Bursa'nın Orhaneli ilçesine bağlı kırsal Deliballılar Mahallesi'nde yaşayan 58 yaşındaki Aliye Zorlu, meslek hayatını noktaladıktan sonra doğayla iç içe bir üretime yöneldi.
Emekli oldu çöpten topladığı atıkla imkansızı yarattı: Şimdi paraya para demiyor
23 yıllık öğretmenlik kariyerinin ardından Bursa’da emekliliğe ayrılan Aliye Zorlu, çöpe atılan atık malzemeleri ve bahçesinde yetiştirdiği su kabaklarını sanat eserine dönüştürüyor.
Kaynak: Diğer
Zorlu, kendi yetiştirdiği doğal ürünler ile çöpten topladığı atık malzemeleri sanata dönüştürerek hem geçmişin değerlerini yaşatıyor hem de hobisinden gelir elde ediyor.
Sözcü'de yer alan habere göre, Zorlu, atık malzemeleri ve kendi bahçesinde yetiştirdiği su kabaklarını sanata dönüştürüyor. Nakış ve anaokulu öğretmenliği yaptığı 23 yıllık meslek hayatının ardından emekliliğe ayrılan Zorlu, hobi olarak başladığı bu tutku sayesinde hem geçmişin değerlerini yaşatıyor hem de ev ekonomisine katkı sağlıyor.
Doğal ve eski nesnelere olan ilgisini üretime dönüştüren Zorlu, örgü sepetler, ipek kozasından tepsiler, gelin çiçekleri ve süs eşyaları yapıyor. Çöpe atılmak üzere olan kumaş ve oya parçalarını dahi değerlendiren deneyimli zanaatkar, vintage objelerle dekore ettiği evinde adeta geçmişi günümüze taşıyor.
Zorlu, evindeki eski eşyalarla kurduğu bağı şöyle anlattı:
"Burası çok eski bir ev ve evimde her şey eskidir. Ben yenileri verip eskileri almayı çok seviyorum. Eskilerin yaşanmışlıkları var. Şu sehpalar, oturduğum şu koltuk çok eski. Yeni televizyon sehpasını verip bir eski televizyon sehpası alıyorum. Şu duvardaki halılar eskilerden hep toplamışımdır çünkü onların çok güzel anıları, yaşanmışlıkları var. Benim için de bunlar çok özel ve güzel şeyler."
Geri dönüşüm bilinciyle çöpten çıkardığı detayları aksesuarlara uyarlayan emektar öğretmen, dönüştürdüğü bir oya parçası hakkında "Beni mutlu ediyor. Yaşanmışlıkları var. Belki anneannelerinin, babaannelerinin, neler gördü bu oya. Çöpe atılıp gidecekti ama şimdi kolye olarak beni süslüyor, güzelleştiriyor" diye konuştu.
İşlerini doğaçlama desenlerle şekillendiren Zorlu, su kabağı işlemenin büyük bir sabır gerektirdiğini söylüyor.
Halk eğitimi kurslarında temelini attığı bu sanatı zamanla geliştiren emekli öğretmen, özel bir çalışmasını aktardı.
Zorlu, "Kabağın desenine, işleme tekniğine bağlı. Mesela Atatürk'ü işlemiştim. O benim için bir ay sürdü. Desenini çiziyoruz. Deseni çizdikten sonra yakma yaptım, delmesini yaptım. Sonra ışıklandırıyorsunuz, boncuklarını takıyorsunuz. O benim için bir ay sürdü. Tabii ki bunun yanında her gün akşama kadar oturmuyorum. Benim işlerim de var" şeklinde konuştu.
Emeklilik dönemini üretimle devam ettiren Zorlu, el emeği göz nuru tasarımlarını satarak hobisini kazanç kapısına dönüştürmeyi başardı. Hem unutulmaya yüz tutmuş kültürün elçiliğini üstlenen hem de girişimci ruhuyla çevresine örnek olan Zorlu, "Severek yaptığım için onlar bana zor gelmiyor. Hobi artık bir iş gibi oldu. Aynı zamanda ben bundan para da kazanıyorum yavaş yavaş. Seviyorum, sevdiğim için bu işteyim"şeklinde konuştu.