Küresel piyasalarda "fiziki ofis mi, uzaktan çalışma mı?" savaşı kızışırken, akademik dünyadan manşetleri süsleyecek bir meydan okuma geldi. Stanford Üniversitesi’nin ekonomi profesörü Nicholas Bloom, ABD ekonomisini uçuran verimlilik artışının şifresini çözdü.
Patronların ezberi bozuldu: Evden çalışmak ofisten daha mı verimli?
Stanford Üniversitesi Ekonomi Profesörü Nicholas Bloom’dan ezber bozan bir çıkış geldi. ABD ekonomisinde son 5 yıldır yaşanan tarihi verimlilik patlamasının arkasındaki asıl gizli kahramanın uzaktan çalışma (WFH) modeli olduğunu belirtti.
Bloom; yöneticilerin hala küçümsediği evden çalışma modelinin, ABD ekonomisindeki toplam çıktıyı zirveye taşıyan ana motor olduğunu savundu. The Economist dergisinin ABD’deki verimlilik patlamasını ele alan makalesini masaya yatıran Prof. Bloom, günümüz iş dünyasında herkesin bu yükselişi yapay zeka (AI) araçlarına bağlama hatasına düştüğünü belirtti.
Üretkenlikteki keskin sıçramanın yapay zekanın kitleselleşmesinden çok daha önce başladığına parmak basan ünlü ekonomist, uzaktan çalışma modelinin çalışanlara sağladığı odaklanma avantajına dikkat çekti. Bloom’a göre evdeki çalışma ortamı; bitmek bilmeyen yol stresini ortadan kaldırıyor, ofis ortamındaki dikkat dağıtıcı gürültü ve unsurları bertaraf ediyor.
Geniş çaplı ekonomik verilerin de kendisini doğruladığını söyleyen profesör; uzaktan çalışmanın iş gücü piyasasına erişimi genişlettiğini, girişimcilik önündeki bariyerleri yıktığını ve neticede üretkenliği körüklediğini vurguladı.
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS) tarafından açıklanan tarım dışı iş gücü verimlilik rakamları da Stanford’lı profesörün tezini destekler nitelikte. Finansal kriz sonrası on yıllık süreçte görülen durgun üretkenlik büyümesi, uzaktan çalışma modelinin hayatımıza girmesiyle birlikte yerini adeta bir şova bıraktı.
İşte son yılların çarpıcı üretkenlik karnesi:
2020: Yüzde 5,3'lük devasa bir sıçrama,
2021: Yüzde 2'lik istikrarlı artış,
2022: Yüzde 1,5'lik geçici bir gerileme,
2023 - 2025: Sırasıyla yüzde 1,8, yüzde 3 ve yüzde 2,2'lik kazanımlarla güçlü geri dönüş.
Ayrıca inovasyon, sermaye ve iş gücünün ortak bileşkesini yansıtan "toplam faktör verimliliği" de 2019-2025 yılları arasında yıllık bazda yüzde 1 büyüme kaydetti. Bu oran, pandemi öncesindeki (2007-2019) yüzde 0,6’lık hızı neredeyse ikiye katlamış durumda.
Devlerin Savaşı: Bilim Veri Diyor, Patronlar Ofis!
Nicholas Bloom’un bu çarpıcı çıkışı; Amazon, JPMorgan, Goldman Sachs, Dell, Starbucks ve TikTok gibi dünya devlerinin ofise dönüş kırbacını sertleştirdiği bir döneme denk gelmesi açısından büyük önem taşıyor. Şirket CEO'ları yüz yüze çalışmanın kurum kültürünü beslediğini, daha hızlı karar aldırdığını ve genç yetenekleri eğittiğini iddia ediyor.
Örneğin; JPMorgan CEO'su Jamie Dimon, uzaktan çalışmanın kıdemli personeli bizzat gözlemleyerek öğrenmesi gereken gençler için "işe yaramadığını" savunuyor. Skims’in kurucu ortağı Emma Grede ise vitesi daha da büyüterek evden çalışmayı doğrudan "kariyer intiharı" ve toplumsal bir yalnızlık virüsü olarak tanımlıyor.
"Patronlar Aksini İddia Ederse Önlerine Bu Verileri Koyun"
Kurumsal dünyadaki bu muhafazakar reflekse meydan okuyan Prof. Nicholas Bloom, "Bir dahaki sefere bir iş lideri evden çalışmanın verimlilik için kötü olduğunu iddia ederse, onlara bu resmi verileri gösterin" diyerek çalışanlara adeta bir savunma kalkanı sundu.
Öte yandan, akademik dünyanın bu tezine karşı şüpheci yaklaşanlar da yok değil. Ticari gayrimenkul devi TRI Commercial’ın genel müdürü Markus Shayeb, verimlilikteki bu artışın aslında uzaktan çalışmanın azaldığı ve şirketlerin ofis zorunluluğu getirdiği dönemle paralellik gösterip göstermediğini sorguluyor.
Global Teck Worldwide kurucusu Rolando Rosas gibi bazı teknoloji uzmanları ise madalyonun diğer yüzüne bakarak, bu başarının sadece evde oturmakla değil; bulut yazılımlar, gelişmiş dijital araçlar ve modern iş yeri teknolojilerinin esnek çalışma modeliyle kusursuz entegrasyonu sayesinde elde edildiğini savunuyor.