Müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, IKBY Başkanı Mesud Barzani’ye Vatikan tarafından verilen IX. Pius Nişanı şövalyeliğine sert tepki gösterdi. Papalık Şövalyelik Nişanı'nın 20 Ağustos 2026 tarihinde Erbil’de düzenlenen törenle Kardinal Louis Raphael Sako tarafından Barzani’ye takdim edilmesini değerlendiren Yaycı, yaşanan gelişmenin sıradan bir nezaket ziyareti veya sembolik bir takdir olmadığını ifade etti.
‘SİYASİ MESAJ TÜM BÖLGEYE GÖNDERİLDİ’
Ödül töreninin gerçekleştiği ortama dikkat çeken Cihat Yaycı; törenin sözde Kürdistan bayrakları, Molla Mustafa Barzani’nin büyük portresi ve Barzani yönetiminin siyasi sembolleri önünde icra edilmesinin son derece manidar olduğunu belirtti. Nişanın şahıs olarak Barzani’ye verildiğini fakat verilen siyasi mesajın tüm bölgeyi hedef aldığını belirten Yaycı, Vatikan’ın bu hamleyle etnik ve ayrılıkçı bir yapıya uluslararası meşruiyet sağladığına dikkat çekti.
2021’DEKİ HARİTA KRİZİNİ HATIRLATTI
Vatikan-Barzani ilişkilerinin geçmişine değinen Yaycı, Papa Franciscus’un 5-8 Mart 2021 tarihlerinde Irak’a gerçekleştirdiği ziyareti hatırlattı. O dönemde IKBY İletişim Bakanlığı tarafından düzenlenen hatıra pulu tasarımlarından birinde Papa’nın silüetinin Türkiye, Irak, İran ve Suriye topraklarını kapsayan sözde "Büyük Kürdistan" haritasıyla birleştirildiğini vurguladı.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ve İran’ın sert tepkileri sonucunda Barzani yönetiminin geri adım atmak zorunda kaldığını belirten Yaycı, sürecin kronolojik bir siyasi hatta dönüştüğünü ifade etti: "Önce ziyaret, sonra harita, şimdi ise şövalyelik!"
FETULLAH GÜLEN VE TÜRKMENLER ÖRNEĞİ
Fetullah Gülen’in 9 Şubat 1998’de Papa II. Jean Paul ile yaptığı görüşmeyi örnek gösteren Yaycı, bu tür kabullerin yıllarca "dinler arası diyalog" adı altında uluslararası itibar ve meşruiyet üretmek amacıyla kullanıldığına dikkat çekti.
Ayrıca Vatikan’ın bölgesel politikalarındaki çifte standart eleştirisinde bulunan Yaycı, şu soruları yöneltti:
Vatikan’ın barış ve insan hakları söylemleri Irak Türkmenlerini neden kapsamıyor?
IKBY bölgesinde Türkmenlerin maruz kaldığı siyasi dışlanma, kimlik baskıları ve Türkçe üzerindeki kısıtlamalar neden görmezden geliniyor?
'BÖLGE DEVLETLERİ DİKKATLE İZLEMELİ'
Hristiyanlar dahil tüm dini toplulukların güvenliğinin sağlanmasına karşı olmadıklarını ancak bunun ayrılıkçı yapılara meşruiyet devşirme aracına dönüştürülmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Cihat Yaycı; Türkiye, Irak ve bölge ülkelerine çağrıda bulundu. Irak’ın toprak bütünlüğünü zayıflatacak ve bölgedeki etnik yapılanmaları uluslararası aktör haline getirecek bu tür adımların yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
Hakan Fidan Mesrur Barzani ve Neçirvan Barzani ile görüştüDünya