Japonya merkezli bir otomotiv devi, otonom sürüş teknolojilerine yönelik yeni stratejisini kamuoyuna duyurdu.
Otonom sürüşte yeni hedef: Japon devi çağı başlatacak
Japon otomotiv devi, sürücü müdahalesini en aza indiren Seviye 2++ otonom sürüş teknolojisini 2028 yılına kadar binek otomobillerde kullanıma sunmaya hazırlanıyor. 2030'da Seviye 4 ticari araçları hedefleyen markanın hamlesi, otonom sürüş teknolojisi ile hisselerine yüzde 2 değer kazandırdı.
Kaynak: Haber Merkezi
Şirket, kendi bünyesinde geliştirdiği ve sürücünün müdahale gereksinimini önemli ölçüde azaltan Seviye 2++ sürücü destek sistemini 2028 yılına kadar binek araç modellerinde sunmayı hedefliyor.
Geliştirilen bu yeni nesil sistem, mevcut sürüş destek teknolojilerine kıyasla daha gelişmiş bir yapı sunsa da sürüş sorumluluğu ve araç kontrolü tamamen sürücüde kalmaya devam edecek.
İlk aşamada belirli binek modellerde yer alacak olan teknolojinin, ilerleyen yıllarda aşamalı olarak daha fazla modele aktarılması ve 2030 yılı itibarıyla ürün yelpazesinde geniş çapta yaygınlaştırılması planlanıyor.
Uzak Doğu üreticisi, binek araçların yanı sıra ticari segment için de daha yüksek otonom sürüş seviyelerine odaklanıyor.
Şirket, 2030 yılına kadar ticari araçlarda belirlenmiş alan ve koşullarda insan müdahalesine ihtiyaç duymadan ilerleyebilen Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine ulaşmayı amaçlıyor.
Bu yeniliğin özellikle toplu taşıma, servis hizmetleri ve lojistik sektörlerinde önemli bir değişim yaratması bekleniyor.
Bu strateji kapsamında öne çıkan, şirketin tamamen elektrikli modeli de 2025 yılındaki çıkışının ardından güncellenecek.
Şirket, farklı kullanım amaçlarına hitap eden modeli 2027 mali yılına kadar Seviye 4 teknolojisiyle donatarak sürücüsüz hizmet verebilir hale getirmeyi hedefliyor.
Otomotiv dünyasında resmi SAE standartlarında ayrı bir kategori olmamakla birlikte daha gelişmiş Seviye 2 sistemlerini ifade etmek için kullanılan Seviye 2++ tanımı, sürücünün gözetim zorunluluğunu koruyarak konforu artırmayı amaçlıyor.
Japon üreticinin yeni yol haritasını açıklamasının ardından borsa tarafında hareketlilik yaşandı ve şirketin hisseleri yaklaşık yüzde 2 oranında değer kazandı.
Yaşanan bu gelişmeler, küresel otomotiv sektöründeki rekabetin elektrikli araçların ötesine geçerek otonom sürüş ve yapay zekâ odaklı teknolojilere yöneldiğini gösteriyor.