Yargının siyasallaştığı, siyasetin çözüm üretmekten yoksun bir hale geldiği, medyanın 'tek bir tarafın sesi' olduğu tartışılırken, vatandaşların kurumlara güven endeksi anketlere yansıdı. Asal'ın yaptığı araştırmaya göre bu 3 kurum vatandaşın en az güvendiği kurum olurken, devletin geleneksel kurumları olan Ordu ve Cumhurbaşkanlığı, güven endeksinde zirvede yer aldı.
Çarpıcı anket: Yargı, siyaset ve medya iç içe girdi, vatandaşın güveni dibe vurdu
Türkiye'de yargı, siyaset ve medya iç içe geçti. ASAL Araştırma'nın Şubat 2026 anketinde bu kurumlara olan güven dibe vurdu. Hukukun üstünlüğü, medyanın bağımsızlığı, siyasetin dürüstlüğü sözde kaldı.
Sonuçlara göre %30,2 ile Ordu ilk sırada yer aldı. Onu %15,4 ile Cumhurbaşkanlığı, %11 ile TBMM ve %10,6 ile güvenlik güçleri izledi. Ancak listenin alt sıralarında yer alan kurumlar, kamuoyundaki güven krizinin boyutunu gözler önüne serdi.
Yargıya güven yüzde 4’e kadar düştü
Anketin en dikkat çekici sonuçlarından biri yargı kurumlarına duyulan güvenin yalnızca %4 seviyesinde kalması oldu. Hukukun bağımsızlığına ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde ortaya çıkan bu oran, yargının tarafsızlığına yönelik toplumsal şüphelerin derinleştiğini gösteriyor.
Siyaset ile yargı arasındaki mesafenin giderek daraldığı yönündeki eleştiriler, kamuoyunda yargının bağımsızlığına ilişkin tartışmaları da uzun süredir gündemde tutuyor. Bu durumun toplumda yargının siyasetten etkilenebileceği algısını güçlendirdiği yorumları yapılıyor.
SİYASİ KUTUPLAŞMANIN SONUCU: GÜVEN DİPTE
Araştırmaya göre siyasi partilere güven oranı yalnızca %3,1 seviyesinde. Bu oran, siyaset kurumunun toplumun geniş kesimlerinde güçlü bir güven ilişkisi kuramadığını ortaya koyuyor.
Uzun süredir devam eden sert siyasi kutuplaşma, seçmen ile siyaset arasındaki mesafeyi büyüten faktörlerden biri olarak gösteriliyor.
MEDYA-SİYASET İLİŞKİSİ GÜVEN ZEDELEDİ
Ankette medyaya güven oranı ise %2,5 ile en düşük seviyelerden biri olarak ölçüldü. Bu sonuç, Türkiye’de medyaya yönelik güven krizinin derinleştiğini ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre bunun en önemli nedenlerinden biri medya ile siyaset arasındaki güçlü bağlar. Siyasi kamplaşmanın medya alanına da yansıması, birçok yayın organının tarafsızlık algısını zayıflatıyor.
MERKEZ MEDYA BOŞLUĞU DERİNLEŞİYOR
Medyanın büyük ölçüde siyasi kamplara göre ayrışması, uzun süredir tartışılan “merkez medya” boşluğunu da büyüttü.
Toplumun geniş kesimlerine hitap eden, farklı görüşleri aynı çatı altında buluşturabilen yayıncılık anlayışının zayıflaması, medya ile izleyici arasındaki güven bağını da zedeliyor.
Kutuplaşmış medya düzeninde vatandaşın kendisini temsil eden bir yayın çizgisi bulmakta zorlandığı ve bunun da güven kaybını derinleştirdiği ifade ediliyor.
Her altı kişiden biri hiçbir kuruma güven belirtmedi
Araştırmada %15,2’lik kesim “fikrim yok / cevap yok” yanıtını verdi. Bu oran, toplumun önemli bir bölümünün herhangi bir kuruma açık biçimde güven ifade etmekten kaçındığını da gösteriyor.
GÜVEN İKTİDARA DEĞİL DEVLET GELENEĞİNE
Anketin genel tablosu, vatandaşın güveninin daha çok devletin geleneksel kurumlarında yoğunlaştığını, buna karşılık yargı, siyaset ve medya gibi kamusal alanın üç temel aktöründe güvenin ciddi biçimde eridiğini ortaya koyuyor.
Ortaya çıkan tablo, Türkiye’de kurumlar arası mesafenin azalmasının ve siyasallaşma tartışmalarının, toplumdaki güven algısını doğrudan etkilediğini bir kez daha gösteriyor.