Eski SPK Başkanı Himmet Karadağ, Türkiye’de yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon skandalına ilişkin soruşturmanın yalnızca işlem yapan kişilerle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.
Sosyal medya paylaşımında, yaklaşık üç yıldır sistemli ve kurumsal bir manipülasyon düzeninin sürdüğünü belirten Karadağ, fonlar üzerinden gerçekleştirildiğini ileri sürdüğü organize piyasa dolandırıcılığına dikkat çekti.
Türkiye'de yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon skandalına ilişkin soruşturma sürerken, eski SPK Başkanı Himmet Karadağ'dan kapsamlı bir açıklama geldi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda fonlar üzerinden gerçekleştirildiğini belirttiği organize piyasa dolandırıcılığına dikkat çeken Karadağ, soruşturmanın yalnızca doğrudan işlem yapan kişilerle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.
Karadağ, bu yapıyla ilişkili olduğunu iddia ettiği yaklaşık 30 şirketin eski ve yeni sahipleri, yönetim kurulu üyeleri ve imza yetkililerinin de soruşturma kapsamına alınması gerektiğini söyledi. “Fon krizinde örgütlü piyasa dolandırıcılığı suçunu işleyen kurumlardaki ana ortakların (patronlar) ve yaklaşık üç yıldır kurumsal ve sistemli manipülasyon devam ettiği için yönetim kurulu üyelerinin, imza yetkisi olanların, bu süreçte manipüle edilen yaklaşık 30 şirketin patron ve yönetim kurulu üyeleri ve imza yetkisi olanların soruşturmaya dahil edilmesi gerekir” ifadelerini kullandı. Eski ve yeni ortaklık yapılarının da incelenmesini talep etti.
Karar Gazesi'nin haberine göre: Karadağ, bazı patronların işlemleri doğrudan kendilerinin değil ekiplerinin yürüttüğünü, yalnızca bu ekiplerin sorgulanmasının yeterli olmayacağını belirtti. Gerçek manipülatörlere Borsa İstanbul, Takasbank, MKK ve SPK verileri üzerinden ulaşılabileceğini savundu: “Bu suçu işleyen, iştirak eden, menfaat temin eden, göz yuman isimlerin tam listesine Borsa İstanbul, Takasbank, MKK ve SPK verilerinden kolaylıkla ulaşılabilir. Bazı isimler tabii ki emanetçi ve kullanılan tipler olacaktır. Onlar üzerinden gerçek manipülatör patronlara ulaşılır.”
Piyasada işlem yapan uzmanların hangi hisselerde kimlerin manipülasyon yaptığı bilgisinin zaten bilindiğini öne süren Karadağ, “Manipülasyonun merkezinde yer alan birçok patron bu işi ekipleri aracılığıyla yaptığı için onlar içeri alınıp sorgulanmadığında yapının tasfiyesi mümkün olmaz” dedi. İlgili ekiplerin hâlâ piyasada aktif olduğunu ve fiyatları etkilemeye devam ettiğini iddia etti.
MSCI’nın 15 Ekim’de Türk hisse senetlerine ilişkin endeks değişikliklerini dondurduğunu ve belirli şirketlerle bağlantılı fonlar üzerinden koordineli işlemler yapılabileceğine dair endişelerini hatırlatan Karadağ, “MSCI uyarısına bakarsak, borsa fiyatlamalarının reel olmadığı uyarısı çok ciddi ve maalesef doğru” diye konuştu. Uluslararası kuruluşların okyanus ötesinden gördüğü risklerin Türkiye’de etkili tedbir alınmamasını eleştirerek, “Bu realiteyi elin Amerikalısı okyanus ötesinden görüyor da biz burnumuzun dibindekini görüp tedbir alamıyorsak, adamlar da ‘Biz keriz miyiz böyle bir piyasaya girelim?’ derler” dedi.
Karadağ, etkili mücadele edilmediği sürece piyasaların düzelmeyeceğini, “Piyasa falan olmaz. Kumarhane benzeri bir yapı olur” uyarısında bulundu.
Fon soruşturması nedir, fon olayı nedir?
FON SORUŞTURMASI NEDİR?
Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi olmak üzere toplam 106 kişi ve kuruluş hakkında malvarlığı tedbiri uygulanması talep edildi. Talep yazısında, ilgili kişilerin sermaye piyasası araçlarının dondurulması, yüksek tutarlı para transferleri ile malvarlığını azaltıcı işlemlerin engellenmesi istendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen dev fon soruşturması kapsamında şarkıcı Mustafa Sandal'ın eşi Melis Sandal hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirildi ve mal varlıkları donduruldu. Yapılan incelemelerde Sandal'ın hesabından 11 milyar 126 milyon TL'yi aşkın para çekildiği tespit edildi.
FON OLAYI NEDİR?
Soruşturma, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen bazı işlemlerde hisse fiyatlarının olağan dışı şekilde yükseltildiği ve fonlar üzerinden yürütülen para hareketlerinin incelendiği iddiaları üzerine başlatıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan aralarında Tera Holding Yönetim Kurulu üyeleri Abdulkadir Özkan ve Bülent Uygun ile Doğa Sigorta’nın sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı’nın da bulunduğu kişiler adliyeye sevk edildi.
Savcılık, soruşturma kapsamında 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi olmak üzere toplam 106 kişi ve kuruluş hakkında mal varlığı tedbiri uygulanmasını talep etti. Ayrıca soruşturma dosyasında yer alan bazı fonlara ilişkin kuruluş tarihinden itibaren tüm yatırımcı ve işlem kayıtları istenirken, para hareketlerinin detaylı şekilde incelenmesi amacıyla kapsamlı bir mali araştırma yürütülüyor.
İÇİŞLERİ BAKANI ÇİFTÇİ'NİN AÇIKLAMASI
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, fon soruşturmasında 433 şüpheliden 112’sinin tutuklandığını, 359 gerçek ve 111 tüzel kişinin mal varlıklarına blokaj konulduğunu açıkladı.
“Şu ana kadar toplamda 433 şüpheli şahıstan 112’si tutuklanmış durumda. 186 kişi hakkında adli kontrol kararı verilerek serbest bırakıldı, 38 firari hakkında ise yakalama kararı çıkartıldı. Ayrıca, 359 gerçek kişi ile 111 tüzel kişinin mal varlıklarına blokaj konuldu.”
Çiftçi, soruşturma kapsamında bugün bir kişinin daha tutuklandığını belirterek sürecin sonuna kadar gidileceğini ifade etti.
Fon vurgunu soruşturmasında İlyas Kaya ve İbrahim Ömer Gönül hakkında adli kontrolGündem