'Doğal beslenme' akımı, bilinçsizce uygulandığında sağlığımızı korumak yerine tehlikeye atabilirsiniz.
Milyonlarca kişinin doğru bildiği yanlış: Kaşık kaşık tükettiğiniz ürünler zehre dönüşüyor
Sofranızın baş köşesinde tuttuğunuz, şifa niyetine kaşık kaşık tükettiğiniz zeytinyağı, bitki çayları ve hatta tuz damar tıkayan bir zehre dönüşebiliyor. İşte yıllarca doğru sandığımız o yanlışlar…
ZEYTİNYAĞI YÜKSEK ISIDA MUCİZEVİ BİLEŞENLERİNİ KAYBEDER
Sızma zeytinyağının yüksek ateşe maruz bırakılması içindeki tüm mucizevi bileşenlerini kaybetmesine neden olur.
Yağ bir anda damar sertliğine (ateroskleroz) neden olan trans yağlara ve kanserojen maddelere dönüşür. Şifa niyetine yediğiniz o yemek, bir anda damar tıkayan bir zehir haline gelebilir.
"ŞİFALI" ÇAYLAR KALBİ DURDURABİLİR Mİ?
Meyan kökü ve çeşitli form çayları, "bitkisel" olduğu için zararsız sanılıyor. Uzmanlar özellikle meyan kökünün aşırı tüketiminin vücutta sodyum tutulumuna ve potasyum kaybına yol açtığını söyleyerek uyarıda bulunuyor.
Bu dengesizlik ise tansiyonu aniden fırlatarak kalp ritmini altüst edebilir, hatta kalbi durma noktasına kadar getirebilir.
KAYA TUZU YÜKSEK TANSİYONUN TETİKÇİSİ OLABİLİR
"Rafine tuz zararlı ama kaya tuzu serbest" algısı, kalp yetmezliğine giden yolu açıyor. Kaya tuzu da olsa içeriğinin sodyum olduğu unutulmamalı. Doğal olduğu iddiasıyla kontrolsüzce tüketilen tuz, damar duvarlarını kalınlaştırarak yüksek tansiyonun bir numaralı tetikçisi olur.
KURUYEMİŞTEKİ GİZLİ ZEHİR: AFLATOKSİN
Ceviz, fındık ve fıstık kalp dostu ama nemli ortamlarda bekleyen ve hafifçe küflenen kuruyemişlerde oluşan "aflatoksin", damar yapısında kronik iltihaplanmaya (inflamasyon) neden olur.
Bu durum da, karaciğer hasarının yanı sıra doğrudan kalp krizini tetikleyen bir faktöre dönüşür.