Otomotiv endüstrisinde elektrik kablolamasının baskın malzemesi olan bakırdan uzaklaşma süreci, dev üreticilerin hamleleriyle yeni bir boyut kazanıyor. Lüks ve spor otomobil üreticisi Ferrari ile Alman otomotiv devi BMW, hafifliği ve yüksek verimliliği nedeniyle yeni modellerinde alüminyum kablolama özelliğine yer vererek bu değişimi hızlandırıyor.
Otomobil dünyasında devrim: Radikal karar, yeni arabalarda kaliteyi düşürecek mi?
Otomotiv sektörünün dev üreticileri Ferrari ve BMW, elektrikli araç modellerinde geleneksel bakır kablolar yerine hafif ve uygun maliyetli alüminyum kablolama sistemlerine geçiş yapıyor. Akıma Tesla ve Çin merkezli elektrikli araç üreticileri öncülük etti.
Kaynak: Haber Merkezi
Sektördeki bu radikal karar, Tesla ve Çinli elektrikli araç markalarının daha önce başlattığı benzer stratejik adımları takip ediyor. Yatırım bankası JPMorgan tarafından yapılan analizler de bu dönüşümü destekler nitelikte. Kurumun tahminlerine göre, otomotivdeki bu geniş çaplı eğilim daha şimdiden bu yılki küresel bakır talebinin yaklaşık yüzde ikisini etkileyecek seviyeye ulaştı.
Uluslararası haber ajansı Reuters'ın aralarında 18 farklı araba üreticisi, kablo ve iklimlendirme şirketi, metal üreticisi ve endüstri danışmanının yer aldığı geniş bir çevreyle yaptığı görüşmeler, pazarın dinamiklerini ortaya koyuyor. Elde edilen bilgilere göre, farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda şirket, benzer performans kriterlerine karşılık çok daha düşük maliyet sunması sebebiyle alüminyum kullanımına yöneliyor.
Bakır madeninin alüminyum ile ikame edilmesi süreci aslında son 20 yıldır dönem dönem gündeme gelse de ocak ayı sonlarında bakır fiyatlarının metrik ton başına 15 bin dolara yaklaşarak tarihi zirvesini görmesi, üreticilerin alüminyuma geçiş motivasyonunu ve sürecin ağırlığını ciddi ölçüde artırdı.
Araçlarının gövde yapısında, motorlarında ve şasilerinde halihazırda yoğun şekilde alüminyum madeninden yararlanan İtalyan üretici Ferrari, geçtiğimiz yıl ürettiği 296 hibrit spor otomobil modelinin güç kablolarında bu hafif metali kullanmaya başladığını açıkladı. Şirket, geçtiğimiz ay tanıtımı yapılan ilk tamamen elektrikli araç modeli Luce de dahil olmak üzere diğer yeni projelerine de alüminyum kablolama sistemlerini entegre etmeyi sürdürüyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ferrari İletişim Yöneticisi Dario Esposito, bu tercihin arkasında maliyet kaygılarının yatmadığını vurgulayarak, alüminyumu daha ucuz olduğu için değil, araçlarında daha iyi bir performans sağladığı için seçtiklerini ifade etti.
Bir diğer otomotiv devi BMW ise alüminyum iletken teknolojisini ilk olarak 2011 yılında yarı kompakt 1 serisi modellerinde deneyimlediğini, o tarihten bu yana hibrit ve elektrikli araçlarındaki ikame sürecini kademeli olarak genişlettiğini bildirdi.
Alman üreticinin geçen yıl piyasaya sürdüğü en yeni eDrive elektrikli araç teknolojisinde, hem yüksek hem de alçak gerilim sistemlerinde çok sayıda alüminyum kabloya görev veriliyor. Diğer taraftan, pazar kaynaklarından alınan bilgilere göre dünyanın dördüncü büyük otomobil üreticisi konumundaki Stellantis grubu da yakın zamanda araçlarındaki bakır kabloları alüminyum alternatifleriyle değiştirmeye başlayan markalar arasına katıldı.
Tedarik zinciri tarafında da bu yapısal dönüşümün ayak sesleri net bir şekilde duyuluyor. Çin merkezli elektrikli araç parçaları tedarikçisi JONVER'in Satış Direktörü Feng Lu, portföylerindeki alüminyum kablolama ürünlerinin toplam satışlar içindeki payının bu yıl yaklaşık yüzde 20 seviyelerinden yüzde 30'a yükseldiğini kaydetti.
Norveç merkezli küresel alüminyum üreticisi Hydro firması da otomotivde bakır yerine tercih edilen alüminyum ısıtma ve hava borularının satış hacminde son yıllarda istikrarlı bir artış grafiği yakalandığını açıkladı. Hydro CFO’su Trond Olaf Christophersen, alüminyumun gelecek yıllarda sektör genelinde hızla bakırın yerini alacağını ve bu sayede şirketin pazardaki payını önemli ölçüde artırmayı beklediklerini dile getirdi.