Haberlerde genellikle sadece hapis cezaları ve adli süreçler işlense de, IBAN dolandırıcılığına karışanları bekleyen çok daha büyük ve sinsi bir tehlike var. Dijital dışlanma. Bir anlık gafletle veya "burs/evden iş" vaadiyle hesabını kullandıranlar, adli süreçten beraat etseler dahi ömür boyu sürecek bir "finansal hayalet" olma riskiyle karşı karşıya.
IBAN kullanmanın hiç bilinmeyen riski: Maaş hesabı bile açamayacaksınız
Dolandırıcıların "temizlik istasyonu" haline gelen hesaplar, MASAK takibinden kaçmak için dijital cüzdanlara yönlendiriliyor. Bu zincire bir kez dahil olanlar, dijital ekonomiden tamamen dışlanarak sigortalı işlerinde bile maaş hesabı açtıramama tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.
Kamuoyunda sadece hapis cezasına odaklanılsa da, asıl dram tahliye sonrası başlıyor. IBAN’ını bir kez suç şebekelerine kaptıran kişi, mahkeme süreci nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın bankaların ortak "Riskli Müşteri" veri tabanına (kara liste) giriyor.
Kara listeye giren bir kişi, yıllar sonra sigortalı bir işe girdiğinde dahi maaş hesabı açtırmakta zorlanıyor.
Kredi kartı alamayan, kredi kullanamayan ve dijital ekonomiden tamamen dışlanan bu kişiler, modern dünyada adeta bir "finansal hayalet" haline geliyor. Bankaların yapay zeka tabanlı risk algoritmaları, bu kişileri "istenmeyen müşteri" olarak işaretleyerek tüm finansal kapıları yüzlerine kapatıyor.
Dolandırıcılar artık sadece kurbanın parasını çalmıyor, kurbanın hesabını bir "temizlik istasyonu" olarak kullanıyor. Son dönemde artan "Yanlışlıkla para attım, iade eder misin?" yöntemi, aslında bir para aklama (money laundering) zinciri.
Kirli para sizin "temiz" hesabınıza yatırılıyor. Siz "iyilik" yaptığınızı sanarak parayı dolandırıcının verdiği başka bir hesaba gönderdiğinizde, suç örgütünün izini silmiş oluyorsunuz.
Yargı karşısında "iyi niyetli kişi" değil, örgütlü suçun "para kuryesi" (money mule) olarak tanımlanıyorsunuz. Parayı gönderdiğiniz an, suç zincirinin bir halkası haline gelmiş sayılmaktasınız.
Özellikle öğrenci ve iş arayanları hedef alan "burs" veya "evden paketleme işi" vaatlerinde neden doğrudan banka hesabı değil de dijital cüzdanların (Papara vb.) kullanıldığı ortaya çıktı.
Klasik banka transferleri MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) tarafından saniyeler içinde analiz edilip bloke edilebilirken; dijital cüzdanlar üzerinden yapılan çok sayıda mikro transferin izini sürmek, karmaşık algoritmalar nedeniyle hala daha zorlayıcı olabiliyor.
Dolandırıcılar parayı önce banka hesabınıza yatırıyor, ardından "işlem onayı" gibi bahanelerle bu parayı dijital cüzdanlara aktarmanızı sağlıyor. Böylece paranın izi, bankacılık sisteminden çıkıp daha zor takip edilen dijital platformlarda kayboluyor.