Milli Savunma Üniversitesi Hava Astsubay Meslek Yüksekokulu bünyesinde eğitim gören astsubay adayları, İzmir’de düzenlenen dört haftalık yaz kampı kapsamında askeri kabiliyetlerini geliştirerek zorlu görev koşullarına hazırlanıyor.
İzmir’de nefes kesen askeri kamp: Türkiye’nin geleceği onlara emanet
Hava Astsubay Meslek Yüksekokulu öğrencileri, İzmir Aliağa'daki 4 haftalık yaz kampında askeri eğitim, dayanıklılık parkurları ve fiziki çalışmalarla Türk Hava Kuvvetlerine hazırlanıyor.
Kaynak: AA
Kökleri 1926 yılında faaliyete geçen Tayyare Makinist Mektebi’ne kadar uzanan okul, Türk Hava Kuvvetleri’nin ihtiyaç duyduğu teknik ve uçak bakım personelini yetiştirmeye devam ediyor.
Teorik derslerini tamamlayan öğrenciler, mesleki birikimlerini uygulamaya aktarmak amacıyla Aliağa Atış ve Tatbikat Eğitim Merkezi Komutanlığı’ndaki kampa katılıyor.
Sabah sporu ve koşuyla güne başlayan adaylar; tabur içtiması, tören, ordu jimnastiği, silah söküp takma, kamuflaj ve gizlenme gibi temel askeri derslerin yanı sıra Temel Savaş ve Beden Eğitimi doğrultusunda engel parkurları ile yakın dövüş eğitimleri alıyor.
Oryantiring, yüzme ve kondisyon programlarından geçen öğrenciler, kamp bitiminde düzenlenen yarışma kulvarında dayanıklılıklarını ve ekip çalışması yeteneklerini sergiliyor.
Yarışmada her bölükten 10 kişilik ekipler mücadele ederken parkuru en hızlı bitiren takım birinci oluyor.
Bu etkinlikle adayların mücadele ruhu, aidiyet hissi ve silah arkadaşlığı bağlarının pekiştirilmesi amaçlanıyor.
Eğitim sürecine dair değerlendirmelerde bulunan Hava Piyade Astsubay Başçavuş Sacit Yıldırım, öğrencilerin kriz anlarında hızlı karar verme, muhakeme ve liderlik becerilerini artırmayı hedeflediklerini belirtti.
Yıldırım, Türk Hava Kuvvetlerinin envanterinde yer alan ileri teknoloji ile milli silah sistemlerini kullanabilecek ve bunların bakımını yapabilecek nitelikli insan gücünü yetiştirdiklerini vurguladı.
Öğrencilerden Zeynap Dal, babasının gazi bir polis özel harekatçı, ağabeyinin ise teğmen olduğunu belirterek askerlik mesleğini çocukluğundan beri hayal ettiğini ifade etti.
Dal, şu ifadeleri kullandı:
"Babam polis özel harekatçı, gazi kendisi. 1999 yılında çatışmada vuruldu. Aylarca babamı beklediğim zamanlar oldu.”
“Kendisini çok özlüyordum. Babamı özlediğim zamanlar annemin yaptığı yemekleri, özellikle babamın sevdiği yemekleri saklama kabında saklardım.”
“Babam geldiği zaman verip onu mutlu etmek isterdim. Mesleğin ne kadar zor ve gurur verici olduğunu babam sayesinde öğrendim.”
“Her zaman onun gibi olmak istedim. Devletim sağ olsun bu meslek içerisindeyim. Aynı zamanda ağabeyim karacı teğmen. Ağabeyimle, babamı örnek aldım. Ben de onlar gibi birer asker olmak istiyorum."
Vatan savunmasında cinsiyet ayrımı olmadığını vurgulayan Dal, mezun olup göreve başlamayı sabırsızlıkla beklediğini aktardı.
Azerbaycan’dan gelen öğrenci Khanoglan Alizada, Türkiye’de eğitim almaktan gurur duyduğunu ve iki ülkenin "tek millet" anlayışını temsil ettiğini belirterek ülkesine döndüğünde edindiği tecrübeleri paylaşacağını söyledi.
Birkan Uslu isimli öğrenci ise okulun sunduğu imkanlar sayesinde özellikle yabancı dil seviyesini ilerlettiğini kaydetti.