Kredi kartı borcunun yalnızca asgari tutarı ödenerek sürdürülmesi, tüketicilerin borç yükünün zamanla büyümesine neden olabiliyor.
Kredi kartı kullanan herkesi ilgilendiriyor: Bu hata borcunuzu katlar
TÜKONFED Bankacılık Komisyonu Başkanı Hüseyin Ölmez, gelirle uyumsuz kredi kartı limitleri ve kontrolsüz harcamaların tüketicileri asgari ödeme döngüsüne sürüklediğini belirtti. Borçla borç kapatma yönteminin sürdürülebilir olmadığını söyledi.
Kaynak: Haber Merkezi
TGRThaber.com’dan Bengü Sarıkuş’a açıklamalarda bulunan TÜKONFED Bankacılık Komisyonu Başkanı Hüseyin Ölmez, kredi kartı kullanıcılarının borçlanma alışkanlıklarına ilişkin uyarılarda bulundu.
Ölmez, gelirle örtüşmeyen kart limitlerinin tüketicileri ödeme güçlüğüne sürüklediğini, taksitlerini karşılamakta zorlanan kişilerin ise asgari ödeme yapmaya başladığını ifade etti.
Asgari ödeme, kartın kullanıma açık kalmasını ve yasal gecikmenin önlenmesini sağlarken borcun tamamını azaltmıyor.
BDDK düzenlemelerine göre asgari ödeme oranı kartın toplam limitine göre belirleniyor. 50 bin lira ve altı limitlerde asgari ödeme oranı dönem borcunun yüzde 20’sine karşılık geliyor.
50 bin lira üzerinde ise bu oran, dönem borcunun yüzde 40’ına denk düşüyor.
Kredi kartlarının harcamaları kayıt altına alması kamu maliyesi açısından önem taşırken tüketiciye nakit taşıma, çalınma ve güvenlik riskleri açısından avantaj sağlıyor.
Ancak finansal okuryazarlık eksikliği, bu imkânların kontrolsüz kullanılmasına yol açabiliyor.
Ölmez'e göre tüketiciler kart limitlerini gelirleri gibi görerek harcama yapıyor, nakit çekim kolaylığı nedeniyle kredi kullanıyor, puan ve hediye kampanyalarıyla ihtiyaç dışı alışverişlere yöneliyor ve gelirlerinin üzerinde taksitli harcama yapabiliyor.
Faiz, vergi ve masrafların dikkate alınmaması, ödeme gücü azaldığında ise asgari ödemeye geçilmesi borç döngüsünü büyütüyor.
Ölmez, tüketimin sosyal statü göstergesine dönüşmesinin de bu süreci etkilediğini belirtti.
Finansal tüketicilerin faiz ve masrafları yeterince bilmemesi veya bunları önemsememesi nedeniyle bankalara daha fazla ödeme yaptığını kaydetti.
Kredi kartı ve kredi borçlarının yeni borçlarla kapatılması da giderek yaygınlaşıyor.
Ölmez, geçmişte bankacılar tarafından ciddi bir risk olarak görülen bu yöntemin bugün daha sık kullanıldığını belirtti.
Bu sistemin sürdürülebilir olmadığını söyleyen Ölmez, "zombi şirketler"in de benzer yöntemlerle ayakta kalmaya çalıştığını ve krediye erişimleri kesildiğinde battıklarını ifade etti.
Borç döngüsünden çıkış için kaynakların doğru kullanılması, tasarrufların artırılması ve üretime yönelik kredi sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Ölmez, milli bir banka/kredi yapılanmasının da önem taşıdığını söyledi. Ona göre en büyük sorunlardan biri hesapsız tüketim.
Toplumun önemli bir bölümünün gelirini yönetmek yerine harcamaya yöneldiğini ve gelecekteki gelirlerini dahi borçlanarak tükettiğini kaydetti.
Ölmez, finansal okuryazarlık eksikliğinin faiz yükünü artırdığını ve yeni borçların eski borçları kapatmak için kullanılmasına neden olduğunu ifade etti.
Kredi kartı ve kredi borçlarının toplumsal bir sorun haline geldiğini dile getirdi.
Ölmez, tüketicilerin kendi mali durumlarını gerçekçi biçimde değerlendirerek borçlanma kararlarını ödeme güçlerine göre vermesi gerektiğini vurguladı.
Bunun yanında günü kurtaran yöntemler yerine üretimi destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir finansal sistemin kurulmasının önem taşıdığını kaydetti.