Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, emekliler için "2027 bütçesinde başımızın tacı emeklilerimizin durumunu iyileştirecek mali imkanları oluşturuyoruz" ifadelerini kullanmıştı. Ekonomist Emre Şirin, Cumhuriyet YouTube kanalında Erdoğan’ın emeklilere dair açıklamasını ve ekonomi yönetiminin projeksiyonlarını değerlendirdi.
Emre Şirin, mevcut ekonomi politikalarının halkı sistematik bir yoksullaşmaya sürüklediğini belirtti. Emekli ve asgari ücretlilerin alım gücünün her geçen gün düştüğüne dikkat çeken Şirin, 2027 yılı için daha derin bir yoksulluk tablosunun kapıda olduğunu söyledi.

"MAAŞLAR ARTACAK AMA ALIM GÜCÜ DÜŞECEK"
Bütçe hedefleri ile yıl sonu enflasyon beklentileri arasındaki çelişkiye vurgu yapan Emre Şirin, ekonomi yönetiminin yüzde 21 olarak açıkladığı 2027 enflasyon tahminine karşılık, bütçe giderlerinin yüzde 38,7 ve faiz harcamalarının yüzde 41 oranında arttığına dikkat çekti.
Maaş zamlarının hedeflenen yüzde 21’lik enflasyona göre yapılacağını ifade eden Şirin, şu değerlendirmede bulundu:
"Faiz harcamanız %41, genel bütçe artışınız %40 civarındayken insanlara %20-21 seviyesinde zam yaparsanız bu alım gücünü artırmaz, aksine azaltır. Maaşlar rakamsal olarak artacak ama reel alım gücü düşecek. Bütçe rakamları bize 2027 yılında çok daha dramatik bir yoksullaşma tablosunun yaklaşmakta olduğunu açıkça gösteriyor."
"20 BİN DOLARLIK KİŞİ BAŞI GELİR GERÇEĞİ YANSITMIYOR"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın sunumunu yaptığı bütçe hedeflerindeki "20 bin doları aşan kişi başı milli gelir" ve "1.8 trilyon dolarlık GSYH" söylemlerini de eleştiren Şirin, bu tutarların sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini belirtti. En düşük emekli aylığının ve asgari ücretin açlık sınırının çok altında kaldığını hatırlatan ekonomist, kurun baskılanması nedeniyle dolar bazlı rakamların yüksek göründüğünü, toplumun geniş kesimlerinin ise bu zenginleşmeden pay alamadığını vurguladı.

"BÜYÜK BİR SERVET TRANSFERİ YAPILIYOR"
Ekonomide yürütülen programın enflasyonla mücadeleden ziyade bir finansman programı olduğunu savunan Emre Şirin, uygulanan modelin geniş kitlelerden küçük bir gruba kaynak aktardığını belirtti:
"Çalıştıkça yoksullaşan, yoksullaştıkça daha çok çalışan ve çalıştıkça daha çok kaybeden bir toplum yaratıldı. Toplumun sadece en alt kesimi değil; doktoru, avukatı, öğretmeni ve esnafı da bu zincirleme reaksiyondan etkileniyor. Emeğinizle küçük grupların zenginleştiği, halktan toplanan yüksek vergilerin ve faiz harcamalarının belirli kesimlere aktarıldığı bir servet transferi sistemiyle karşı karşıyayız."
"EKONOMİK KRİZ VE ÖZGÜRLÜKLER BİRBİRİYLE DOĞRUDAN BAĞLANTILI"
Medya ve toplumsal muhalefet üzerindeki baskılar ile ekonomik gidişatın birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Şirin, şeffaflık ve tutarlılığın olmadığı bir ekonomide yasakların ve idari baskıların arttığına işaret etti. Rakamlarla oynanarak krizin çözülemeyeceğini vurgulayan Şirin, gerçeklerin kabul edilmemesi halinde halkın yaşadığı geçim sıkıntısının ortadan kalkmayacağını sözlerine ekledi.