Manisa’nın Şehzadeler ilçesine bağlı Karaoğlanlı Mahallesi’nde, bir evin tavan arasında şans eseri bulunan ata tohumları, bölgenin simgesi haline gelen özel bir lezzeti yeniden sofralara taşıdı.
Tavan arasından çıkan efsane kavunu canlandırdı: Ata tohumu tekrar pazarda
Manisa'nın Şehzadeler ilçesinde tavan arasında bulunan ata tohumuyla üretilen Karaoğlanlı Altınbaş kavununda hasat başladı. Yoğun aroması ve yüksek şeker oranıyla öne çıkan bu özel lezzet, kısa raf ömrü ve sınırlı üretim alanına rağmen çevre illerden gelen lezzet tutkunlarından büyük ilgi görüyor.
Kaynak: İHA
Yaklaşık 200 dönümlük kısıtlı bir alanda yetiştirilen "Karaoğlanlı Altınbaş Kavunu", kendine has kokusu ve lezzetiyle sezona iddialı bir giriş yaptı.
Bölgede sadece 7-8 üretici aile tarafından binbir emekle yetiştirilen Altınbaş kavunu; ince sarı kabuğu, parlak görünümü, yoğun aroması ve yüksek şeker oranıyla diğer çeşitlerden belirgin şekilde ayrılıyor.
Farklı yörelerde deneme ekimleri yapılmasına rağmen aynı aroma ve kalitenin yakalanamadığı kavun, lezzetini sadece Karaoğlanlı’nın toprağından alıyor.
Ata tohumunu kaybettikten sonra tesadüfen yeniden kavuştuklarını belirten üretici Osman Karaböcek, üretim sürecini şu sözlerle aktardı:
"Kavunumuz bizim atalarımızdan kalan atalık tohumumuzdan üretiliyor. Bu tohumu yıllar önce kaybetmiştik. Tohumumuzu geri bulduk. Tavan arasına abim saklamış, orada bulduk.”
“Bu az bir şeydi. Bunu çoğaltarak bu hale getirdik. Toprağından mıdır bilmiyorum ama sadece Karaoğlanlı'da yetişiyor. Ballı şerbet gibi tadı var, bunun gibi bir tat yok."
"Çekirdeği hokkaya koyuyorum, orada muhafaza ediyorum. İnsanlar buraya kavun almak için Manisa civarından, İzmir'den, Uşak'tan geliyorlar.”
“Sürekli müşterilerimiz buraya gelir. Yiyenler bir daha gelir almak için. Biz burada bunun pazarını yaptık. Burada 3-5 kişi var yetiştiren, onlardan öğreniyoruz. Herkes bu işi beceremiyor. Her biri 6-7 kilo geliyor. Tadını başka kavunda bulamazsın."
Ürünün yetiştirilme ve pazarlanma aşamasında Kırkağaç veya diğer ticari kavun türlerinden çok farklı olduğuna dikkat çeken üretici Serkan Küçük ise kısa raf ömrüne ve zahmetli bakım sürecine vurgu yaptı:
"Altınbaş kavunumuz başkadır, Kırkağaç ya da başka tür kavunlara benzemez. Raf ömrü olmadığı için kendine has bir aroması var.”
“Kokulu, mis gibi. Ama raf ömrü yok, dolapta 3 gün içinde tüketmen lazım. Karaoğlanlı'ya ait ata tohumumuz bu bizim. Başka yerlerde, başka topraklarda olmuyor zaten."
"Yanından geçtiğinizde bile kokusunu alabilirsiniz. Sezonda bu aylarda olur, 20-25 gün falan bir süresi var. Bu kavun tarlası gibi direkt kırma olmuyor. Sıraya her gün içinde geziliyor.”
“Sabahları ezanla gidiyoruz tarlaya, 2 saatte olgunlarını topluyoruz. Gökleri kalıyor. Yani bu ayrı bir iş. Diğer kavun işleri gibi değil. Her gün sabah salatalık gibi, bamya gibi günlük çalışılıyor"
Hasat döneminin başlamasıyla birlikte, sınırlı sayıdaki kavunlardan alabilmek isteyen vatandaşlar Karaoğlanlı Mahallesi'nin yolunu tutuyor.
Kavun almak için Manisa merkezden gelen Kadir Salih, “Tadını bildiğimizden hasat başladığını duyunca bitmeden almak istedim. Raf ömrü de yok, çok fazla alamıyoruz. Ama yemeyenlere tavsiyem tadına bakmalarıdır" dedi.
Bir diğer vatandaş Zeynel Sapan ise, "Manisalıyım. Buraya sadece kavun almaya geldim. Tadını unutamadık" diye konuştu.
Yaklaşık 200 dönümlük alanda geleneksel yöntemlerle yaşatılmaya çalışılan Karaoğlanlı Altınbaş Kavunu, kısa süren sezona rağmen bölgenin en kıymetli tarımsal değerleri arasında yer almaya devam ediyor.