Yeniçağ TV ekranlarında yayınlanan ve Gülay Tunçel’in sunduğu programa konuk olan SGK Uzmanı Dilek Ete, Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik darboğazı ve emeklilerin içinde bulunduğu çaresizliği çarpıcı ifadelerle değerlendirdi.
Emekli maaşlarına ekstra zam açıklaması: SGK uzmanı temmuz için kara haberi verdi
Ekonomi yönetiminin politikalarını 'Lafonten Masalları'na benzeten SGK Uzmanı Dilek Ete, Temmuz ayı için milyonların beklediği 'ekstra zam' kapısını kapattı.
Ekonomi yönetiminin uyguladığı modeli "Lafonten Masalları"na benzeten Ete, Temmuz ayı beklentilerine dair karamsar bir tablo çizdi.
Videonun tamamını izlemek için buraya tıklayınız...
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek öncülüğünde yürütülen ekonomi politikalarının merkezinde yer alan "iç talebi baskılayarak enflasyonu düşürme" stratejisinin sahada hiçbir karşılık bulmadığını belirten Dilek Ete, rakamların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Ocak ayında yapılan maaş artışlarının, "yılın ikinci yarısında enflasyon düşecek" vaadiyle sınırlı tutulduğunu hatırlatan Ete, gelinen noktada ne enflasyonun dizginlenebildiğini ne de vatandaşın alım gücünün korunduğunu ifade etti.
Ete, şu ifadeleri kullandı:
"Mehmet Şimşek’in göreve geldiği günden bu yana geçen sürede, yıllık enflasyonda kalıcı bir iyileşme göremiyoruz. 'Talebi kısarsanız enflasyon düşer' dediler ama bu formül Türkiye gerçeklerine çarptı ve çöktü. Başaramadınız. Enflasyon düşmediği gibi, çarşı pazardaki ateş her geçen gün körüklenmeye devam ediyor."
Ekonomi yönetiminin yüksek enflasyonu sürekli olarak küresel tedarik zinciri kırılmaları, bölgesel savaşlar ve iklim krizi gibi dışsal faktörlere bağlamasını eleştiren Ete, çarpıcı bir karşılaştırma yaptı.
Ukrayna ve Rusya gibi aktif savaş halindeki ülkelerde dahi enflasyonun Türkiye’deki seviyelerin çok altında olduğunu vurgulayan SGK Uzmanı, sorunun "dışarıda" değil, uygulanan "yanlış modelde" aranması gerektiğini söyledi.
Dilek Ete, emekli maaşlarının bugün gelinen noktada sadece "açlık sınırı" altında kalmadığını, aynı zamanda birer "sosyal dışlanma" aracına dönüştüğünü belirtti.
Ete, "Büyükşehirlerdeki kira fiyatlarının en düşük emekli maaşını ikiye katlaması, emekliyi evsizlik riskiyle karşı karşıya bıraktı. Gıda enflasyonundaki durdurulamaz artış, emeklinin protein ve temel gıdaya erişimini imkansız hale getirdi" dedi.
Ete, bu durumu "yaşam hapsi" olarak tanımlayarak; emeklinin sokağa çıkamaz, bir çay dahi içemez ve en temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirilerek evine hapsedildiğini savundu.
Milyonlarca emeklinin Temmuz ayında yapılacak düzenleme ile nefes alma umuduna dair de konuşan Ete, beklentileri adeta suya düşürdü. Hükümetin bütçe disiplini adı altında kemer sıkma politikasını en çok dar gelirli üzerinden yürüttüğünü belirten uzman, Temmuz ayında kök maaşlara yapılacak rutin enflasyon farkı dışında ek bir refah payı veya seyyanen artış beklemediğini ifade etti. "Emekli masallarla uyutuluyor" diyen Ete, mevcut ekonomi yönetimi anlayışıyla emeklinin mutfağındaki yangının sönmesinin kısa vadede mümkün görünmediğinin altını çizdi.