"StoryBox" YouTube kanalına konuşan İnter Abrasiv Yönetim Kurulu Başkanı Tokatlıoğlu, krizlerden sıyrılarak küresel bir markaya dönüşme serüvenini ve sektöre getirdikleri yenilikleri anlattı.
İflastan dünyanın zirvesine çıkan Türk: Miras kalan evi sattı, şimdi 4 fabrikası var
İzmir'de annesinden miras kalan evi satarak 100 metrekarelik bir hırdavatçı dükkanıyla ticarete atılan Ercan Tokatlıoğlu, bugün 4 fabrikalı dev bir kampüsle dünyanın 90 ülkesine zımpara ihraç ediyor.
İş hayatındaki efsanevi yolculuğu, eğitim hayatındaki bir hayal kırıklığıyla başlayan Ercan Tokatlıoğlu'nun asıl hedefi Boğaziçi Üniversitesi'nde okumaktı. Bu hedefine ulaşamayıp İstanbul Üniversitesi'ni kazanan Tokatlıoğlu, bulunduğu bölümün ilgisini çekmemesi üzerine eğitimini 2-2,5 yılın ardından yarım bırakarak memleketi İzmir'e döndü.
Teknik konulara ve el aletlerine olan ilgisini fark eden babasının tavsiyesiyle hırdavat sektörüne yöneldi. Annesinden miras kalan dairenin 19.000 dolara satılmasıyla elde edilen sermaye sayesinde, 100 metrekarelik bir hırdavat dükkanı satın alınarak ticarete ilk adım atıldı. Tokatlıoğlu, bu küçük dükkanda işe başladığında henüz 21 yaşındaydı.
Dükkanın içinde kalan satılmayan atıl malları kutulara doldurup cüzi rakamlara eriterek işe başlayan genç girişimcinin hayatı, dükkanı ziyaret eden bir aile dostu sayesinde tamamen değişti. Endüstriyel malzemeler konusunda büyük bir şirket sahibi olan "Sadık Amca"nın, "İstanbul'da bir firma var, git onlardan zımpara al, sat" tavsiyesi, Tokatlıoğlu için bir kırılma noktası oldu.
Başlangıçta zımparanın bu kadar geniş bir ürün yelpazesine ve endüstriyel kullanıma sahip olduğunu bilmeyen Tokatlıoğlu, yaptığı araştırmaların ardından bu fikri mantıklı bularak zımpara ithalatına başladı. 1992 yılında, kapanan bir fabrikanın uygun fiyatlı makinelerini satın alıp Türkiye'ye getirerek, 500 metrekarelik kiralık bir alanda kendi üretimine geçti.
Tokatlıoğlu'nun iş hayatındaki en büyük sınavı 1994 yılındaki ekonomik kriz oldu. Kısa dönem askerlik için birliğine teslim olduğunda dolar 6 lira seviyesindeyken, döndüğünde kurun 35 liraya fırlamasıyla şirket iflas noktasına sürüklendi. İtalyan bir tedarikçiye yarım milyon euro borcu bulunan Tokatlıoğlu'na kurtuluş reçetesi yine aynı tedarikçiden geldi. İtalyan firmanın "Mallara sakın dokunma, depoya kaldır.Altı ay bekle, her şey düzelecek" şeklindeki soğukkanlı tavsiyesine uyan genç girişimci, krizin dinmesinin ardından malları satarak tüm borcunu sıfırladı.
Krizden aldığı bu büyük dersle imalata daha fazla ağırlık verme kararı alan Tokatlıoğlu, 1996 yılında Organize Sanayi Bölgesi'nde 5.000 metrekarelik bir arazi satın alarak bugünkü "Interabrasiv" markasının ilk ciddi temellerini attı.
Aradan geçen 40 yılın ardından, 100 metrekarelik dükkandan 4 fabrikadan oluşan dev bir kampüse ulaşan İnter Abrasiv, bugün dünyanın en iyi zımpara üretim tesislerinden biri konumunda. Otomotivden mobilyaya, savunma sanayisinden uzay araçlarına kadar metal, plastik, ahşap, cam ve mermerin girdiği her alanda kullanılan endüstriyel zımparalar üretiyor.
Yılda 7-8 milyon metrekare rulo zımpara ve 100 milyona yakın disk üretimi gerçekleştiriliyor. Dünyanın tam 90 farklı ülkesine aktif olarak ihracat yapılıyor. Amerika'daki en büyük yapı marketinde firmanın 2-3 farklı ürünü, dünyanın en kaliteli malı sıfatıyla sergilenip satılıyor. İsviçre'ye işlenmek üzere gönderilen rulo zımparalar, bu ülkede konfeksiyonu yapıldıktan sonra tüm dünyaya dağıtılıyor. Mısır'daki ünlü Damietta mobilya bölgesinde yer alan yaklaşık 2.000 atölyenin zımpara ihtiyacının büyük bir bölümü İnter Abrasiv tarafından karşılanıyor. Pakistan mermer sektöründe firmanın ürettiği fiber diskler çok büyük talep görüyor.
Dünyadaki en büyük trendin geri dönüşüm ve çevre hassasiyeti olduğunu belirten Ercan Tokatlıoğlu, kendi tesislerinde de alternatif ürünler geliştirdiklerini ifade ediyor. Özellikle ambalaj konusunda dünyada bir ilke imza attıklarını vurgulayan deneyimli sanayici, ürünü ağır kolilerde taşımak yerine son derece sıkıştırılmış ve kompakt bir paket haline getirerek kendi kendini taşıyabilen bir formata soktuklarını söylüyor. Bu sayede önceden 7 kilogram olan ambalaj ağırlığı, sadece 500 grama düşürülmüş durumda.
Üretim süreçlerinde otomasyona da büyük önem verdiklerini belirten Tokatlıoğlu, seri üretim yapan makinelerine ekledikleri robot sistemleri sayesinde üretimde büyük verim artışı sağladıklarını söylüyor. Altı işçinin yapacağı işi tek başına üstlenen bu robotlar, günün 24 saati durmaksızın çalışabiliyor.
Yaşadığı zorluklara rağmen pes etmemenin önemini vurgulayan ve "Dünyaya kimse kazık çakmıyor, mutlaka önünde bir yer açılacak" felsefesini Ercan Tokatlıoğlu, savundu.
Çalışmadan ve emek sarf etmeden geçen bir ömrün gerçek anlamda mutluluk getirmeyeceğine inanan başarılı sanayici, kurduğu dev tesise bakarken hissettiği gururu "Bir laf vardır 'Yarın ölsem, bugün ölsem gam yemem' diye. Aynen öyle diyebiliriz” sözleriyle özetledi.