Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, CNN Türk canlı yayınında eğitim gündemine dair kritik soruları cevaplandırdı ve çeşitli saptamalarda bulundu. Bakan Tekin, ara tatillerin kaldırılmasının “gün sayısını artırmak” anlamına gelmediğini vurguladı. Olası bir değişiklikte okul açılışının eylülde ötelenebileceğini, 180 iş gününün korunacağını, tatillerin azalmayacağını ve ara tatilin “yaz tatiline eklenmesi” şeklinde değerlendirildiğini aktardı.
Ara tatil yaz tatiliyle birleşiyor: Milli Eğitim Bakanı açıkladı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ara tatillerin kaldırılmayacağını ancak yaz tatiline eklenebileceğini duyurdu. Okul açılışını Eylül ortasına çekerek 180 iş gününü koruyacaklarını belirten Tekin; engelli atamaları, yabancı okullar ve akran nezaketi projelerine dair kritik detayları paylaştı.
ARA TATİLLER KALDIRILACAK MI?
Bakan Tekin, ara tatilin kaldırılmasına ilişkin tartışmalara dair şu ifadeleri kullandı:
"Ara tatilleri kaldırmak deyince çocuklar, gençler sanki okula eklenecek gibi varsayıyorlar. Yapacağımız şey şu, eğer yaparsak okulların açılışını eylül ayında erteleyeceğiz. Yine 180 iş günü okullar devam edecek, yine öğretmenlerimiz iki ay tatil yapacak. O aradaki tatil kısmı buraya ilave edilebilir. Eylül ayının bu yıl 8'inde başladı, diyelim 15'inde başlayacaktır. Okula çocukların geldikleri gün sayısını çoğaltmıyoruz burada. Tatili de eksiltmiyoruz. Okula gidilen gün sayısı artmayacak da azalmayacak da. Tatiller de azalmayacak, bir şey değişmiyor. Bu yıl için zaten herhangi bir şey yok, bu yıl takvimimizi duyurduk. Biz mayıs ayında önümüzdeki yılın takvimini hazırlıyoruz, yani 2026-2027 eğitim öğretim yılı. Orada Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı birer haftalık dilimlerle bizim eğer akademik takvimimizi etkileyecek durumda olursa, orada bir tedbir alabiliriz. Ama dediğim gibi bu ara tatilleri kaldırmak değil, ara tatilleri yaz tatiline katmak."
ENGELLİ PERSONEL VE ÖĞRETMEN ATAMALARI
Bakanlık bünyesinde 35 bin engelli personel bulunduğu, bunun yaklaşık 20 bininin öğretmen olduğu bilgisini paylaşan Tekin, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığı ile birlikte kamu kurumlarındaki personel dağılımına yönelik çalışmalardan sonra engelli bireylerle ilgili açıklamada bulunacaklarını dile getirdi. Yasal zorunluluğun neredeyse iki katı kadar engelli personel çalıştırdıklarını belirten Tekin, "Yeni dönemde de engelli arkadaşlarımızla yol yürüyeceğiz" dedi.
SURİYELİ ÖĞRENCİLER VE HEYBELİADA RUHBAN OKULU
Türkiye'deki okullarda 800 bin civarında Suriyeli öğrenci bulunduğunu hatırlatan Tekin, öğrenci sayısının dönüşlerle birlikte sürekli düştüğünü kaydetti. "Heybeliada Ruhban Okulu açılacak mı?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:
"Bu konu Cumhurbaşkanımızın, Dışişleri Bakanlığımızın, ilgili bakanlıkların vereceği bir karardır. Bu karar neticesinde eğer siyaseten açılması yönünde bir talimat veya bir siyasi karar çıkarsa, hangi sürece uygun olarak açılacağını yerinde görmek, arkadaşlarla konuşmak üzere oradaydık. Biz kendimiz bir rapor tekâmül ettirdik. Sayın Cumhurbaşkanımız, dış politikayı yöneten ekibimiz, Dışişleri Bakanlığımız bu konuda bize açılması yönünde bir şey söylerse, biz ona göre hangi düzeyde, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite veya lisans sonrası hangi seçeneklere göre, hangi yasal düzenlemeler ışığında açılabileceğine dair gittik, inceledik. Nasıl bir yol izleyeceğimize dair bir yol haritası belirledik. Heybeliada'da şu anda ruhban okulu yok, kapalı ama orada bir lise hizmet veriyor. Öğrencisi yok ama hukuken statü olarak açık duruyor. Bizimle ilgili kısımda Yükseköğretim Kuruluyla beraber bu konuda bir hazırlığımız mevcut. Ancak sorun şu, karşı taraftakilerin de bu okulun düzeyiyle ilgili henüz net bir fikirleri yok."
YABANCI OKULLAR VE AKRAN ZORBALIĞI
Tekin, ikili anlaşmalara dayanmadan faaliyet sürdüren yabancı okullarla ilgili süreç başlatacaklarını belirterek, "Biz dedik ki, bunun karşılığında Fransa'da yaşayan Türk vatandaşlarının çocuklarının, Türkçe ve Türk kültürü dersiyle ilgili bir şeyi biz de protokole dercedelim, orada o kazanımı sağlayalım. Sizin de bu okullarınızla ilgili gerekli adımlar atılsın. Görüşmeler sürüyor. Bu şekilde bir uluslararası sözleşme imzalanmadığı sürece, o okullara yeni kayıt yapılamayacağını, Türk vatandaşları açısından yeni kaydolan kişilere de denklik vermeyeceğimizi ilan ettik zaten" açıklamasında bulundu.
Akran zorbalığına dair ise Özel Eğitim Genel Müdürlüğünün yoğun şekilde çalıştığını ifade ederek şunları söyledi: "Adını da 'akran nezaketi' ifadesiyle zannediyoruz. Bu konuda yaptığımız araştırmalar, akranlar arasındaki en büyük akran zorbalığı olarak tanımlanan şeyin, sosyal medya üzerinden ve elektronik ortamda yüzde 90'a yakını oradaki uygulamaları zorbalık olarak görüyor. Dolayısıyla biz bir taraftan sosyal medya okuryazarlığını, bir taraftan da psikolojik rehberlik faaliyetlerini sürdürüyoruz"
OKULA BAŞLAMA YAŞI VE ÖZEL EĞİTĞİM
Okula başlama yaşıyla alakalı tartışmaların farklı yerlere evrildiğine dikkat çeken Tekin, "Biz şunu savunuyoruz: Okul öncesi eğitimi yaygınlaştırarak çocukların okula başlama yaşını biraz erkene alıp daha standart hale getirelim. Şöyle düşünün, şu anda 66 aylık bir çocuk ile 84 aylık bir çocuk aynı sınıfta okula başlayabiliyor. Burada bir düzenleme yapalım istiyorduk, arkadaşlar üzerinde duruyor" diye konuştu.
Tekin, en çok ihtiyaç duydukları öğretmenlik alanının "özel eğitim öğretmenliği" olduğuna da parmak basarak, "Kapasitemiz var, öğretmen ihtiyacımızı zamanla karşılıyoruz. Öğretmen ihtiyacımızı giderdikçe de sınıf ve okul açıyoruz. Özel eğitim okulları, kampüsleri açmaya başladık zaten şimdi sadece özel eğitim üzerinde" bilgisini verdi.