Aydın'ın Nazilli ilçesine bağlı Yıldıztepe Mahallesi, sahip olduğu özel rüzgar koridoru ve mikroklimasıyla yıllardır kurutmalık sebze üretiminin merkezi konumunda bulunuyor. Mahallede 1958 yılında satılamayan patlıcanları kurutarak değerlendiren Abdullah Gandak'ın başlattığı üretim modeli, bugün dördüncü kuşak tarafından sürdürülüyor ve dünyanın dört bir yanına ihracat yapılıyor.
Kimsenin yüzüne bakmadığı ürün servete dönüştü: 6 bin kişiye geçim sağlıyor
Aydın'ın Nazilli ilçesindeki Yıldıztepe Mahallesi'nde, 1958 yılında satılamayan patlıcanları kurutarak başlayan hikâye bugün dünyanın 5 kıtasındaki 15 ülkeye uzanan dev bir ihracat ağına dönüştü. Yaklaşık bin evde 5-6 bin kişi bu üretimden geçimini sağlıyor.
Kaynak: İHA
1958'DE BAŞLAYAN HİKAYE DÜNYA PAZARINA AÇILDI
Mahallede kurutulan patlıcanlar, yıllar içinde büyük bir üretim ağına dönüştü. Dedesi Abdullah Gandak'ın başlattığı işi sürdüren işletmeci Turgay Karaefe, bugün "Patlıcan Vadisi" markasıyla ürünlerini dünyanın 5 kıtasındaki 15 ülkeye ulaştırıyor.
ÖZEL HAVA KORİDORU ÜRETİM SINIRI
Yaklaşık 400 metre genişliğinde ve 6-7 kilometre uzunluğundaki özel hava sirkülasyonu sayesinde Yıldıztepe Mahallesi'nde doğal kurutma işlemi oldukça verimli şekilde gerçekleştiriliyor. Bu özel mikroklima sayesinde her yıl tonlarca sebze hiçbir yapay kurutma yöntemi kullanılmadan işleniyor.
YAKLAŞIK BİN EVDE 5-6 BİN KİŞİ GEÇİMİNİ BU İŞTEN SAĞLIYOR
Mahallede yaklaşık bin evde yaşayan 5 ila 6 bin kişi, kurutmalık sebze üretiminde çalışıyor. Her yıl yaklaşık 10 bin ton yaş ürün işlenerek kurutuluyor.
Üretilen başlıca ürünler arasında;
Kuru patlıcan
Dolmalık biber
Kapya biber
Sivri tatlı biber
Sivri acı biber
Domates kurusu
Fasulye kurusu
Kabak kurusu
Musakkalık patlıcan
Bamya kurusu
Yabani karışım ürünler
yer alıyor.
Bu ürünler Avustralya'dan Amerika'ya, Arabistan'dan Rusya'ya kadar dünyanın 5 kıtasındaki 15 ülkeye ihraç ediliyor.
PATLICANLAR İKİ-ÜÇ GÜNDE DOĞAL OLARAK KURUYOR
Yaklaşık 16 yıldır işletmede çalışan Sultan Öztürk, üretim sürecini anlatarak tarladan gelen patlıcanların tek tek işlendiğini söyledi.
Öztürk, patlıcanların yaklaşık 45 dakika suda bekletildiğini, ardından serilerek 2-3 gün içinde doğal şekilde kurutulduğunu belirtti. Mahallenin kendine özgü iklimi sayesinde ürünlerin hızlı ve kaliteli şekilde kuruduğunu ifade eden Öztürk, Yıldıztepe'de neredeyse herkesin geçimini patlıcan oymacılığı ve kurutma işinden sağladığını dile getirdi.
"TÜRKİYE'NİN DE BİR PATLICAN VADİSİ VAR"
İşletmeci Turgay Karaefe, Yıldıztepe'nin sahip olduğu doğal hava koridorunun kurutmalık ürünler açısından büyük avantaj sağladığını belirtti.
Karaefe, dedesinden babasına, oradan da kendilerine geçen bu üretim geleneğini bugün dördüncü kuşak olarak sürdürdüklerini ifade ederek, Yıldıztepe'nin yalnızca patlıcan değil; fasulye, kapya biber, kabak, bamya, domates ve diğer birçok kurutmalık ürünün üretim merkezi haline geldiğini söyledi.
Ürünleri Türkiye'nin dört bir yanına ve dünyanın birçok ülkesine ulaştırdıklarını belirten Karaefe, "Amerika'nın Silikon Vadisi varsa, Türkiye'nin de Patlıcan Vadisi var." ifadelerini kullandı.
DEDESİNİN BULDUĞU YÖNTEM BİNLERCE AİLEYE EKMEK KAPISI OLDU
Karaefe, dedesi Abdullah Gandak'ın 1958 yılında pazarda satamadığı patlıcanları değerlendirmek amacıyla kurutma yöntemini geliştirdiğini, babası Turgut Karaefe'nin ise bu işi büyüttüğünü anlattı.
Bugün hem ürün çeşitliliğini hem de ihracat hacmini artırdıklarını belirten Karaefe, dördüncü kuşak olarak bu yöresel lezzeti dünya sofralarına ulaştırmaya devam edeceklerini söyledi.