İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Trabzon’da düzenlenen "İhanete Bayrak Açıyorum" mitinginde iktidarı fon soruşturması ve ekonomi yönetimi üzerinden hedef aldı.

'BİZ SENDEN KELLE DEĞİL, HESAP İSTİYORUZ'

Atatürk Alanı'nda halka seslenen Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunarak, "Biz senden kelle değil Sayın Erdoğan, hesap istiyoruz" dedi.

Trabzon Meydanı'nda coşkulu bir kalabalığa hitap eden İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, konuşmasında son dönemdeki fon soruşturmalarına ve yaşanan tartışmalara geniş yer ayırdı.

Olayları "Cumhuriyet tarihinin kamu gözetiminde yapılan en büyük soygunu" olarak nitelendiren Dervişoğlu, iddiaların sadece birkaç isimle sınırlandırılamayacağını belirtti.

'BU SUÇ TEK BAŞINA İŞLENMEZ'

Konuşmasında skandalın siyasi ve bürokratik boyutlarına dikkat çeken Dervişoğlu, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğinin altını çizdi.

Adalet Bakanı'nın "Kapsamlı bir suç yapılanması var" açıklamasına "Günaydın" diyerek tepki gösteren Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Cumhuriyet tarihinin, kamu gözetiminde yapılan en büyük soygunudur diyoruz. İşin magazin yanıyla uğraşmayın. Bu suç tek başına işlenmez. Bu büyük bir suçtur. Bunun bürokratik ayağına, siyasi ayağına, bütün bağlantılarına bakın diyoruz."

'O HARAMZADELERİ NEDEN SAKLIYORSUNUZ?'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Hiç ummadığımız insanlar bu işlerin içine girmişler" sözlerini hatırlatan İYİ Parti lideri, iktidarın sorumluluktan kaçamayacağını savundu. Dervişoğlu, iktidar kanadına şu soruları yöneltti,

"Hiç ummadığınız insanlar öyle mi? Hiç ummadığınız genel başkan yardımcılarınız, atadığınız bürokratlar... Madem ki hiç ummadığınız insanlar bu işe bulaşmış, işi millete niye bırakıyorsunuz? Açıklayın o haramzadelerin kimler olduklarını. Neden saklıyorsunuz?"

'BİZ SENDEN KELLE DEĞİL, HESAP İSTİYORUZ!'

Sorumluluğun birkaç kişinin kellesi feda edilerek kapatılmak istendiğini öne süren Dervişoğlu, Trabzon Meydanı'ndan yükselen sesle Erdoğan'a seslendi:

"Milletin önüne birkaç kişinin kellesini istiyorlar, atıyorlar. Buradan, Trabzon Meydanı'ndan, Karadeniz çırpınırken Recep Tayyip Erdoğan'a sesleniyorum: Biz senden kelle değil Sayın Erdoğan, hesap istiyoruz, hesap istiyoruz diyorum!"

'DENETLEYECEK TÜM KURUMLARI SİZ OLUŞTURMADINIZ MI?'

Ekonomi yönetimini ve denetim mekanizmalarını eleştiren Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kurumsal yapıları zayıflattığını ifade etti.

Erdoğan'a art arda sorular yönelten Dervişoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Sermaye Piyasası Kurulu'nun başını siz atamadınız mı? Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu üyelerini siz atamadınız mı? Borsa İstanbul yönetimini siz başa getirmediniz mi? MASAK'taki atamaları siz yapmadınız mı? Denetleyecek tüm kurul ve kurumları siz oluşturmadınız mı? Buraları iki dudağınız arasına siz hapsetmediniz mi Sayın Erdoğan? Adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dediniz ama tek adam sistemi kurdunuz. Devletin kurumlarını yok ettiniz."

NE OLMUŞTU?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin başlatılan ve kamuoyunda "fon vurgunu" olarak anılan soruşturmada, yatırım fonları üzerinden piyasa manipülasyonu yapıldığı ve bazı kişilerin usulsüz kazanç sağladığı iddiaları gündeme gelmişti.

Soruşturma kapsamında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün de ifadelerine başvurulmuştu.

5 Kasım'da ikinci kez ifade veren Fatma Betül Sayan Kaya, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet" suçlamalarıyla sevk edildiği sulh ceza hâkimliğince tutuklanmıştı.

Aynı soruşturma kapsamında hâkimliğe sevk edilen İlyas Kaya ile eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise yurt dışına çıkış yasağı ve imza verme şeklindeki adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılmıştı.

Savcılığın tutuklamaya sevk yazısında, Fatma Betül Sayan Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerini Nisan 2026'da aldığı, fonların tasfiye edilmesine ilişkin karardan bir gün önce, 16 Eylül'de sattığı belirtilmişti. Savcılık, Kaya'nın tasfiye kararından önceden haberdar olduğu değerlendirmesinde bulunmuştu.

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise soruşturmaya ilişkin açıklamasında, "Hiç ummadığımız insanlar bu işlerin içine girmişler" ifadelerini kullanmıştı.