Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Aksaray Ticaret ve Sanayi Odası'nda (ATSO) düzenlenen geniş katılımlı Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısına katıldı. Toplantıda konuşan Ömer Bolat, deprem bölgelerine harcanan 105 milyar dolarlık yükü gerekçe göstererek emekli, memur ve asgari ücretliye yapılacak iyileştirmeler için 2027 yılını işaret etti.
Emekli ve memur maaşına düzenleme açıklaması: Bakan Bolat tarih verdi
Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın ekonomik rahatlama için önümüzdeki yılı işaret etmesi, Ankara kulislerinde "2027'de kesin bir erken seçim var ve seçim ekonomisinin startı o zaman verilecek" şeklinde yorumlandı.
Milyonlarca vatandaş kira, fatura ve temel gıda kıskacında hayatta kalma mücadelesi verirken, Bakan Bolat'ın önümüzdeki yıldan itibaren bütçede rahatlama olacağını belirtip, “Bu 105 milyar dolarlık yük olmasaydı hükümetimiz emekliye, esnafa, çiftçiye, işçiye, memura, gençlere ve kadınlara daha büyük imkanları verebilirdi. Deprem bölgesindeki 13 milyon insanı orada kaderleriyle baş başa asla bırakamazdık. Bunların sonuna geliniyor. İnşallah önümüzdeki yıldan itibaren bütçede biraz daha rahatlama olacak. İnşallah vatandaşlarımıza yönelik imkanlar daha da artırılacak.” dedi.
Bakan Bolat’ın bu açıklaması yalnızca ekonomik bir öngörü değil, aynı zamanda siyasi bir takvimin de deşifresi niteliğinde değerlendiriliyor.
2027 yılının ısrarla zikredilmesi, iktidarın olası bir erken seçimi o tarihe kurguladığını ve devletin kasasının ancak bir "seçim ekonomisi" yaratmak adına o dönemde vatandaş için açılacağı yorumları yapılıyor.
İktidarın "2027'de rahatlayacağız" söyleminin arkasında yatan çarpıcı detaylar, aslında acı bir tablonun da itirafı niteliğini taşıyor.
Bugün 23 bin 532 lira aylıkla hayatta kalmaya çalışan emeklinin ve açlık sınırının altında ezilen asgari ücretlinin 2027 yılına kadar dayanacak ekonomik nefesi kalmış değil.
Öte yandan 105 milyar dolarlık deprem maliyeti şüphesiz büyük bir yük olsa da yıllardır süregelen yanlış faiz ve ekonomi politikalarının faturasının tamamen depreme bağlanması kamuoyunda inandırıcılığını yitirmiş durumda.
Kulislerde yapılan yorumlar, 2027'de imkanların artırılacak olmasının, vatandaşın bugünkü insani yaşam hakkından ziyade gelecekteki oy potansiyelinin hedeflendiğini gösteriyor.Bakan'ın bu açıklaması, önümüzdeki iki buçuk yıl boyunca vatandaşı acı reçetelerin, yüksek vergilerin ve ağır kemer sıkma politikalarının beklediğinin resmi ilanı olarak görülüyor.
Bakan'ın bu açıklaması, önümüzdeki iki buçuk yıl boyunca vatandaşı acı reçetelerin, yüksek vergilerin ve ağır kemer sıkma politikalarının beklediğinin resmi ilanı olarak görülüyor.
Vatandaşın en temel hakkı olan insanca yaşama şartları, bir kez daha siyasi ajandalara ve muhtemel seçim takvimlerine kurban ediliyor.