Kısa Dalga yazarı Sedat Bozkurt, kaleme aldığı analizinde Türkiye'nin mevcut sosyo-ekonomik tablosunu, Batı ülkelerindeki kurumsal yapılar ve kamuoyu araştırma sonuçları üzerinden değerlendirdi.
Erdoğan’ın masasındaki özel anket sızdı: İşte partilerin son oy oranları
Kısa Dalga yazarı Sedat Bozkurt, son kulis analizinde Türkiye'deki ekonomi ve siyaset tablosunu inceledi. Ağustos ayına ait 7 farklı anket sonucunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın masasına gelen özel oy oranlarını aktaran Bozkurt, partilerin güncel durumunu çarpıcı verilerle gözler önüne serdi.
Kaynak: Haber Merkezi
Gelişmiş demokrasilerde anayasal ve yasal çerçevelerin kesin kurallarla işletildiğini belirten Bozkurt, bu ülkelerde hükümet krizleri yaşansa dahi sistemin işleyişinin aksamadığını vurguladı.
Belçika ve Hollanda'da aylarca süren hükümetsiz dönemleri örnek gösteren yazar, Avrupa Parlamentosu’nun son çalışmasına atıfta bulunarak kıtadaki seçmen tercihlerini etkileyen başlıca unsurların başında yüzde 42 ile hayat pahalılığının geldiğini ifade etti.
Enerji fiyatlarındaki artış ile konut krizi yüzde 41 oranıyla ikinci sırada yer alırken, göç meselesi ve yükselen aşırı sağ siyaset ekonomik sorunların hemen ardından gelen ana gündem maddeleri olarak öne çıktı.
Türkiye’nin mevcut ekonomik verilerini Avrupa ülkeleri ve dünya geneliyle karşılaştıran analizde, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek dönemini kapsayan üç yıllık süreçteki değişimler cümlelerle şu şekilde aktarıldı:
Mazot fiyatları Türkiye’de yüzde 200’ün üzerinde artarken Romanya’da yüzde 40, Yunanistan’da ise yüzde 7,7 oranında yükseldi.
Enerji fiyatları Avrupa genelinde ortalama yüzde 6,7 artış gösterirken Türkiye’de yüzde 277 artış kaydetti.
Dünya genelinde gıda fiyatları yüzde 6 artarken Türkiye’deki artış oranı yüzde 190’a ulaştı.
Vergi gelirlerinin yüzde 24’ünü çalışanlar, yüzde 10’unu işverenler karşılarken mülkiyet üzerinden alınan gelirler toplam vergi gelirlerinin sadece yüzde 1’ini oluşturdu.
Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 32 ile tarihi zirveye ulaşırken, iş bulma ümidini kaybettiği için iş aramayı bırakanların sayısı 5,1 milyon kişi olarak kaydedildi.
Özdemir Araştırma’nın verilerine göre, katılımcıların yüzde 54,9’u ekonominin daha kötüye gideceğini düşünürken yüzde 26,6’sı mevcut durumun değişmeyeceğini, yüzde 18,7’si ise iyileşeceğini beyan etti.
"Memleketin sorunlarını hangi parti çözer?" sorusuna yanıt verenlerin yüzde 57,2’si AK PARTİ, yüzde 18,2’si CHP, yüzde 4,8’i DEM Parti ve yüzde 1,6’sı MHP yanıtını verdi.
ALF Araştırma’nın "Bir sonraki genel seçimde oyunuzu en çok hangi unsur belirleyecek?" sorusuna verilen yanıtlarda ise seçmen davranışını belirleyen en önemli etken yüzde 32,9 ile cumhurbaşkanı adayı oldu.
Bu etkeni yüzde 18,2 ile parti lideri, yüzde 12,9 ile parti ideolojisi ve yüzde 9,8 ile milletvekili adayı takip ederken, partinin ekonomi politikalarının belirleyici olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 9,5, geçmiş performansını esas alanların oranı ise yüzde 5,6 seviyesinde kaldı.
Ağustos dönemine ait farklı araştırma şirketlerinin yayınladığı oy oranları şu verilerle aktarıldı:
SONAR’ın anketinde Yeni Parti yüzde 34,3 oy oranıyla öne çıkarken AK PARTİ yüzde 30,2 ve CHP yüzde 5 oranında kaldı.
HBS araştırmasında AK PARTİ yüzde 28,6, Yeni Parti yüzde 21,3 ve CHP yüzde 10,2 seviyesinde kaydedildi.
BETİMAR verilerine göre AK PARTİ yüzde 35,8, Yeni Parti yüzde 19,3 ve CHP yüzde 9,4 oy oranına ulaştı.
ORC anketinde AK PARTİ yüzde 32,5, Yeni Parti yüzde 19,4 ve CHP yüzde 11,8 olarak ölçüldü
Özdemir Araştırma sonuçlarında AK PARTİ yüzde 35,8, Yeni Parti yüzde 22,6 ve CHP yüzde 9,1 oranında yer aldı.
ALF Araştırma’da AK PARTİ yüzde 34,2, Yeni Parti yüzde 19,3 ve CHP yüzde 12 oy alırken, Areda Survey verilerinde AK PARTİ yüzde 35,3, Yeni Parti yüzde 16,6 ve CHP yüzde 12,2 seviyesinde gerçekleşti.
AK PARTİ Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında da gündeme gelen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a özel sunulan anket verilerinde AK PARTİ’nin oyunun yüzde 34, Yeni Parti’nin yüzde 20, CHP’nin ise yüzde 9 seviyesinde olduğu belirtildi.
Muhalefet partilerinin seçime ayrı listeler halinde girmesinin, seçim bölgelerine bağlı olarak rakiplerine çok sayıda milletvekilliği kazandırdığı ifade edildi.