A Milli Takımımızın 2026 FIFA Dünya Kupası'nın ilk maçında Avustralya'ya 2-0 mağlup olmasının yankıları sürüyor.
Medyada yerden yere vurulan milli takım performansına Fatih Terim farklı bir bakış açısıyla yaklaşarak yapıcı eleştirilerde bulundu.
A Milli Takımımızın 2026 FIFA Dünya Kupası'nın ilk maçında Avustralya'ya 2-0 mağlup olmasının yankıları sürüyor.
Medyada yerden yere vurulan milli takım performansına Fatih Terim farklı bir bakış açısıyla yaklaşarak yapıcı eleştirilerde bulundu.
Youtube kanalı açarak tecrübelerini aktarmak isteyen Fatih Terim, ilk videosunda A Milli Takım'ın Avustralya mağlubiyetini değerlendirdi.
Fatih Terim, takımın taktiksel yaklaşımından psikolojik durumuna kadar birçok detayı ele alarak mağlubiyetin sebeplerini derinlemesine analiz etti.
Terim'in değerlendirmelerinden öne çıkan satır başları şöyle:
MAÇIN KOLAY GEÇECEĞİ DÜŞÜNCESİ OYUNCULARIN KAFASINA YERLEŞTİ
"Beklentimizin dışında bir bizi üzecek, bize sürpriz gelecek herhangi bir oyun oynamadı. Bu tip maçlarda şöyle bir momentum vardır. Oyuncular çok zeki insanlardır. Rakibi analiz edip bir karara varırlar. Bugünkü karar da şuydu. Avustralya santrayla beraber kendi alanına kapandı, yerleşti daha oyunun başında. Bu bizim oyuncularımıza tahminim odur ki; maçın kolay geçeceği düşüncesini kafasına yerleştirdi. O momentumu böyle geçtik biz."
'OYNAMAMIZ LAZIMDI, OYALANMAMIZ DEĞİL'
"Şimdi biz orada oynadık topla ama sanki biraz da oyalandık. Oynamamız lazımdı. Oyalanmamız değil. Bir diğeri çeşitlilik gerekiyor. Yani rakibinizi zora düşürmek için, rakibinizi hataya zorlamak için ve pozisyon bulabilmek için repertuarınızın geniş olması gerekiyor."
'TOPA BİRAZ TEMPO VERMEK LAZIM'
"Bu oyunun en önemli kelimesi, sihirli kelimesi sabırdır. Atağı en olgun, en uç noktada, en doğru anda kullanmak demektir. Yoksa gol yemezsek oyun şu şekilde geçecek.
Biz yeni imkanlar arayarak, golü arayarak rakip alanda bir oyun tarzıyla devam edeceğiz. Onlar da kalesini savunacaktı"
Şimdi ben orada diyorum ki, orada topa biraz tempo vermek lazım. Yani buna hızlı oyun da diyebilirsiniz, çabuk oyun da diyebilirsiniz. Bunu yaptığınız zaman rakibe bir bir daha bir bir daha hataya zorlayabilirsiniz."
'KEREM BU TİP BİR OYUNCU DEĞİL'
"Gereksiz ortalar atmamalıydık mesela. Çünkü zaten ortadaki üçlünün hava hakimiyeti aşikar. Çok açık. Buna rağmen sağdan soldan ortalar onların işine geldi. Bizim çok da işimize yaramadı. Çünkü zaten orada Kerem bu tip bir oyuncu değil."
'BU TİP TURNUVALARDA FİZİKSEL AÇIDAN YÜKSEK SEVİYEDE OLMAK GEREKİR'
"Şimdi bire bir oyunlarda yani ikili oyunlarda da fiziksel olarak kazandılar. Temaslı oyunlarda da hep düellolardan galip çıktılar. Böyle de bir avantajları vardı. Açıkçası teknik oyuncuları beğenirim. Zeki oyuncuları herkes beğenir. Klas oyunculardan yanayım. Ancak özellikle bu tip turnuvalarda fiziksel açıdan da en yüksek seviyede olmak gerekir. Avustralya'yı ben bu konuda çok hazır gördüm. "
'BÜYÜK KONUŞMAYLA İDDİALI OLMAYI AYIRMALIYIZ'
"Biz Türk Milli Takımıyız. Burada düşünüyorum bazen maçtan evvel verilen beyanatlar... Yani büyük konuşmakla iddialı olmayı, meydan okumayı iyi ayırmalıyız ama her halükarda rakibi daha çok baskı altına alıp daha çok hataya zorlamamız gerekirdi."
'BİZ OYNAMADIK, OYALANDIK'
"Biz oynamadık, oyalandık. Bu da herhalde aşırı güvenimizden geldi ki mağlup olduk. Onu öbür maç hallederler."
'KENDİ İŞİMİZİ ZORA SOKTUK'
"Kendimize şöyle bir motto koyamaz mıyız: Neyiz, kimiz, ne istiyoruz, nereye gidiyoruz, hedefimiz ne? Böyle bir şey koymuştur herkes. Bu en doğal şeydir. Şu andan sonra biz buradan çıkamaz mıyız? Çıkarız. Kendi işimizi zora soktuk."
'BİTEN HER ŞEY BAŞLAYAN BAŞKA BİR ŞEYDİR'
"Bu maç bitti. Biten her şey, başlayan başka bir şeydir. 2 maçımız var. EURO 2008'de Portekiz'e 2-0 yenildik. Sonra yarı finaldeydik.
Türk Milli Takımı'nın önünde 2 maç var. Mesele son maça kadar mücadeleyi sürdürmek. Bir galibiyetin bile götürebileceği bir turnuvadayız."
'HER GOL HER PUAN ÇOK ÖNEMLİ'
"Turnuvalarda alınan her puan, atılan her gol çok önemli. 1 golle biz bir grup geçemedik. Çekya'yı 3-1 yensek direkt çıkıyoruz. 48 takımda üçüncülere de şans var. Kimse bırakmak gibi bir düşünceye kapılmamalı."
'TANISI OLMAYAN HASTALIK'
"Bizde tabii şöyle bir hastalık vardır: 'Yanlış takım çıktı.', 'Hala değiştirmiyor.', 'Görmüyor musun?', 'Oyuncu girmezdi', 'Geç girdi.', 'Erken müdahale etmedi.'
Ben de bunun ismini şöyle koymuştum. Tanısı olmayan hastalık. Bunun tanısı yok."
'HESAP SORMAYI TURNUVA SONRASINA BIRAKALIM'
"Dünya Kupası'nda biraz daha toleranslı olalım. Öldürmeyin ya. Onlar bizim canlarımız. Onlar bizden fazla düşünüyordur şu anda.
İnanın bana fazla üzülüyordur. Ama üzülmeyi de, sevinmeyi de turnuvadan sonraya bırakmalıyız. Hatta hesap sormayı da...
'KAZANIRSAN ÖDÜLLENDİRİLİRSİN, KAYBEDERSEN BEDELİNİ ÖDERSİN'
"Bunun için sorularımız var. Onlarda da cevabı hazırdır. Arkadaşlar uzağa gitmeyelim. Bu iş çok basit. Kazanırsan ödüllenirsin. Kaybedersen bedelini ödersin. Bunu bilmeyen ne futbolcu vardır, ne başkan vardır, ne teknik adam vardır, ne yönetici vardır."