AK Parti’nin kurucularından, eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, X hesabından uzun bir açıklama yaptı. Arınç, gazetecilere yönelik adli tedbirleri eleştirdi ve fon soruşturması kapsamında ev hapsinde bulunan gazeteci İsmail Saymaz’ın durumunu örnek gösterdi.

Açıklama, 24 Ekim Cumartesi günü 10 kentte basın özgürlüğü talebiyle düzenlenen eylemlerin ardından geldi.

ARINÇ: İSMAİL SAYMAZ’IN GÖRÜNTÜSÜ TRAJİK VE KOMİK

Arınç, geçtiğimiz günlerde bir haber kanalının yayınına evinden bağlanan Saymaz’ı izlediğini anlattı. Saymaz’ı yıllardır objektif bir yazar ve gazeteci olarak tanıdığını söyledi. Saymaz’ın adli kontrol nedeniyle evinden çıkamadığını, bazı meslektaşlarının ise cezaevinde bulunduğunu hatırlattı.

Arınç’a göre tablo aynı zamanda komik. Saymaz ayağındaki kelepçe yüzünden dışarı çıkamıyor, ama televizyona bağlanıp konuşabiliyor ve gazetesine yazı gönderebiliyor. Arınç bu durumu “Bereket ki ağzı bantlanmamış” sözleriyle yorumladı.

NASRETTİN HOCA’NIN TÜRBESİ BENZETMESİ

Arınç, Saymaz’ın durumunu dört tarafı açık ama kapısında büyük bir kilit bulunan Nasrettin Hoca’nın türbesine benzetti. Ardından şunları söyledi: “Bu durum beni gerçekten üzüyor ve utandırıyor.”

“HABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜN KISITLANMASI KABUL EDİLEMEZ”

Arınç’a göre gazeteciler görevlerini yaparken özgür, basın ise tam anlamıyla hür olmalı. Toplumun, iktidara yakın ya da muhalif fark etmeksizin her görüşten gazetecinin doğru ve dürüst haberciliğine ihtiyacı olduğunu söyledi. Yurttaşların haber alma özgürlüğünün bu tür uygulamalarla sınırlandırılmasının kesinlikle kabul edilemeyeceğini vurguladı.

ERDOĞAN’IN “SORAN, SORGULAYAN” SÖZÜNÜ HATIRLATTI

Arınç, açıklamasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 21 Ekim’deki AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda kullandığı bir ifadeye atıf yaptı: “Ne mutlu ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var.”

Arınç, aynı bakış açısıyla gazetecilerin eleştirilerinin, araştırmalarının ve haberlerinin de anlayışla karşılanması gerektiğini söyledi.

MEDYADAN SORUMLU OLDUĞU DÖNEMİ ANLATTI

Arınç, 2009-2016 yılları arasında Başbakan Yardımcısı olarak medya ile ilişkilerden de sorumlu olduğunu hatırlattı. Bu dönemde TRT, Anadolu Ajansı, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ve RTÜK’ün kendisine bağlı olduğunu belirtti. Selefi Prof. Dr. Beşir Atalay döneminde çıkarılan Basın Kanunu’nu övdü ve 2012'de paydaşlarla birlikte yeni bir RTÜK kanunu hazırladıklarını anlattı.

Arınç’a göre ceza kanunlarında özgürlükçü bir yaklaşım esas olmalı. Bu yaklaşımda eleştiri ile hakaretin ayrılması, haberlerde doğruluk, dürüstlük ve etik ilkelerin gözetilmesi de gerekiyor.

Arınç, Ergenekon sürecinde gazeteciler Nedim Şener ve Mustafa Balbay’a doğrudan sahip çıktığını da hatırlattı. Dört yıl tutuklu kalan Prof. Dr. Mehmet Haberal’ı da desteklediğini söyledi. Bu isimlerin hepsi daha sonra beraat etmişti.

İSMAİL SAYMAZ'DAN ARINÇ'A YANIT

Bülent Arınç'ın bu paylaşımına hakkında ev hapsi cezası verilen gazeteci İsmail Saymaz'dan yanıt gecikmedi. Saymaz X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

“TBMM eski Başkanı Sayın Bülent Arınç’a gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesine ilişkin demokrat tutumundan ve benimle ilgili düşüncelerinden ötürü çok teşekkür ederim.”



Kaynak: X