Türkiye’de seçmenin birinci gündem maddesi olan hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı, siyasi tercihleri ve güven algısını radikal bir biçimde dönüştürmeye devam ediyor. Ank-Ar Araştırma tarafından 28-30 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen geniş kapsamlı anket çalışması, ekonomi yönetiminde rüzgarın artık tamamen yön değiştirdiğini ortaya koydu.
Cüzdandaki yangın algıyı yıktı: Çarpıcı ekonomi anketinde AK Parti’yi üzecek tercih
Ank-Ar Araştırma Şirketi’nin kamuoyu yoklaması, Türkiye'deki ekonomik gidişata dair seçmen kredisinin adres değiştirdiğini tescilledi. 2.004 katılımcıyla yapılan ankette, vatandaşın mutfaktaki yangını söndürme noktasındaki umudu ezici bir çoğunlukla (%63,3) Cumhuriyet Halk Partisi oldu.
Fark 26 Puanın Üzerine Çıktı: Siyasette Ekonomi Kırılması
Katılımcılara yöneltilen "Ekonomiyi kim daha iyi yönetir?" sorusuna verilen yanıtlar, iktidarın geleneksel olarak elinde tuttuğu "ekonomik istikrarı sadece biz sağlarız" argümanının tabanda karşılık bulamadığını gösteriyor. “Ekonomiyi kim daha iyi yönetir” sorusuna seçmenin verdiği cevap şu şekilde:
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP): Yüzde 63,3
Cumhur İttifakı: Yüzde 36,7
Anketten çıkan bu sonuçlara göre, ana muhalefet partisi CHP ile iktidar bloku olan Cumhur İttifakı arasındaki makas yüzde 26,6 gibi devasa bir oranda açılmış durumda.
Bu tablo, asgari ücretliden emekliye, esnaftan sanayiciye kadar geniş halk kitlelerinin mevcut ekonomi politikalarından ümidini kestiğini ve gözünü muhalefetin reçetelerine diktiğini belgeliyor.
10 farklı araştırma şirketinin Nisan ayında yaptığı araştırmaların ortalamasına göre de AK Parti ile CHP arasındaki makas iyice daralmıştı. HBS, Saros, Genar ve Betimar gibi sektörün önde gelen 10 farklı araştırma şirketinin Nisan ayı verilerinden derlenen anket ortalaması, siyasi partiler arasındaki rekabetin "burun buruna" geldiğini kanıtlamıştı.
Anket ortalamalarına göre;
AK Parti: Yüzde 32,1
CHP: Yüzde 32,0 oy almıştı.
Sonuçlar, iki büyük parti arasındaki rekabetin kilitlendiğini göstermişti.
Yüzde 0.1'lik fark, sandık başında her oyun altın değerinde olacağının en net göstergesi olarak yorumlanmıştı..