Atmosferdeki karbon emisyonu konsantrasyonunun yıllık artış hızında doğrudan rol oynayan El Nino ve La Nina olayları, bu artışın yıldan yıla ivme kazanmasına ya da yavaşlamasına yol açabiliyor. Araştırma detayları, bu yıl beklenen El Nino'nun küresel sıcaklık artışını 1,5 derece sınırında tutmayı hedefleyen senaryolardan uzaklaşılmasına neden olabileceğini gösteriyor.

EMİSYON KONSANTRASYONUNDA REKOR ARTIŞ BEKLENTİSİ

Analiz tahminlerine göre, karbon emisyonu konsantrasyonunun 2027'de bu yıla kıyasla 3,51 ppm (milyonda bir parça) artarak 432,2 ppm ile yeni bir zirve noktasına ulaşacağı hesaplanıyor. Söz konusu yükseliş, İngiltere Meteoroloji Ofisi tarafından bugüne kadar öngörülen en yüksek yıllık artış miktarı olarak kayıtlara geçti.

Bilim insanları El Nino etkisi olmadan gerçekleşebilecek emisyon düzeyini hesaplamak amacıyla deniz yüzeyi sıcaklığı değişimlerini dışarıda bırakan ayrı bir modelleme de yürüttü. Bu senaryoda artışın 2,57 ppm seviyesinde kalacağı tahmin edildi. İki model arasındaki fark, El Nino'nun atmosferik karbon birikimi üzerindeki doğrudan etkisini ortaya koydu.

EL NINO DOĞAL KARBON YUTAKLARINI ZAYIFLATIYOR

İngiltere Meteoroloji Ofisi Bilim İnsanı Emily Wright, konuya ilişkin değerlendirmesinde, emisyonlardaki uzun vadeli yükselişin temel belirleyicisinin insan faaliyetleri olmaya devam ettiğini bildirdi.

Normal şartlarda bitkiler, toprak ve okyanusların salınan karbon emisyonunun bir bölümünü absorbe ettiğini belirten Wright, El Nino dönemlerinde tropikal bölgelerdeki sıcak ve kurak koşullar sebebiyle doğal sistemlerin karbon emme kapasitesinin zayıfladığını ve atmosferde daha fazla karbondioksit biriktiğini vurguladı. El Nino sürecinde kuraklık riskinin arttığı bölgeler arasında Orta Amerika'nın belirli kesimleri, Batı Pasifik ülkeleri ve tropikal Güney Amerika öne çıkıyor.