MESEM uygulamalarına psikolojik açıdan dikkat çeken Uzman Psikolog Tuğba Yavuz, çocukların gelişim haklarının, ruhsal bütünlüklerinin ve güvenliklerinin tehlikeye atılmaması gerektiğini vurguladı. Çocukların meslek öğrenmesine değil, eğitim adı altında emeklerinin sömürülmesine karşı olduklarını vurgulayan Yavuz, “Çocuklar ucuz iş gücü değil, geleceğimizdir.” dedi.

Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) üzerinden yürütülen eğitim ve çalışma modeli çocukların güvenliği, eğitim hakkı ve psikososyal gelişimi açısından tartışılmaya devam ediyor. Uzman Psikolog Tuğba Yavuz, YENİÇAĞ'A, çocukların gelişimsel ihtiyaçları ve ruhsal bütünlüklerinin çalışma düzeni içerisinde geri plana itilmemesi gerektiğini belirterek MESEM uygulamasına yönelik eleştirilerini sıraladı.

Uzman psikolog Yavuz, çocukluk ve ergenlik döneminin bireyin kimliğinin şekillendiği, özsaygısının geliştiği ve geleceğe ilişkin beklentilerinin oluştuğu kritik bir süreç olduğuna dikkat çekti.

“Çocuklar ucuz iş gücü değil, geleceğimizdir” diyen uzman psikolog Yavuz, çocukların önceliğinin çalışmak değil; güvenli bir ortamda büyümek, eğitim görmek, gelişmek ve çocukluklarını yaşayabilmek olması gerektiğini vurguladı.

“MESELE ÇOCUKLARIN MESLEK ÖĞRENMESİNE KARŞI OLMAK DEĞİL”

Uzman Psikolog Tuğba Yavuz, MESEM’lere yönelik eleştirinin çocukların meslek öğrenmesine karşı çıkmak anlamına gelmediğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bir çocuğun meslek öğrenmesi uygun koşullarda, yeterli güvenlik önlemleri alınarak ve nitelikli yetişkin gözetiminde gerçekleştiğinde gelişimini destekleyebilir. Ancak çocuğun gelişimsel özellikleri göz ardı ediliyor, eğitim hakkı zarar görüyor, tehlikeli çalışma koşullarına maruz bırakılıyor veya emeği sömürülüyorsa ciddi bir çocuk hakları ve koruma sorunu ortaya çıkar.”

KİMLİK GELİŞİMİ OLUMSUZ ETKİLENEBİLİR

Ergenlik döneminin kişinin kendisini ve geleceğini tanımlamaya çalıştığı önemli bir gelişim evresi olduğunu vurgulayan uzman psikolog Yavuz, erken yaşta ağır çalışma sorumluluklarının bu süreci olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

Çocuğun “Ben kimim?”, “Neye yeteneğim var?” ve “Nasıl bir hayat istiyorum?” gibi sorulara yanıt aradığı bu dönemde ağır iş yükü altında kalmasının, farklı ilgi alanlarını keşfetme ve kendisini geliştirme imkânlarını sınırlandırabileceğini belirtti.

İŞYERİNDEKİ GÜÇ DENGESİZLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ

Uzman Psikolog Tuğba Yavuz, çocukların işveren, usta veya diğer yetişkinlerle ilişkilerinde daha sınırlı karar gücüne sahip olmasının istismar riskini artırabileceğine dikkat çekti.

Çocukların işini kaybetme, başarısız kabul edilme veya cezalandırılma korkusuyla karşılaştıkları olumsuzluklara itiraz etmekte zorlanabileceğini belirten Uzman Psikolog Yavuz, bu güç eşitsizliğinin çocukları aşağılanma, tehdit, şiddet veya zorlayıcı çalışma koşulları karşısında daha savunmasız hâle getirebileceğini söyledi.

FİZİKSEL VE RUHSAL GÜVENLİK RİSKİ

Çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimlerinin devam ettiğinin altını çizen Uzman Psikolog Yavuz, ağır işler, tehlikeli makineler, yetersiz koruyucu önlemler ve işyerindeki şiddetin ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi.

Bu koşulların yaralanmaların yanı sıra yoğun kaygı, travmatik stres ve uzun vadeli ruhsal sorunlar açısından da risk oluşturabileceğini belirtti.

“EĞİTİM SADECE MESLEK EDİNMEK DEĞİLDİR”

MESEM tartışmalarının yalnızca meslek edinme üzerinden yürütülmemesi gerektiğini ifade eden uzman psikolog, eğitimin çocuğun sosyal ve zihinsel gelişimini de kapsadığını söyledi.

Eğitimin; eleştirel düşünme, sosyal ilişkiler geliştirme, farklı ilgi alanlarını keşfetme ve geleceğini özgür biçimde şekillendirme açısından önem taşıdığını belirten uzman, çalışma yükünün okul hayatının önüne geçmesi durumunda mesleki eğitimin destekleyici niteliğini kaybedebileceğini savundu.

“ÇOCUĞUN EMEĞİ EĞİTİM GEREKÇESİYLE ARAÇSALLAŞTIRILMAMALI”

Uzman psikolog Yavuz, sistem içerisindeki temel ölçütün çocuğun gelişimi olması gerektiğini belirtti.

Çocuğun öğrenme ihtiyacının önüne işletmenin üretim ihtiyacının geçmesi, yeterli denetim olmadan çalıştırılması veya emeği üzerinden ekonomik fayda sağlanmasının eğitim ile çalışma arasındaki sınırı tartışmalı hâle getirebileceğini kaydetti.

2024’TE 8 MESEM ÖĞRENCİSİNİN ÖLÜMÜ RAPORA GİRDİ

FİSA Çocuk Hakları Merkezi’nin 2024 Çocuğun Yaşam Hakkı Raporu’nda, 2024 yılında iş cinayetlerinde yaşamını kaybettiği tespit edilen en az 51 çocuk işçinin 8’inin MESEM kapsamında çalışan çocuklar olduğu belirtildi. Raporda söz konusu çocukların 14 ile 17 yaş arasında olduğu bilgisine yer verildi.

FİSA’nın raporuna göre 2024 yılında toplamda en az 78 çocuk iş cinayetleri veya işyerlerinde meydana gelen olaylar sonucunda yaşamını kaybetti. Kuruluş, bu tablonun MESEM kapsamındaki çalışma koşulları ve denetim mekanizmalarının sorgulanması gerektiğini gösterdiğini savundu.

“ASIL SORULMASI GEREKEN SORULAR BUNLAR”

Uzman psikolog Yavuz, MESEM tartışmasının “Çocuklar meslek öğrensin mi, öğrenmesin mi?” ikileminin ötesine taşınması gerektiğini belirterek şu soruların yanıtlanması gerektiğini ifade etti:

- Çocuklar gerçekten ağırlıklı olarak eğitim mi alıyor, yoksa iş gücü olarak mı kullanılıyor?

- Çocukların fiziksel güvenliğini ve ruhsal bütünlüğünü kim, nasıl denetliyor?

- Çocuklar yaşadıkları hak ihlallerini herhangi bir baskı veya korku yaşamadan bildirebiliyor mu?

- Eğitim süreci çocukların gelişimini destekliyor mu, yoksa gelişimsel ihtiyaçlarını geri plana mı itiyor?

Uzman psikolog Yavuz, çocukların üstün yararı, güvenliği, ruhsal bütünlüğü ve eğitim hakkının bütün mesleki eğitim modellerinde temel öncelik olması gerektiğini vurguladı.