SavunmaSanayiST’ye, TEKNOFEST Mavi Vatan organizasyonunda değerlendirmelerde bulunan ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine giren ve geliştirme süreci süren yerli sistemler hakkında önemli bilgiler sundu.
Hipersonikte yeni dönem: ROKETSAN'dan AKYA, TAYFUN ve ÇAKIR çıkarması
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci; AKYA, AKATA, ÇAKIR ve TAYFUN Blok-3 başta olmak üzere milli mühimmat, balistik füze ve yapay zeka entegrasyonuna ilişkin kritik gelişmeleri paylaştı.
Kaynak: Haber Merkezi
Türk Deniz Kuvvetleri'nin su altı, su üstü ve hava araçlarında yerli mühimmat kullanımının yaygınlaştığını ifade etti.
İkinci, ağır sınıf torpido AKYA'nın test ve sevkiyat süreçlerinin aralıksız sürdüğünü vurguladı.
Denizaltılara suyun altından seyir füzesi fırlatma imkanı tanıyan AKATA sisteminin bu yıl seri üretime geçtiğini belirtti.
İkinci, bu adımla denizaltı filosunun vurucu gücünün üst seviyeye taşınacağını aktardı.
ATMACA gemisavar füzesinin MİLGEM ve İ sınıfı fırkateynler dahil farklı unsurlara entegrasyonunun sürdüğü bilgisini vedi.
İkinci, Türkiye'nin deniz füzelerinde dışa bağımlılığı tamamen sona erdirdiğine dikkat çekti.
Ayrıca MİDLAS dikey atım sisteminin gelişmesiyle yalnızca hava savunma değil, seyir füzelerinin de fırkateynlerden ateşlenebileceği bir altyapının kurulduğunu açıkladı.
İkinci, ROKETSAN'ın karadan atılan balistik füzeleri havadan atılabilir formata dönüştürdüğünü kaydetti.
Bu hamlenin insansız hava araçları (SİHA) ve savaş uçakları için operasyonel menzil ve yıkım gücü bakımından ciddi bir avantaj sunduğunu belirtti.
122 ve 230 milimetrelik sistemlerin ardından İHA-300'ün de yakın dönemde hizmete alınacağını, ilerleyen süreçte daha büyük kalibreli füzelerin F-16'lar dahi hava araçlarına adapte edileceğini aktardı.
Kısa süre önce atış testleri yapılan ÇAKIR seyir füzesinin ilk teslimatlarının ve ihracatının tamamlandığını dile getiren İkinci, ürüne yapay zeka ve sürü kabiliyeti ekleneceğini ifade etti.
İkinci, TAYFUN Blok-3 modeline ise özel arayıcı başlık entegre edildiğini açıkladı.
Bu sayede füzenin karadaki ve denizdeki hareketli hedeflerin yanı sıra korugan gibi stratejik noktaları hassas bir şekilde vurma yeteneği kazandığını doğruladı.
Benzer başlık teknolojilerinin diğer balistik platformlara da aktarılacağını ekledi.
Füze sistemlerindeki Mach değerlerinin düzenli olarak arttığını bildiren İkinci, ROKETSAN'ın uzun süredir hipersonik sınırların çok daha ileri seviyelerinde faaliyet gösterdiğini vurguladı.
Yerli sistemlere yönelik uluslararası talebin sadece Körfez ile sınırlı olmadığını belirten İkinci; TEBER başta olmak üzere güdüm kitleri, hava savunma ve seyir füzelerine küresel çapta yoğun ilgi gösterildiğini, dost ve müttefik ülkelerle ortak üretim anlaşmalarının sürdürüldüğünü kaydetti.