Tarım ve Orman Bakanlığı ile Et ve Süt Kurumunun (ESK) kırmızı et piyasasını dengelemek amacıyla uyguladığı politikalar, ithal hayvan fiyatları ile yerli üretim alım fiyatları arasındaki fark nedeniyle sektörün tepkisini çekti. Tarimdanhaber.com’da yayınlanan habere göre ESK'nın yayımladığı son "İthal Besilik Sığır Satış Duyurusu", yerli üreticiler tarafından fiyatlama adaletsizliği iddiasıyla eleştiriliyor.
İthal canlı sığır yerli karkas etten pahalı: Kırmızı ette ezber bozan fiyat krizi
Et ve Süt Kurumunun (ESK) ithal besilik sığır fiyatlarını artırması ve enflasyona endekslemesine karşılık yerli karkas et alım fiyatlarını sabit tutması, hayvancılık sektöründe fiyat dengesizliği tartışmalarına yol açtı.
Açıklanan yeni esaslara göre ESK, geçen yıl canlı kilogram fiyatı 6 dolar (yaklaşık 228 TL) seviyesinde olan ithal besilik sığırın fiyatını tek seferde yüzde 84 artırarak 420 TL + KDV'ye yükseltti.
Yeni sistem doğrultusunda ithal besilik sığır fiyatları için şu mekanizmalar devreye alındı:
Fiyatlar her ay TÜİK tarafından açıklanacak olan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) oranında otomatik olarak artırılacak.
Dolar kurunda ani bir yükseliş veya devalüasyon yaşanması durumunda, fiyata enflasyon oranının da üzerinde ek artış yapılabilecek.
İthal sığır fiyatları enflasyona ve döviz kuruna karşı koruma altına alınırken, ESK'nın yerli üreticiden yaptığı karkas et alım fiyatları uzun süredir değişiklik göstermedi. Güncel listeye göre, kurumun yerli üreticiden aldığı birinci kalite tosun karkas et alım fiyatı 331 TL seviyesinde bulunuyor.
Sakatatı ve derisi dahil olan ithal canlı sığırın kilogram fiyatı 420 TL olarak belirlenmişken, tüm sakatat, deri ve kemiklerden arındırılmış yerli karkas etin kilogram alım fiyatının 331 TL'de kalması besicilerin tepkisine neden oldu.
Sektör temsilcileri, canlı hayvan fiyatının karkas et fiyatından daha yüksek olmasının hayvancılık ekonomisinin temel mantığına ve maliyet dengelerine aykırı olduğunu savunuyor.
Üreticiler, maliyet artışlarının yerli karkas alım fiyatlarına yansıtılmaması durumunda yerli üretimin sürdürülemez hale geleceğini ve Türkiye'nin kırmızı ette tamamen dışa bağımlı olma riskiyle karşı karşıya kalacağını belirtiyor.