Dünya opera repertuvarının en önemli başyapıtlarından biri olan Georges Bizet’nin "Carmen" operası, ilk kez 1875 yılında Paris’te izleyiciyle buluşmuştu.
Asi ruhlu Carmen, 12 yıl sonra Opera Sahnesi'nde dönüyor
Ankara Devlet Opera ve Balesi, unutulmaz aryaları ve sahneye taşıdığı güçlü kadın karakteriyle büyüleyen, 151 yıl önce dünya prömiyerini yapan "Carmen" operasını yarın sanatseverlerle buluşturuyor.
Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından en son 2013-2014 sezonunda sahnelenen dört perdelik bu eser, özellikle "Habanera" ve "Toreador Song" aryalarıyla opera tarihinin zirve örnekleri arasında kabul ediliyor.
Opera Sahnesi’nde yarın akşam prömiyeri gerçekleşecek eserin İspanyol rejisörü, dansçı ve koreograf Carlos Vilan, genel prova öncesinde yaptığı açıklamada, Carmen’in en sevdiği operalardan biri olduğunu ve Ankara’da sahnelemekten büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.
Vilan, eserin müzik ve danslarıyla son derece etkileyici olduğunu, tüm karakterlerin güçlü yanlarıyla dikkat çektiğini vurguladı.
Rejisör Vilan, "Carmen aşık bir kadın. Carmen kimden ayrılmak istiyor, kimi sevmek istiyor, her şeyi kendisi tercih ediyor. Nasıl yaşayacağına kendisi karar vermiş, sevdiği adam istediğini yapmadığında uzaklaşmasını istemiş. Carmen tüm opera eserlerindeki kadın karakterlerinden en güçlü, en feminist olanı olabilir. Dolayısıyla diğer operalardan en önemli farkı bu." diye konuştu.
"FİLM GİBİ BİR CARMEN YAPTIK"
Carmen’i ilk kez 2005’te Madrid’deki Las Ventas Meydanı’nda sahnelediğini ve sonrasında pek çok kez yönettiğini belirten Vilan, Ankara Devlet Opera ve Balesi için hazırladığı bu versiyonun yılların tecrübesini yansıtacağını söyledi.
Vilan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ben koreograf ve dansçıyım. Dans bu eserde çok önemli. Yönettiğim en iyi Carmen eseri bu olacak. Çok önemli sanatçılarla çalıştık ve sanatseverler unutulmaz bir versiyonunu izleyecek. Müziği zaten çok iyi. Film gibi bir Carmen yaptık. Oyuncularımızın da tiyatral yetenekleri harika, çok mutluyuz. Solistler aynı zamanda dans da edecekler ve rolün içine girecekler. Carmen operasını sinema gibi tasarladık. Klasik her zaman esastır benim için çünkü zemin çok önemli. Eserin çıktığı dönemi yansıtmak kıymetli. Günümüz insanını da çekmek için eserin hareketleri, dansları modernizm ile biraz güncellendi."
"CARMEN, GÜÇLÜ DURUŞU, EZİLMEYEN TAVRIYLA AYAKTA KALAN ÇOK ÖZEL BİR KADIN"
Başroldeki Carmen’i canlandıran mezzosoprano Ferda Yetişer, rolü büyük bir keyif ve özenle oynadığını, karakteri 12 yıl önce de canlandırdığını ve şimdi aynı heyecanla sahneleyeceğini belirtti.
Yetişer, esere ve role dair şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu günlerde kadınların yaşadığı sıkıntıları hepimiz biliyoruz. Carmen, benzer sıkıntıları yaşasa da güçlü duruşu, ezilmeyen tavrıyla ayakta kalan çok özel bir kadın. Eser baştan sona çok güzel aryalar ve inanılmaz melodilerle dolu. Her perdesi ayrı bir dram, ayrı bir karakter, ayrı özelliklere sahip muhteşem bir eser. Eserin kadın hikayesi olması, özgürlük duygusu dikkati çekiyor. Carmen, karşı koyan tavrı, dik duruşu ile oynamaktan keyif aldığım bir rol."
Prömiyerde Ankara Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nı Lorenzo Castriota Skanderberg yönetecek. Rol dağılımı şöyle:
"Carmen" Ferda Yetişer, "Don Jose" Ali Murat Erengül, "Escamillo" Eralp Kıyıcı, "Micaela" Aslı Kıyıcı, "Frasquita" Olca Bora, "Remendado" Emre Pekşen, "Dancairo" Levent Akev, "Mercedes" Esin Talınlı, "Morales" Mert Özdemir, "Zuniga" Özgür Savaş Gençtürk.
Dekor tasarımı Zeki Sarayoğlu’na, kostüm tasarımı Ayşegül Alev’e, koreografi Carlos Vilan’a, ışık tasarımı Ali Gökdemir’e ait. Koro şefliğini Ivan Pekhov üstleniyor.
Eser, 7 Şubat’taki prömiyerin ardından 9, 14, 18, 23 ve 28 Şubat tarihlerinde Opera Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.
1830’lu yıllarda İspanya’nın Sevilla kentinde geçen hikâye şöyle özetleniyor:
"Bir tütün fabrikasında işçi olarak çalışan çingene genç kız Carmen, asker Don Jose’den çok etkilenir ve onu cezbederek ait olduğu saygın hayattan koparıp kendisiyle beraber dağlarda yaşamaya ikna eder. Ancak bir süre sonra Carmen’in aşkı biter ve hayatına yeni biri girer. Don Jose ise sevdiği kadını kolayca bırakmaya hiç niyetli değildir. Yalvarmasının işe yaramadığını gören Don Jose, eline bıçak alarak Carmen’in hayatına son verir."