Ailesinin Çanakkale Gökçeada’ya iskan edilmesiyle tarımla tanışan Mesut Türk, çocukluk yıllarını zorluklar ve yokluk içinde geçirdi. Eğitimi dışındaki tüm vaktini çalışarak geçiren Türk, yıllar sonra Antalya'da bir tarım firmasında çalışırken hayatının en kritik kararını verdi: Üretimde gelecek vardı ve kendi işini kurmalıydı.
3 bin TL kredi çekerek girdi, servet kazandı: Tarlada milyonları hasat ediyor
Çocukluğu yokluk içinde geçen, kredi kartından çektiği 3 bin liralık nakit avansla kendi işini kuran Mesut Türk, bugün Türk tarımına yön veren 250 milyon TL hacimli bir devin kurucusu oldu.
2007 yılının sonunda cebinde hiç sermayesi yokken, kredi kartından 3 bin TL taksitli nakit avans çekerek ilk adımını attı.
. Çevresindekilerin "Bu parayla iş yapılmaz, sakın girme" baskılarına ve yıldırma politikalarına kulak tıkayan Türk, kendine olan inancıyla yola çıktı.
Markası Greenada'nın temellerini 2008 yılında atan Mesut Türk, sürece borç ve senetlerle aldığı plastik seralarla başladı.
İlk etapta 6 dönümlük bir alanda birkaç çeşit marul ekerek işe koyulan genç girişimci, ürünleri kendi elleriyle dikti, çapaladı ve hasat etti.
Ancak büyüme sancılıydı. 2009 yılında Serik'te tuttuğu evde elektriği kesik, dolabı küflü ve cebinde tek kuruş parası olmadan yaşam mücadelesi verdi.
O günleri, "6 gün aç uyuduğumu bilirim. Hiç ekmek yemedim, kendi yetiştirdiğim marulları, tarladaki otların köklerini yiyerek hayatta kaldım. Açlıktan ağladığım günlerim oldu" sözleriyle anlatan Türk, pes etmeyi aklının ucundan bile geçirmedi.
Kritik dönüm noktası 2014 yılı oldu. Borçlarını yavaş yavaş ödemeye başlamasıyla birlikte bankadan aldığı sera kredisi, büyümenin fitilini ateşledi. Elde ettiği kazancı lükse değil, hep daha fazla üretime ve yeni seralara yatırdı. Yaptığı işi sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da büyüttü. Kimyasal kalıntılardan uzak "İyi Tarım" uygulamalarını benimsedi ve Türkiye'de daha önce yetiştirilmeyen besin değeri yüksek mikro filizler ile yenilebilir çiçeklere yöneldi.
Başarının tesadüf olmadığını, "risk almak, çok çalışmak ve asla geri adım atmamak" üzerine kurulu olduğunu kanıtlayan Mesut Türk’ün bugün ulaştığı nokta ise dudak uçuklatıyor:
“6 dönümle başlanan serüven bugün 1200 dönüme ulaştı. Şirket 250 çalışanı ile yıllık 50.000 ton üretim gerçekleştiriyor. Üretilen ürünlerin 10.000 tonu Maldivler, İngiltere, Almanya, Seyşeller ve Rusya gibi ülkelere ihraç ediliyor.3 bin TL ile kurulan şirket, bugün yıllık 250 milyon TL gelir hacmine sahip."
Sıfırdan zirveye tırmanan Mesut Türk'ün hikayesi, toprağa akıtılan terin, cesaretin ve inancın nasıl devasa bir servete dönüşebileceğinin en canlı kanıtı olarak genç girişimcilere ilham vermeye devam ediyor.