Türkiye'de milyonlarca emeklinin gözü kulağı Temmuz ayındaki zam oranlarındayken, maaş hesaplama sisteminin içinde gizlenen "kök aylık" mekanizması tam 800 bin emekliye gizli bir darbe vurdu. Özgür Erdursun, emekli sayısının fırlamadığını, aksine "en düşük maaşa talim etmek zorunda bırakılan" orta katman emeklilerin sayısının hızla arttığını somut örneklerle ortaya koydu.
SGK uzmanı Özgür Erdursun açıkladı: En düşük emekli maaşı temmuz zammında kök aylık tuzağı
SGK Uzmanı Özgür Erdursun, Dünya Gazetesi'ndeki köşe yazısında ,en düşük emekli aylığını alanların sayısının bir anda 4,7 milyondan 5,5 milyona fırlamasının nedenini kök aylık hesaplaması üzerinden rakamlarla tek tek açıkladı.
'Önce Kök Aylık Artırılıyor, Vatandaşın Hesabına Yatan Maaş Değil'
Milyonlarca emeklinin zannettiği gibi zammın doğrudan cebe giren paraya yapılmadığını belirten Özgür Erdursun, sistemin işleyişindeki büyük illüzyonu şu sözlerle deşifre etti: "Madem tüm emeklilerin kök aylıkları da yüzde 17,56 oranında artırıldı, o halde neden daha fazla kişi en düşük emekli aylığı almaya başladı? Aslında bunun cevabı, Türkiye’de emekli aylığı hesaplama sisteminin işleyişinde gizli. Emeklilere yapılan yüzde 17,56’lık artış, vatandaşın hesabına yatan maaşa değil, kök aylığa uygulanıyor.
Daha sonra ortaya çıkan zamlı kök aylık, yürürlükte bulunan en düşük emekli aylığı ile karşılaştırılıyor. Zamlı kök aylık 23.552 TL’nin altında kalıyorsa, emeklinin maaşı Hazine desteğiyle 23.552 TL’ye tamamlanıyor.
Zamlı kök aylık 23.552 TL’nin üzerindeyse, emekli kendi hesaplanan aylığını almaya devam ediyor. Dolayısıyla milyonlarca emekli için belirleyici olan yalnızca zam oranı değil, zam sonrasında kök aylığın yeni taban aylığın üzerine çıkıp çıkamadığıdır."
"Önceki Dönemde Kurtulanlar Yeni Taban Aylıkla Tekrar Kapana Kısıldı"
Taban aylığın 23.552 liraya çıkarılmasıyla, daha önce kendi kök aylığını almayı başaran yüz binlerce emeklinin yeniden Hazine desteğine muhtaç hale getirildiğini vurgulayan Erdursun, 800 bin kişilik artışın nedenini şöyle açıkladı: "Önceki dönemde en düşük emekli aylığı 20.000 TL idi. Örneğin; 18.000 TL kök aylığı bulunan bir emeklinin maaşı zam sonrasında yaklaşık 21.161 TL oluyordu. Bu tutar 20.000 TL’nin üzerine çıktığı için artık taban aylık desteğine ihtiyaç duymuyordu.
Ancak taban aylık bu kez 23.552 TL’ye yükselince, aynı emeklilerin zamlı kök aylıkları yeni taban aylığın altında kaldı. Örneğin 20.000 TL kök aylığı bulunan emekli bile zam sonrası 23.512 TL’de kaldığı için 23.552 TL almaya devam ediyor. Yani önceki dönemde taban aylık kapsamından çıkan bu grup, yeni taban aylık yükselince tekrar taban aylık kapsamına girmiş oldu. İşte yaklaşık 800 bin kişilik artışın temel nedeni budur. Emekli sayısı artmıyor, taban aylık alanların sayısı artıyor."
'Prim Ödeyenin Avantajı Yok Edildi, Adalet Duygusu Zedeleniyor'
Bu sistemin uzun vadede çok tehlikeli bir sosyal adaletsizliğe yol açtığını, daha fazla prim ödeyenin ve daha uzun süre çalışanın cezalandırıldığını belirten ünlü uzman, hükümete acil sistem reformu çağrısında bulundu: "Sonuçta; daha az prim ödeyen, daha kısa süre çalışan, daha düşük kazanç üzerinden prim yatıran kişilerle, uzun yıllar çalışan, daha fazla prim ödeyen, daha yüksek kazanç üzerinden prim yatıran kişilerin önemli bir bölümü aynı emekli aylığını almaya başlıyor.
Bu durum sosyal güvenlik sisteminin en temel ilkelerinden biri olan 'ödenen prim kadar aylık' anlayışını zayıflatıyor. Sağlıklı bir sosyal güvenlik sisteminde; 3.600 gün prim ödeyen, 7.000 gün prim ödeyen, 9.000 gün prim ödeyen kişilerin aynı emekli aylığını almaması gerekir.
Bu durum hem çalışma motivasyonunu azaltmakta hem de sosyal güvenlik sistemine duyulan güveni zedelemektedir. Devlet, her emekliye belirli bir taban emekli aylığını garanti etmelidir.
Ancak bunun üzerine; prim ödeme gün sayısı, sigortalılık süresi, prime esas kazanç, ödenen prim miktarı, emeklilik yaşı, çalışma süresi gibi kriterlere bağlı olarak emekli aylıkları kademeli şekilde artırılmalıdır."