Küresel ekonomide genişleyen para arzı ve sürdürülemez boyutlara ulaşan kamu borçları finans piyasalarının gündemini meşgul etmeye devam ediyor.
ABD’li köklü şirketten altında çarpıcı tahmin: 20 bin dolara ulaşacağı tarihi verdi
Küresel para arzındaki genişleme ve rekor borç yükü altın piyasasını hareketlendiriyor. Crescat Capital CEO’su Kevin Smith, son dalgalanmalara rağmen yükseliş trendinin sürdüğünü söyledi. İki ayrı makro modele dikkat çeken Smith, ons altının geleceği seviyeye dair çarpıcı tahminlerde bulundu.
Bu tablonun ortasında piyasa uzmanlarından altın fiyatlarına dair çok konuşulacak yeni bir analiz geldi.
Crescat Capital’in Kurucusu ve CEO’su Kevin Smith, altındaki kısa vadeli dalgalanmaların uzun vadeli güçlü yükseliş trendini bozmadığını dile getirdi.
Yıl başlangıcında kaydedilen rekor seviyelerin ardından yaşanan bu düzeltme süreci uzmanlar tarafından doğal karşılanıyor.
Merkez bankalarının şahin söylemleri piyasadaki faiz oranı beklentilerini önemli ölçüde değiştirdi.
Aynı zamanda tırmanan jeopolitik gerilimler ve İran savaşı gibi gelişmeler enflasyon kaygılarını tırmandırarak fiyatlardaki geri çekilmeyi tetikledi. Ancak tüm bu gelişmelere rağmen altını destekleyen temel parasal güçlerin daha da sağlamlaştığı belirtiliyor.
Piyasalar artık merkez bankalarının kısıtlayıcı para politikalarını ne kadar sürdürebileceğini sorguluyor. Federal Rezerv'in enflasyonla mücadele kapasitesi derinleşen mali dengesizlikler nedeniyle sınırlandırılmış durumda.
Para politikası artık enflasyonu düşürmekten ziyade devasa boyuttaki kamu borçlarını yönetme aracına dönüşüyor. Hükümetlerin yüksek faiz yükünü uzun süre taşıması giderek zorlaşıyor.
Bu borç yükünden çıkmanın tek yolu ise nominal büyümeden geçiyor. Yüksek enflasyon bileşeni içeren bu büyüme süreci, altın için son derece güçlü bir makro zemin hazırlıyor.
Crescat Capital’in geleceğe yönelik fiyat tahmini iki ayrı makroekonomik modelleme çalışmasına dayanıyor. İlk model, küresel M2 para arzını dünyadaki mevcut altın rezervleriyle kıyaslıyor.
Küresel para arzı son yirmi yılı aşkın süredir yıllık ortalama yüzde 7 oranında büyümeyi sürdürüyor.
İkinci model ise altının S&P 500 endeksine olan oranını inceliyor. ABD hisse senetlerinde yaşanabilecek olası yüzde 50'lik bir düşüşün ardından büyük bir dolar devalüasyonu öngörülüyor.
Benzer hisse senedi çöküşleri ve para birimi devalüasyonları geçmişte 1930 ve 1970'li yıllardaki büyük boğa piyasalarını tetiklemişti.
Hisse senetlerindeki olası bir çöküş, altın oranını tarihi zirvelere doğru zorlayabilir.
Merkez bankalarının son yıllarda hız kazanan altın alımları piyasadaki iyimserliği daha da güçlendiriyor. Resmi kurumlar son dört yılda yıllık ortalama bin ton civarında altın alımı gerçekleştirdi.
Smith, küresel ekonomik dinamiklerin kıymetli metali ilerleyen yıllarda ons başına 20 bin dolar seviyesine taşıyacağını savundu. Yılın başındaki sert tırmanışın ardından gelen geri çekilmeler piyasada kar satışlarını beraberinde getirdi.
Parasal genişlemenin bu hızda devam etmesi halinde altının yaklaşık dört yıl içinde 20 bin dolar sınırına ulaşacağı hesaplanıyor.
Bu miktar önceki on yılın ortalama alma hızının iki katına denk geliyor. Ülkelerin rezervlerini dolardan uzaklaştırıp altına kaydırması küresel bir rekabet yaratıyor.
Bu süreçte Amerika Birleşik Devletleri'nin de rezerv para birimi konumunu korumak adına altın rekabetine dahil olmak zorunda kalabileceği değerlendiriliyor.
Altın fiyatlarındaki yükseliş potansiyelinin ötesinde en büyük getiri fırsatının madencilik sektöründe yer aldığı vurgulanıyor. Madencilik hisseleri son 17 yıldır metalin kendi performansının oldukça gerisinde kaldı.
Büyük üretici firmalar uzun süredir yeni arama ve maden geliştirme yatırımlarını kısıtlı tutuyor. Bu durum dev üreticileri mevcut rezervlerini yenilemek için küçük arama şirketlerine bağımlı hale getiriyor.
Sektörde birleşme ve satın alma faaliyetlerinin önümüzdeki dönemde ivme kazanması bekleniyor. Son dönemde yaşanan oynaklık ise uzun vadeli yatırım tezini zayıflatmak yerine yeni fırsat kapıları aralıyor.
NOT: Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi vermemektedir.