YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Herkes şunu bilsin: Daha seçim zamanı gelmeden her sokak arası mitinge dönüyorsa seçimin de zamanı gelmiştir, değişimin de zamanı gelmiştir. Bu iktidarı mutlaka değiştireceğiz. Biz çiftçiler için köylüler için hayvancılıkla uğraşanlar için esnaf için memurlar için emekliler için emekçiler için kadınlarımız ve gençlerimiz için hep yeni bir yoldayız. Hep birlikte iktidara yürüyoruz" dedi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Edremit’in Zeytinli Mahallesi’nde halk buluşmasında vatandaşlara hitap etti. "Kimsenin bu iktidara sabrı kalmadı. Bunun için insanlar sesini duyurabilecekleri her yere koşuyorlar. Bizi gördükleri her yere koşuyorlar. Biz kahvede konuşmak için geldik ama kahve konuşması sırasında buradan gençler, kadınlar, 'Başkan buraya' diye tezahürat ettiler. Bir tane bank bulduk, üstüne çıktık, size sesleniyoruz" diyen Özel, şunları kaydetti:
"Herkes şunu bilsin: Daha seçim zamanı gelmeden her sokak arası mitinge dönüyorsa seçimin de zamanı gelmiştir, değişimin de zamanı gelmiştir. Bu iktidarı mutlaka değiştireceğiz. Biz çiftçiler için köylüler için hayvancılıkla uğraşanlar için esnaf için memurlar için emekliler için emekçiler için kadınlarımız ve gençlerimiz için hep yeni bir yoldayız. Hep birlikte iktidara yürüyoruz.
"BİZ YENİ PARTİ'Yİ İKTİDAR OLSUN DİYE KURDUK"
YENİ Parti'yi hiç şüphe yok ki siz kurdunuz, milletimiz kurdu. Adını da siz koydunuz, 'YENİ Parti'yi kur' dediniz, kurduk. Cebinize partimizin bütçesini de siz koydunuz. Bu arabayı da otobüsü de siz aldınız. Partimizin arkasında aslanlar gibi duruyorsunuz. Siz, bu partiyi kurduran, adını koyan, bütçesini oluşturanlar olarak YENİ Parti'nin arkasında duruyorsunuz. Herkes şunu bilsin: Biz YENİ Parti'yi bir partimiz olsun diye kurmadık. Biz YENİ Parti'yi iktidar olsun diye kurduk. YENİ Parti'yi keyiften değil, zaruretten kurduk. Çünkü partimizi 47 yıl sonra birinci parti yaptığımız, AK Parti'yi kurulduğu günden beri ilk kez yendiğimiz ve adım adım iktidara gittiğimiz için partimizi adaysızlaştırmaya, kurumsuzlaştırmaya ve lidersizleştirmeye çalıştılar. En son yaptıklarıyla gazetelere, internet sitelerine erişim engelleri getirerek, partilere erişim engelleri getirerek, Halk TV'yi kapatarak, televizyonları kapatarak bizleri susturmaya çalıştılar. Ben içeride konuşurken dışarıdan bir slogan geliyordu. Her şeyin çözümü o slogandadır. O da şu: 'Kurtuluş yok tek başına.'
"GENÇLER, ÜRETİCİ, EMEKLİ KURTULMADAN BU MEMLEKET KURTULMAZ"
Yani Rize'deki çay üreticisi, Gaziantep'teki fıstık üreticisi, Manisa'daki üzüm üreticisi, Giresun'daki, Ordu'daki fındık üreticisi, Çukurova'daki pamuk üreticisi, Trakya'daki buğday üreticisi tek başına kurtulamaz. Asla ve asla emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz. Köylü kurtulmadan esnaf kurtulmaz. Gençler kurtulmadan bu memleket kurtulmaz. Kurtuluş yok tek başına. Hep beraber. Bana soruyorlar: 'Ya bunlar çok kötü. Durmuyor, saldırıyor, zulmediyor, tutukluyor. Kadınlara acımıyor, çocuklara acımıyor. Ne yapacağız?' Ne yapacağız biliyor musunuz? Bütün soranlara söylüyorum: Edremit ne yaptıysa onu yapın. Her meydanı doldurun. Hep birlikte sesinizi yükseltin."
“EDREMİT ZEYTİNYAĞINA TRUMP EK VERGİ KOYDU”
Zeytinyağı ihracatında ABD yönetiminden kaynaklı vergi maliyetine vurgu yapan Özel, Bakın, Erdoğan-Trump ilişkisinden Amerika kârlı çıkıyor ama Edremit kârlı çıkamıyor. Erdoğan taraftan randevu isterken dediler ki ‘Trump’a randevu vermek için 250 tane uçak alacaksın.’ Dedi ki ‘Kabul.’ ‘LNG, sıvılaştırılmış doğal gazı en pahalı fiyattan bizden alacaksın.’ Dedi ki ‘Tamam.’ ‘Amerikan mallarına vergiyi kaldıracaksın.’ Daha uçakta iken Amerikan malına vergiyi indirdi. ‘Çin malına vergi bildireceksin.’ Çin malına vergileri bindirdi. ‘Nadir toprak elementlerini bize vereceksin.’ Eskişehir’in sözünü verdi, gitti. Trump bunun altına sandalye ittiriyor böyle, sandalye. O kadar memnun. Bizim burada da yandaş televizyonlar seviniyor. ‘Trump sandalye tuttu bize, Trump sandalye tuttu bize.’ Sonra Trump uçağı sattı, gazı sattı, vergiyi indirdi, Çin malına vergiyi bindirtti. Bize KAAN motoru verecekti, vermedi. F35? Programdan atmıştı, ‘Geri gireceğiz dedik’, sokmadı. F16 modernizasyonu yapmadı. Ne yaptı biliyor musunuz? Türkiye’den giden zeytinyağına yüzde 12,5 vergi koydu Trump. Yani Erdoğan-Trump ilişkisinden Amerika kazanıyor. O uçakları üreten fabrika kazanıyor, sıvı doğalgaz satanlar kazanıyor. Amerikan malını Türkiye’ye satan düşük vergiyle satıyor, kazanıyor. Ama Edremit’in zeytinyağı Amerika’ya girerken ilave yüzde 12,5 vergi veriyor. İşte devletin üzerine düşen; sizin işinizi kolaylaştırmakken aksine Trump buna meşruiyet veriyor, bu Trump’ın her istediğini yapıyor ama Edremit’in zeytinyağına gelince Trump başka ülkelerle uygulamadığını bizim zeytinyağımıza uyguluyor" dedi.
ZEYTİN STRATEJİK ÜRÜN OLACAK
YENİ Parti iktidarında zeytin üretimiyle ilgili uygulayacakları politikayı anlatan Özel, "Zeytin ve zeytinyağını stratejik ürünler arasına koyacağız. Bu bütün kutsal kitaplarda adı geçen, en eski kalıntılarda resmi-baskısı olan, hem bu kadar değerli ve sağlık açısından önemli, ekonomi açısından önemli Türkiye’de 250 milyon zeytin ağacı var. Böyle bir ürün hem sağlığımız için hem ekonomimiz için hem istihdam ve başta kadın emeğinin değerlendirilmesi için bu ürünü stratejik ürün listesine koyacağız. Yani bu ürün ülkenin en stratejik ürünlerinden biri olarak kabul edilecek. Rekolte, stok, ihracat rakamları düzenli olarak internetten takip edilecek şekilde sürekli ilan edilecek. Bu sene ‘Tarihin en büyük rekoltesi geliyor’ uyarılarını dinlemediler, rekolte açıklamadılar, tedbir almadılar. Bugünkü perişanlığın sebebi budur. Yok yılında yurt dışına ihracat yasağı, ‘Efendim Türkiye’de fiyat artmasın, tüketiciyi koruyalım.’ Tüketiciyi korumanın yolu üreticinin pazarını kaybettirmek olamaz. Sen ihracat yasağı koyduğun anda yurt dışına satılan zeytinyağını senden alamayan, gidiyor ve Tunus’la bağlantı yapıyor, başka ülkelerle bağlantı yapıyor. Seneye de ‘Ticaretimden memnunum, riske girmem’ diyor, pazar kaybediyor. O yüzden devlet zeytine ve zeytinyağına alım garantisi verecek. Yurtdışında düzenli bağlantılar yapacak. ‘Efendim, bu sene çok.’ Alacak, stokuna koyacak. Olmayan sene o ihracatı oradan karşılayacak. Gerekirse uluslararası bağlantılar kuracak, Türkiye’de zeytinyağı miktarı azsa başka yerden alıp taahhüdünü yerine getirecek. Ama pazar, piyasa kaybettirmeyecek" dedi.