Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde meydana gelen orman yangınları, bireysel mülk korumasının önemini bir kez daha ortaya koydu.
Her 5 evden sadece biri korumalı: Yılda 3 bin TL ödemeyen milyonlarca lirasından olabilir
Orman yangınları konut sigortasının önemini artırırken, Türkiye’deki 20,6 milyon evin yalnızca yüzde 20’sinde özel konut sigortası bulunuyor. Uzmanlar, yıllık ortalama 3 bin TL’den başlayan poliçelerin milyonlarca liralık zararı önlediğini ve DASK’ın tek başına yetersiz kaldığını vurguluyor.
Kaynak: Haber Merkezi
Devlet kurumları felaket bölgelerinde tüm imkânlarıyla mücadele yürütürken, konunun uzmanları vatandaşların yıllar süren birikimlerini koruması adına konut sigortası yaptırmalarının gerekliliğine işaret ediyor.
Türkiye gazetesinden Kaan Zenginli’nin haberine taşıdığı sektör verilerine göre Türkiye genelinde sigortalanabilir durumda yaklaşık 20,6 milyon konut yer alıyor.
Ancak bu gayrimenkullerin yalnızca yüzde 58’inde DASK bulunurken, yangın, sel, hırsızlık ve dâhilî su baskını gibi riskleri kapsayan özel konut sigortası oranı yüzde 20 seviyesinde kalıyor.
Yapılan araştırmalar, son beş yıllık dönemde 3 binden fazla evin çıkan yangınlar nedeniyle kullanılamaz hâle geldiğini gösteriyor.
DASK ile konut sigortası arasındaki farka değinen İstanbul sigorta acentesi İbrahim Caymaz, kamuoyundaki yanlış algıya dikkat çekerek şunları söyledi:
“Vatandaşların büyük bölümü DASK yaptırınca evinin tamamen güvence altında olduğunu düşünüyor. Oysa DASK yalnızca deprem kaynaklı belirli yapısal hasarları karşılıyor. Yangın, sel, su baskını, hırsızlık, elektronik cihazlar, eşya zararları ve kira kaybı gibi riskler için mutlaka konut sigortası yaptırılması gerekiyor.”
Sigorta şirketlerinin güncel tarifelerine göre 100-120 metrekare büyüklüğündeki ortalama bir konutun yıllık sigorta primi:
Anadolu Şehirlerinde: 3 bin TL – 6 bin TL
Metropollerde (İstanbul, Ankara, İzmir): 5 bin TL – 10 bin TL arasında değişiklik gösteriyor.
Ruhsatsız ve yasal statüsü bulunmayan kaçak yapılara poliçe tanzim edilmesi oldukça zor. Şirketler genellikle bu binaları kapsam dışı bırakıyor ya da detaylı risk analiziyle kısıtlı teminatlar sunuyor.
Tapulu ve hukuki altyapısı net olan köy evleri sigorta kapsamına alınabiliyor. Yapının konumu engel teşkil etmiyor; ancak ormanlık alanlardaki müstakil binalarda yangın riskine bağlı olarak prim oranları artış gösterebiliyor.
Standart poliçelerde güvenlik kamerası, yangın tüpü veya alarm sistemi bulunması şart koşulmuyor. Buna karşın villalar ve yüksek değerli mülklerde bu tür önlemlerin bulunması, poliçe primlerinin daha uygun seviyelere çekilmesini sağlayabiliyor.
Konut sigortası, zararları karşılıyor:
Yangın, patlama ve orman yangını zararları
Sel, su baskını, fırtına, dolu ve yıldırım
Hırsızlık ve cam kırılması
Dâhilî su ve elektronik cihaz hasarları
Enkaz kaldırma masrafları
Ek teminatla; kira kaybı, geçici konaklama ve DASK’ı aşan deprem zararları.