Türkiye'de milyonlarca vatandaşın merakla beklediği temmuz ayı maaş zamları, haziran enflasyonunun duyurulmasıyla kesinleşti. SGK Uzmanı Özgür Erdursun, Dünya Gazetesi'ndeki köşesinde yeni dönemin tablosunu çizerek emekli ve memuru bekleyen ekonomik gerçekleri analiz etti.
SGK uzmanı Özgür Erdursun tarih verdi: Emekli maaşlarına ek zam açıklaması
Haziran ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte milyonlarca memur ve emeklinin beklediği zam oranları netleşti. SGK Uzmanı Özgür Erdursun, maaş artışlarının ardından ilave bir ek zammın şu anda gündemde olmadığını ifade ederken, tarih verdi.
Yapılan hesaplamalara göre, 1 Temmuz 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarına yüzde 17,76, memur ve memur emeklilerinin aylıklarına ise toplu sözleşme farkıyla birlikte yüzde 13,52 oranında artış yansıtıldı.
Yasal düzenleme sürecinin tamamlanmak üzere olduğunu belirten Erdursun, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltileceğini vurguladı.
Kök aylığı bu rakamın altında kalan emeklilerin maaşları 23 bin 552 liraya tamamlanırken; kök aylığı daha yüksek olan SSK ve Bağ-Kur emeklileri, yüzde 17,76'lık zammı kendi aylıkları üzerinden alacak.
Milyonların gözü kulağı olası bir ek zam haberindeyken, Erdursun'dan beklentileri düşürecek bir değerlendirme geldi. Mevcut tabloda yeni bir düzenleme beklenmediğinin altını çizen uzman isim, "Enflasyon farkının üzerine ayrıca bir refah payı, intibak düzenlemesi veya seyyanen artış yapılacağı yönünde güçlü bir beklenti bulunmuyor" dedi.
Ek zam ve refah payı için 2027 yılını işaret eden Özgür Erdursun, “Önümüzdeki süreçte gözler artık 2027 yılına çevrilecek. Türkiye seçim atmosferine yaklaştıkça kamuoyunda yalnızca enflasyon farkı değil, bunun üzerine refah payı, intibak düzenlemesi veya farklı sosyal desteklerin de yeniden gündeme gelmesi beklenebilir. Geçmiş seçim dönemlerinde benzer uygulamaların hayata geçirildiği unutulmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Temmuz döneminin çalışma hayatına yansıyan bir diğer önemli gelişmesi ise kıdem tazminatı tavanındaki artış oldu.
Memur maaşlarına yapılan yüzde 13,52'lik zamla birlikte kıdem tazminatı tavanı 64 bin 948 liradan, 73 bin 729 liraya yükseldi. Bu yeni tavan tutarı, 31 Aralık 2026 tarihine kadar geçerli olacak.
Rakamların ötesinde asıl tartışılması gereken konunun "satın alma gücü" olduğuna dikkat çeken Erdursun, kamuoyunda "zam" olarak adlandırılan artışların aslında geçmiş altı aylık enflasyonun telafisinden ibaret olduğunu belirtti.
Gıda, kira ve enerji gibi temel ihtiyaçlardaki fahiş artışlara vurgu yapan Erdursun, değerlendirmesini şu çarpıcı sözlerle noktaladı:
"Resmi enflasyon kadar artan maaşlar, hayat pahalılığını ortadan kaldırmaya yetmiyor. Emekliler ve çalışanlar artık maaş bordrosundaki rakamın büyümesine değil, o gelirle ne kadar alışveriş yapabildiklerine bakıyor. Türkiye’nin artık sadece enflasyon farkını tartışan bir sistemden çıkması; primlerin karşılığının alındığı, gelir dağılımının iyileştirildiği ekonomik politikalara odaklanması gerekiyor."
Erdursun'a göre, maaşların gerçek anlamda değer kazanması ancak enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve büyümeden hak edilen payın alınmasıyla mümkün olacak.
Aksi takdirde, gözler yaklaşan seçim atmosferiyle birlikte şimdiden 2027 yılındaki olası sosyal destek paketlerine çevrilmiş durumda.