Anadolu’nun dört bir yanındaki tarlalarda hasat sezonu sürerken, çiftçinin emeği artan girdi maliyetleri ve düşük tarlada satış fiyatları karşısında eriyor.
Tarlada 30 liraya peynir ekmek gibi satılıyor: Dev hasat başladı
Tarlada 30 ila 50 liradan alıcı bulan taze mahsul, market raflarında fiyatını katlayarak tüketiciye ulaşıyor. Yüksek girdi maliyetleriyle boğuşan çiftçi emeğinin karşılığını alamazken, denetimsiz aracı ağı yüzünden tarlayla raf arasındaki dev uçurum hem üreticiyi hem vatandaşı vuruyor.
Kaynak: Haber Merkezi
Domates, biber, patates ve çeşitli meyveler tarlada 30, 40 veya 50 lira gibi bantlarda alıcı bulurken, aynı ürünler büyükşehirlerdeki market raflarında bu rakamların katbekat üzerine tüketiciye sunuluyor.
Gübre, ilaç, mazot ve işçilik masraflarıyla baş etmeye çalışan üretici ürününü maliyetine ya da zararına elden çıkarırken, aradaki büyük fiyat farkı zincirdeki aracıların kasasına gidiyor.
ZİNCİRİN HALKALARI FİYATI KATLIYOR
Tarladan çıkan ürünün sofraya ulaşana kadar geçirdiği süreçte nakliye, ambalaj ve soğuk zincir maliyetleri etkili olsa da, uzmanlar aradaki uçurumun asıl sebebinin denetimsiz aracı ağı ve yüksek kâr marjları olduğuna dikkat çekiyor.
Üreticiden doğrudan çıkış fiyatı ile nihai tüketici fiyatı arasındaki makas, her geçen gün hem çiftçiyi hem de alım gücü düşen vatandaşı vuruyor.
Tarladaki Gerçek: Çiftçinin aylarca emek vererek yetiştirdiği ürünler 30 ila 50 TL arasında satılırken, tarlada kalan kazanç masrafları karşılamakta yetersiz kalıyor.
Raf Etiketi Şoku: Tüketici aynı ürünü markette 3-4 katı fiyatlarla satın almak zorunda kalırken, gıda enflasyonu her iki tarafı da çıkmaza sokuyor.
Doğrudan Satış Çağrısı: Üretici kooperatiflerinin ve tarım birliklerinin güçlendirilmesinin, aracıları ortadan kaldırarak hem çiftçinin hem de tüketicinin yüzünü güldürebilecek tek çıkış yolu olduğu belirtiliyor.