Sosyal medyada 50 TL’ye satılan ve “1 hafta yatma garantili” olduğu iddia edilen “hasta nefesli balon” ilanı, SGK Başuzmanı İsa Karakaş’ın tepkisini çekti. Karakaş, bu tür ilanların hem ahlaki çöküşü gösterdiğini hem de sahte raporla SGK kasasını boşaltanlara ağır yaptırımlar getirebileceğini uyardı.
İsa Karakaş milyonları uyardı: SGK faiziyle geri alıp, hukuki dava açar
SGK uzmanı İsa Karakaş milyonlarca vatandaşı 'Sahte rapor' konusunda uyardı. Sürece dair İsa Karakaş, SGK'nın ödenen parayı faiziyle birlikte geri isteyeceğini ve sağlık giderlerinin de takibe alınacağını ifade etti.
Kaynak: Diğer
Sosyal medyada yayılan ve "1 hafta yatma garantili" olduğu öne sürülerek 50 TL'ye satılan "hasta nefesli balon" ilanı, hem pes dedirtti hem de ciddi bir hukuki tartışmayı beraberinde getirdi.
Türkiye Gazetesi yazarı Karakaş, köşesinde bu ilanı sert bir dille eleştirerek, olayın perde arkasındaki ahlaki ve yasal tehlikelere dikkat çekti.
Meslek hayatı boyunca kamu bütçesinden haksız kazanç sağlamaya yönelik pek çok akılalmaz sahtekârlıkla karşılaştığını belirten Karakaş, “ölü gösterilip yetim aylığı bağlatanlardan, 60 yaşından sonra bir günde balet beyan edip erken emeklilik peşine düşenlere” kadar birçok örneğe şahit olduğunu ifade etti.
Ancak "hasta nefesli balon" vakasının kendisini bile şoke ettiğini söyleyen Karakaş, durumu şöyle özetledi:
“'Bu kadarı da olmaz' dediğim her an, usulsüzlüğün yeni bir buluşunu müşahede ettim. Fakat en sonunda sosyal medyada karşıma çıkan o fotoğrafı görünce adeta şok geçirdim. Hakikaten bu kadarına da 'pes' demekten kendimi alamadım.”
İlanın, 2024 yılında ortaya çıkıp 2026'da tekrar gündeme geldiğini hatırlatan Karakaş, "Rapor almalık hasta nefesli balon" başlığıyla satılan ürünün, "Corona değil düz hastalık" garantisiyle pazarlanmasını "yeni nesil dolandırıcılık ve ahlaki erozyon" olarak nitelendirdi.
Bu ilanı verenleri "modern zaman asalakları" olarak tanımlayan Karakaş, "Bu ilan bir kara mizah yahut internet şakası değildir. Derin bir sosyolojik ve hukuki çöküşün açık işaretidir" diyerek, bu tür girişimlerin dürüst çalışan binlerce insanın hakkına girmek olduğunu vurguladı.
Sahte rapor alarak SGK'dan iş göremezlik ödeneği (rapor parası) almanın yasal sonuçlarına da değinen Karakaş, çalışanları uyardı.
Hileli raporla sağlanan haksız kazancın ortaya çıkması halinde, SGK'nın ödenen parayı faiziyle birlikte geri isteyeceğini ve sağlık giderlerinin de takibe alınacağını belirtti.
Dahası, bu durumun İş Kanunu'na göre ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı bir davranış sayılacağını ve işverene haklı fesih imkanı vereceğini hatırlattı:
"İşçi kendini bilerek hasta ederse veya gerçeğe aykırı rapor kullanırsa samimiyet ve doğruluk borcu çöker. Güven ortadan kalkar. İşveren iş sözleşmesini derhâl fesheder. Kıdem tazminatı doğmaz. İhbar tazminatı ödenmez."
Sadece raporu alanların değil, bu tür ilanları verenlerin de ciddi cezalarla karşı karşıya kalabileceğini belirten Karakaş, eylemin dolandırıcılık veya kasten yaralama suçları kapsamında değerlendirilebileceğini söyledi:
"'Şaka yapıyordum' demek ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. 50 TL’lik bir ilan ağır bir ceza dosyasına dönüşebilir."
Karakaş, Sağlık Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı'na çağrıda bulunarak, bu tür ilanlara ve bunları filtrelemeyen dijital platformlara karşı en ağır yaptırımların uygulanmasının bir "zorunluluk" olduğunu sözlerine ekledi.