Türkiye'de su/tarım yılı yağışları, mevcut yılın 1 Ekim'inden sonraki yılın 30 Eylül'üne kadar olan dönemde Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından izlenip hesaplanıyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye'de uzun yıllar su/tarım yılı ekim-kasım yağışları (1991-2020) 107,7 milimetre olarak ölçüldü. Geçen yılın su/tarım yılı 2 aylık döneminde 81,6, bu yılın su/tarım yılı 2 aylık döneminde ise ortalama 86,9 milimetre yağış düştü.

Ülkedeki 2026 su/tarım yılı 2 aylık yağışlarında uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 19 düşüş olurken, geçen yıla göre yüzde 7 artış gözlendi.
Bu dönemde yağışlar İzmir’in batısı ile Çanakkale, Balıkesir çevrelerinde yer yer yüzde 100'den fazla yükselirken; Adana, Mersin, Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa, Mardin, Erzurum ve Artvin çevrelerinde yüzde 60’ın üzerinde geriledi.
Bölge genelinde su yılı yağışları Marmara ve Ege bölgelerinde normallerin üzerinde, diğer bölgelerde ise normallerin altında gerçekleşti. Normallere göre en fazla azalma yüzde 49'la Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kaydedildi.

EN FAZLA YAĞIŞ ÇANAKKALE'DE
Bu yılın su/tarım yılı 2 aylık yağışları 29,7 milimetreyle en az Şanlıurfa’da, 231,5 milimetreyle en fazla Çanakkale'de ölçüldü.
Normaline göre en fazla artış yüzde 56 ile yine Çanakkale’de, normaline göre en fazla azalma yüzde 61'le Gaziantep’de tespit edildi.
2026 su yılı yağışları Trabzon’da 51, Rize’de son 12 yılın en düşük seviyesine düşerken Çanakkale’de 15, İzmir’de 12 ve Sivas’ta son 11 yılın en yüksek yağışları gerçekleşti.

2026 su/tarım yılı 2 aylık yağışlarına ilişkin tablo şöyle şekillendi:
MARMARA’DA YAĞIŞLAR SEVİNDİRDİ
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, Türkiye’de tarımsal faaliyetlerin ekimde başlayıp sonraki yıl 30 Eylül’de bittiğini belirtti.
Türkiye genelinde ekim ve kasımda toplam 86,9 milimetre yağış düştüğünü, 1991-2020 uzun yıllar ortalamasının 107,7 milimetre olduğunu söyleyen Toros, "Bu yıl Türkiye genelinde yağışlar uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 19 daha az gerçekleşti. Bu, arzu ettiğimiz bir durum değil. Zaten son yıllarda ciddi bir kuraklık yaşıyorduk. Maalesef 2026’nın ilk 2 ayında da kurak bir dönem geçirmiş oluyoruz." dedi.

Prof. Dr. Toros, Marmara Bölgesi’nde ise yağışların ortalamanın üzerinde olduğunu vurguladı.
Marmara Bölgesi’nin ekim ve kasım aylarında toplam 158,9 milimetre yağış aldığına işaret eden Toros, "Uzun yıllar ortalaması ise 144,3 milimetre. Buna göre, Marmara’da 2026 su tarım yılının ilk 2 ayında yüzde 10’luk bir yağış artışı söz konusu." diye konuştu.

Yağışların yetersiz kalmasının tarımsal üretimi doğrudan etkilediğini belirten Toros, şöyle devam etti:
"Yağış havzalarımızda ve barajlarımızda yeterli su olmazsa tarım arazilerine yeterince su verilemiyor. Bu da tarımda verim düşüşüne yol açıyor ve bunun etkisi doğrudan sofralarımıza yansıyor. Tarım yağışları hayati öneme sahip. Hayatımızı sürdürebilmemiz için hava, su ve gıda temel unsurlar. Gıdanın kaliteli ve sürdürülebilir olması için suya ihtiyacımız var. Suyun dörtte üçü tarımda kullanılıyor. Yeterli su varsa gıdada da sıkıntı olmaz. Yağışlarda dönemsel dalgalanmalar yaşanıyor. Geçmiş verilere baktığımızda 2-3 yıl kurak, 2-3 yıl yağışlı dönemler görüyoruz. Bu nedenle uzun vadede 3-4 yıl normallerin altında yağış olacakmış gibi planlama yapılmazsa her zaman su kriziyle karşı karşıya kalabiliriz."

Su yönetiminde yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Toros, tarımda yapay zeka, uydu ve internet teknolojilerinin daha etkin kullanılmasının önemine değindi.
Prof. Dr. Toros, basit sulama yöntemlerinin bile büyük tasarruf sağlayabileceğini belirterek, "Damlama veya sızma sulama, salma sulamaya göre ciddi su tasarrufu sağlar. Sulamanın serin ve rüzgarsız saatlerde yapılması, suyun toprağa ve bitkiye ulaşmasını sağlar." ifadelerini kullandı.


Türkmenli göleti alarm veriyor: Su seviyesi kritik noktalardaGündem
Bilecik’te 450 çiftçiye 27 bin fidan dağıtıldıGündem
Tunceli'de çiftçiler için hafta sonu mesaisi!Gündem