Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması tartışılmaya devam ediyor. Anlaşmanın onaylanmasına ilişkin kanun teklifinin TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edilmesinin ardından, emekli Tuğamiral Türker Ertürk'ün bölgesel güvenliğe ilişkin değerlendirmeleri dikkat çekti.
YENİÇAĞ'a özel açıklamalarda bulunan emekli Tuğamiral Ertürk, Mekke Anlaşması'nı ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında değerlendirdi. Anlaşmanın Türkiye'nin güvenliğine katkı sağlamadığını savunan Ertürk, bölgedeki mezhepsel ayrışmanın derinleştirilmesinin ABD ve İsrail'in çıkarlarına hizmet ettiğini ileri sürdü.
“ARKASINDA ABD VE İSRAİL VAR”
Mekke Anlaşması'nın Türkiye açısından güvenlik riski oluşturduğunu belirten Ertürk, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bu anlaşma Türkiye’nin güvenliğine katkı sağlamadığı gibi riske de etmektedir. Arkasında ise ABD ve İsrail vardır. Bu durum; ABD ve İsrail’in çıkarınadır. Ne yazık ki Türkiye; çıkarları ve güvenliği açısından kendisi için tehdit olan bu projeye destek vermiştir ve vermeye de devam etmektedir.”
Ertürk, Orta Doğu'daki temel çatışma ekseninin Arap-İsrail hattından Sünni-Şii ayrışmasına kaydırıldığını savundu. Bu değişimin İsrail'in bölgedeki konumunu güçlendirdiğini ve Arap ülkelerinin İran'ı öncelikli tehdit olarak görmesine yol açtığını ileri sürdü.
“BÖL VE YÖNET STRATEJİSİ”
Irak'ın 2003 yılında ABD tarafından işgal edilmesini bölgedeki mezhepsel ayrışmanın önemli kırılma noktalarından biri olarak değerlendiren Ertürk, Suriye, Yemen ve Lübnan'daki gelişmeleri de aynı çerçevede ele aldı.
Ertürk, bölge ülkelerinin kaynaklarını İsrail'e karşı değil, kendi aralarındaki mezhepsel rekabete harcamak zorunda bırakıldığını savundu.
Büyük Ortadoğu Projesi'nin resmi söyleminin demokrasi ve özgürlük olduğunu belirten Ertürk, asıl hedefin ulus devletleri zayıflatarak Batı'ya bağımlı yapılar oluşturmak olduğunu iddia etti.