Bingöl’ün Genç ilçesine bağlı Alaattin köyünde, yaklaşık 300 yıldır sürdürülen Ömer Dede (Kal-Emu) etkinliği bu yıl da gerçekleştirildi. Alim olduğu belirtilen Ömer Dede’nin kabrinin ziyaret edildiği gelenekte, kurbanlar kesilip, kazanlarda hazırlanan yemekler gelenlere ikram edildi. Köylüler, geleneğin uygulanmadığı dönemde, kuraklık, çekirge istilası ve heyelan yaşandığına inanıyor.
3 asırdır tek bir yıl bile aksatılmıyor: Yapılmazsa köyün başına musibet geliyor
Bingöl’ün Alaattin köyünde 300 yıldır süren Ömer Dede geleneği bu yıl da yapıldı. Yapılmadığında kuraklık ve çekirge istilası yaşandığına inanılıyor. Kurbanlar kesildi, yemekler ikram edildi.
Kaynak: DHA
İlçe merkezine 60 kilometre uzaklıktaki Alaattin köyünde Ömer Dede (Kal-Emu) etkinliği bu yıl da düzenlendi. Köyün kurucusu ve alim olduğu belirtilen Ömer Dede’nin (Kal-Emu), köye hakim bir tepeye defnedilmesinin ardından başlatıldığı aktarılan gelenek, yaklaşık 300 yıldır nesilden nesile aktarılıyor.
Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı etkinliğe ayrıca Genç Kaymakamı Muhammed Burak Akköz, Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, AK Parti İl Başkanı Yılmaz Seven, AK Parti Genç İlçe Başkanı Sait Kolak, Bingöl Belediye Başkan Yardımcısı Yaşar Demir, İl Genel Meclis Üyesi Nizamettin Barut, Genç İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Sinan Sert ve kurum amirleri katıldı.
Her yıl ağustos ayının üçüncü perşembesinde düzenlenen şenlikte Ömer Dede’nin kabri ziyaret ediliyor, kurbanlar kesiliyor ve kazanlarda hazırlanan yemekler gelenlere ikram ediliyor. Etkinlik, halaylarla devam ediyor.
Geçmişte birkaç yıl geleneğin yerine getirilmemesi üzerine köyde kuraklık, çekirge istilası ve heyelan gibi olayların yaşandığını belirten Sait Anlar, “Bu köy doğumluyum. Adana’da 1980’den bu yana ikamet ediyorum. Her yıl ağustos ayında şenliklere katılmak için köyüme geliyorum. Bu bizim atalarımızdan gelen bir gelenektir. Her yıl ağustos ayının üçüncü perşembesinde düzenleniyor. Yaklaşık 300 yıla dayanan bir gelenektir. Birkaç sene bazı nedenlerden dolayı yapamadık. Köyün başına bir haller geldi. Biz de hatırlıyoruz, çekirge istilası oldu. Kuraklık oldu, ekinler zarar gördü” dedi.
Köylülerden Hatice Doğu ise geleneğin gelecek nesillere aktarılacağını belirterek, “Burada yetiştim. Kendimi bildim bileli bu şenliği yapıyoruz. Yapılmadığında buğdaylarımızdan verim alamadık. Sonra yapılmaya devam etti. Anne ve babamızdan bunları gördük. Bundan sonra da devam ettireceğiz. Allah’ın izniyle çocuklarımıza, torunlarımıza aktaracağız” diye konuştu.
Yusuf Beliren ise bu yıl yaklaşık 20 keçinin kesildiğini ve 7-8 kazan yemek hazırlandığını belirterek, “Civar köylerden ve Elazığ, Diyarbakır, Adana’dan gelen misafirlerimize yemek ikram ediyoruz. Bu gelenek yaklaşık 3-4 asırdır devam ediyor. Hangi dönem yapılmadığını bilmiyorum ama yapılmadığı sene içerisinde musibetler oldu, buğdaylar yandı. Büyüklerimiz de bu geleneğin yapılmadığı için musibetlerin meydana geldiğini düşünmüşler. Sonra aralıksız yapılmaya başlandı, bizler de sürdürüyoruz” dedi.