Küresel yatırım yönetim şirketi Invesco, altın piyasasının geleceğine ışık tutan yeni üç aylık raporunu yayımladı. Analizde, yükselen enerji maliyetlerinin enflasyon beklentilerini artırdığı ve faiz artışı ihtimalini güçlendirdiği belirtildi. Raporda, yaşanan sert düzeltmelere rağmen merkez bankası alımlarının desteğiyle altının 2026 yılını pozitif bir görünümle tamamlayabileceği öngörülüyor.
Dev ABD’li şirketten altında yeni tahmin: Altının 2026’daki seyri belli oldu
Invesco raporuna göre altın fiyatları yılın ikinci çeyreğinde son 12 yılın en kötü dönemini geride bırakırken, merkez bankalarının süregelen yoğun talebinin altın fiyatlarında yıl sonuna doğru toparlanmayı desteklemesi bekleniyor.
Kaynak: Dış Haberler Servisi
Rapora göre altın fiyatları, ikinci çeyrekte yüzde 14,1 oranında değer kaybederek ilk çeyrekteki tüm kazançlarını sildi. Yılın ocak ayında kaydedilen tarihi zirvenin ons başına 1.500 dolar altına sarkan kıymetli metal, nisan ayındaki yüksek oynaklığın ardından mayıs ve haziran aylarında da düşüşünü sürdürdü. 24 Haziran'da Kasım 2025'ten bu yana ilk kez psikolojik sınır olan 4.000 doların altına inen ons altın, çeyreği 4.008 dolar seviyesinde kapattı.
Uzmanlar, bu performansın yüzde22,7'lik düşüşün yaşandığı 2013'ün ikinci çeyreğinden bu yana en kötü çeyreklik dönem olduğunu kaydetti. Ancak uzun süreli yükselişlerin ardından bu tür kâr satışları ve düzeltmelerin olağan olduğu, altının son bir yılda hâlâ yüzde 21,3 primli seyretmesi nedeniyle bu geri çekilmenin piyasa sağlığı açısından olumlu bulunabileceği ifade edildi.
Analistler, altın fiyatları üzerindeki aşağı yönlü risklerin devam ettiğine dikkat çekerek önümüzdeki ayların kritik önemde olduğunu vurguladı. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyon karşısındaki tutumu, petrol fiyatlarının seyri ve ABD dolarının küresel para birimleri karşısındaki gücü yakından takip edilecek.
Yüksek faiz oranlarının getiri sağlamayan bir varlık olan altını elde tutmanın fırsat maliyetini artırdığı, güçlü doların ise küresel alıcılar için maliyetleri yükselttiği hatırlatıldı.
Çeyrek boyunca fiyatları baskılayan diğer unsurlar ise şu şekilde sıralandı:
Enflasyonun öngörülenden daha uzun süre kalıcı olabileceği endişesi ve faizlerin yüksek kalacağı beklentisi.
ABD ile İran arasındaki görüşmelerde ilerleme kaydedilmesiyle jeopolitik risk priminin azalması ve güvenli liman algısının zayıflaması.
WTI ham petrolünün çeyreği varil başına 70 dolardan kapatarak enerji arzına yönelik iyimserliği artırması.
Çeyrek kapanışında piyasalar, temmuz ayında 25 baz puanlık bir faiz artışına yüzde 33,7 ihtimal verirken, eylül ayına kadar en az bir faiz artışı olasılığını yüzde 67 olarak öngördü. Yıl sonuna kadar faizlerin mevcut seviyenin üzerine çıkma ihtimali ise yüzde 83 olarak değerlendirildi.
Invesco analistleri, tüm bu olumsuz faktörlere ve kısa vadeli baskılara rağmen 2026'nın ikinci yarısı için altın konusunda iyimser kalmaya devam ediyor. Altına yönelik yapısal desteğin güçlü olduğunu belirten uzmanlar, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme adımlarına dikkat çekti.
Dünya Altın Konseyi (WGC) tarafından yapılan güncel bir ankete göre, merkez bankası yetkililerinin yüzde 45'i önümüzdeki 12 ayda altın rezervlerini artırmayı planlarken, yüzde 89'u küresel ölçekte merkez bankası altın stoklarının yükseleceğini tahmin ediyor.
Invesco'nun Küresel Devlet Varlık Yönetimi Çalışması da merkez bankalarının son üç yılda küresel oynaklık, enflasyondan korunma ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle altın pozisyonlarını artırdığını ortaya koyuyor. Merkez bankası talebinin fiyattan büyük ölçüde bağımsız olduğu, ancak perakende ve profesyonel yatırımcıların fiyat momentumuna daha duyarlı hareket ettiği belirtiliyor.
Analistler, altının diğer varlık sınıflarıyla, özellikle de hisse senetleriyle düşük korelasyona sahip benzersiz bir çeşitlendirme aracı olduğunu ve kredi riski taşımayan güvenli bir değer saklama aracı olma özelliğini koruduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı.