Küresel piyasalarda dengeleri değiştirebilecek bir altın raporu yayımlandı. Alman bankacılık devi Deutsche Bank, mevcut ekonomik düzenin dönüşüm sürecine girdiğini belirterek altının yeniden merkezde konumlandığını vurguladı.
Dev bankadan rekor altın tahmini: Güvenli liman rolü pekişecek
Alman devi Deutsche Bank altın fiyatları için rekor bir tahmin yaptı. Bankanın raporunda yeni finansal düzende altının ‘güvenli liman’ rolünün pekişeceğinin altı çizildi.
Raporda, Soğuk Savaş sonrası şekillenen ekonomik düzenin zayıfladığına dikkat çekildi. Özellikle ABD’nin ticaret, güvenlik ve ittifaklar alanındaki etkisinin görece azalmasının, daha belirsiz bir küresel tabloya yol açtığı ifade edildi.
Bu süreçte yatırımcıların ve merkez bankalarının güvenli limanlara yöneldiği, altının yeniden ön plana çıktığı belirtildi.
Banka verilerine göre küresel rezervlerde doların payı yüzde 60 seviyelerinden yüzde 40’a kadar geriledi. Buna karşılık altının rezervlerdeki payı son yıllarda üç kat artarak yaklaşık yüzde 30 seviyesine ulaştı. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin artan altın talebinin, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğu vurgulandı.
MERKEZ BANKALARININ STRATEJİSİ DEĞİŞİYOR
Raporda, merkez bankalarının rezerv tercihinde önemli bir kırılma yaşandığına dikkat çekildi. Geçmişte altın satışı yapan ülkelerin artık yeniden alıma geçtiği, dolara bağımlılığı azaltmak isteyen ekonomilerin altın rezervlerini artırdığı ifade edildi.
Bu eğilimin sürmesi halinde altının rezervlerdeki payının uzun vadede yüzde 40 seviyesine ulaşabileceği öngörüldü.
ALTIN İÇİN REKOR SENARYO
Deutsche Bank, en dikkat çekici tahminini ise fiyat tarafında yaptı. Rapora göre gelişmekte olan ülkelerin döviz rezervlerini azaltıp altına yönelmesi halinde, altın fiyatları önümüzdeki 5 yıl içinde 8 bin dolar seviyesine kadar yükselebilir.
Yeni finansal düzende altının, dolara bağımlılığı azaltan bir denge unsuru olarak daha fazla önem kazanacağı belirtiliyor. Analistler, jeopolitik risklerin ve çok kutuplu ekonomik yapının güçlenmesiyle birlikte altının “güvenli liman” rolünün daha da pekişeceğine dikkat çekiyor.