinde olmadan muhalif ve meşru bir aktör olmayı iktidar neredeyse imkansızlaştırdı. Bu sayede de iktidar muhalif siyasetçileri baskı ya da teşvikle; kapılarını açarak transfer edebiliyor. Bu transferler iktidarın kapasite kaybına işaret etse de bu transferlerin olabilmesi muhalefetin kapasitesizliğini, güçsüzlüğünü ortaya koyuyor. İktidarın eylemlerinin bedelsizliği, muhalefetin bu oyundaki aktörlük pozisyonu sorgulatıp muhalif seçmeni de soğutabilir. Tabii bu soğuma iktidar seçmenine ne kadar yansır ayrı bir tartışma konusu. Sorunuza dönersek muhalefetteki temel sorun irade. YENİ Parti iktidar olma iradesini yansıtır ise bu sorunlar çözülür. Yoksa ikinciyi geçen ancak ikinci olabilir.

TÜRKİYE SİYASETİNDE GÖZDEN KAÇIRILAN DEĞİŞİM

Güncel araştırmaları, partiler arasındaki ilişkileri ve seçmen davranışlarını birlikte değerlendirdiğinizde Türkiye siyasetinde gözden kaçırılan en önemli değişim nedir? Kamuoyunun konuştuğu tablonun arkasında siz ne görüyorsunuz?

Seçmenlerin zannedildiği kadar sabit fikirli olmadıklarını düşünüyorum. Oy oranlarına baktığımızda Yozgat’ta, Düzce’de 2024’te CHP’li seçmenlerin de yerelde iktidar olma iradesi gördükleri Yeniden Refah adayına oy verdiklerini anlayabiliyoruz. Benzer çapraz geçişler yıllardır İstanbul’da, Ankara’da oluyor. Başörtüsü yasaklarının kalkması kadınların sosyalleşme sahalarını Anadolu’da çok fazla artırdı. Bunun sonunda farklı sosyal çevrelerden kadınların kendi aralarındaki temas da son 15 senedir artmış durumda. Ayrıca henüz bir siyasal parti ile bağ kurmamış genç erkek seçmenlerin topluca bir siyasi yapıya yönelmeleri mümkün görünüyor. Adalet ve Kalkınma Partisi kurumsal muhalefete yaptığı baskıyı arttırarak sürdürür ve YENİ Partiye de siyaset imkanı bırakmazsa; Türkiye’de de Dünyadaki örneklerini andıran popülist, sert ve kurumsal siyasetin dışından gelen yeni bir muhalif dalga ile karşılaşılabilir.