Yeniçağ Gazetesi
22 Mart 2026 Pazar
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
E-Gazete

Zorbalıkla büyüdü, pes etmedi: Şimdi psikolog oldu

Sağlık sorunları nedeniyle okula gidemeyen, kilosu yüzünden zorbalığa uğrayan Gözen Durmuş, imkansızı başardı. Kendi kendine öğrendiği bilgilerle üniversiteyi kazanan ve hayata tutunan Durmuş, 212 kiloyla başladığı mücadelesini bugün bir uzman olarak sürdürüyor.

Zorbalıkla büyüdü, pes etmedi: Şimdi psikolog oldu - Resim: 1

Gözen Durmuş, hayatının ilk yıllarını kapalı kapılar ardında, gençlik dönemini ise toplumun eleştirel gözleri önünde yaşamak zorunda kaldı. Tartıda 212 kiloyu gördüğü dönemde, adeta dünyanın dışına itildiğini hissetti. Ancak o, çevresinin ona dayattığı kısıtlamalara boyun eğmeyi kabul etmedi.

50 kilo vererek 180 kilodan 130'a düşen Psikolog Gözen Durmuş bugüne kadar yaşadıkları zorlukları anlattı.

1 10
Zorbalıkla büyüdü, pes etmedi: Şimdi psikolog oldu - Resim: 2


Durmuş, "Psikoloğum, ama kendimi anlatırken yalnızca mesleğimi söylemek çoğu zaman yeterli olmuyor" diyerek şunları söyledi:

"Çünkü benim hikayem sadece bir meslek hikayesi değil, aynı zamanda beden üzerinden yargılanmış, dışlanmış ve buna rağmen hayata tutunmaya çalışan bir insanın hikayesi. Ben hayatımın büyük bir bölümünde örgün eğitim içinde okula gidememiş biriyim. İlkokul, ortaokul ve lise yıllarımı evde geçirmek zorunda kaldım. Birçok insan çocukluk yıllarında okullara gider, dershanelere gider, özel dersler alır. Benim böyle bir imkanım olmadı. Eğitim hayatımın büyük bölümünü evde, kendi başıma çalışarak geçirmek zorunda kaldım. Derslerimi kitaplardan, videolardan, bulabildiğim kaynaklardan öğrenmeye çalıştım. Kısacası ilkokuldan lise seviyesine kadar olan bilgiyi büyük ölçüde kendi kendime öğrenmek zorunda kaldım."

2 10
Zorbalıkla büyüdü, pes etmedi: Şimdi psikolog oldu - Resim: 3

Milliyet'ten Gonca Kocabaş'ın haberine göre, bir dönem 212 kiloya kadar ulaştığını söyleyen Durmuş, "Bu yalnızca bir sayı değildi. Bu sayı, toplumun sizi nasıl gördüğünü, nasıl dışladığını ve sizi nasıl yaşamın kenarına ittiğini belirleyen bir gerçeklik haline gelmişti. Çocukluğumdan itibaren zorbalık, dışlanma, bakışlar ve yalnızlıkla mücadele ettim. İnsanların sizi uzun uzun süzdüğü, bazen alay ettiği, bazen arkanızdan konuştuğu anlar hayatımın çok erken dönemlerinde başladı. Sokakta yürürken insanların bakışlarını hissedersiniz. Bazen gülüşmeler olur. Bazen arkanızdan sözler duyarsınız. Bir çocuk için bu deneyim çok ağırdır. Çünkü çocuklar kendilerini dünyanın merkezinde hisseder ve başlarına gelen şeyleri çoğu zaman kendileriyle ilgili sanırlar. Ben de uzun süre böyle düşündüm. ‘Bende bir sorun mu var?’ sorusu zihnimde çok uzun süre dolaştı" diye konuştu.

3 10
Zorbalıkla büyüdü, pes etmedi: Şimdi psikolog oldu - Resim: 4

Durmuş'un akademik yolculuğu, evde kendi çabalarıyla başladığı yabancı dil öğrenme süreciyle ivme kazandı. Merakının peşinden giderek videolar izledi, metinler çözümledi ve kelime dağarcığını zenginleştirdi. Bu deneyim ona hayati bir gerçeği fark ettirdi: Öğrenme arzusu diri kaldığı sürece, insan her koşulda kendine yeni bir yol inşa edebilirdi.

Üniversite sınavına girmeye karar verdi. Bu da yine kendi başına verdiği bir karardı. Kurslara gitmeden, örgün eğitim içinde olmadan kendi başına hazırlandı. Okudu, çalıştı, tekrar tekrar denedi ve sonunda psikoloji bölümünü kazandı.

4 10
Zorbalıkla büyüdü, pes etmedi: Şimdi psikolog oldu - Resim: 5

"Bu benim için yalnızca bir üniversite kazanmak değildi" diye konuşan Gözen Durmuş, "Bu, hayatın uzun bir döneminde dışlanmış ve görünmez hissetmiş bir insanın yeniden hayata dahil olmasıydı. Bugün psikolog olarak çalışıyorum ve özellikle beden algısı, zorbalık ve özsaygı konularında insanlara ulaşmaya çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki benim yaşadıklarım yalnızca bana ait bir hikaye değil. Bu, birçok insanın sessizce yaşadığı ama çoğu zaman anlatamadığı bir hikaye. Belki de hayatım bana en çok şunu öğretti. İnsanların sizi yok saydığı yerlerde bile var olmaya karar verebilirsiniz. Var olmak bazen büyük bir mücadeledir. Bazen sadece dışarı çıkabilmek, bir kaldırımda yürüyebilmek ya da insanların bakışlarına rağmen başınızı kaldırabilmek bile bir direniş haline gelebilir. Ve ben bugün hâlâ o direnişin içinden konuşuyorum" şeklinde konuştu.

5 10
Zorbalıkla büyüdü, pes etmedi: Şimdi psikolog oldu - Resim: 6

Gözen Durmuş, küçük yaşta ebeveynlerini kaybettiğini anlattı.

Durmuş, konuşmasında "Çocukluk yıllarımda kendimi çoğu zaman yalnız hissediyordum. Ama bu yalnızlık aynı zamanda beni çok gözlem yapan bir çocuğa dönüştürdü. İnsanları izlerdim. Davranışlarını anlamaya çalışırdım. İnsanların neden böyle davrandığını merak ederdim. Belki de psikolojiye olan ilgim biraz burada başladı. İnsanlar neden birbirlerine zarar verebilir? Neden bazı insanlar dışlanır? Neden bazı insanlar kabul edilir? Bu sorular zihnimde çok erken yaşlarda oluşmaya başladı. Kendimi hatırladığımda daha çok sessiz bir çocuk görüyorum. Ama o sessizlik içinde çok yoğun bir düşünme ve gözlem vardı. Bazen çocuklar konuşarak değil, bakarak ve düşünerek büyürler" ifadelerine yer verdi.

Bebeklik döneminden itibaren sağlık sorunlarıyla mücadele eden Durmuş bu süreçte çok doktor gezdi.

Durmuş, "Bedeniniz sanki tamamen sizin kontrolünüzde değilmiş gibi hissediyorsunuz. Başkaları sizin bedeniniz hakkında karar veriyor, tedaviler planlıyor ve sizin için en doğru yolu bulmaya çalışıyor. Küçük yaşta bu deneyimi yaşamak insanın kendi bedeniyle kurduğu ilişkiyi de etkiliyor" dedi.

6 10
Zorbalıkla büyüdü, pes etmedi: Şimdi psikolog oldu - Resim: 7

‘Toplumda kadınlık çoğu zaman çekicilikle eşitleniyor’ diye konuşan Durmuş, "Eğer toplumun ‘çekici’ kabul ettiği kalıpların dışındaysanız insanlar sizi kadın olarak bile görmeyebiliyor. Benim hayatımda da erkekler tarafından reddedilmek ya da terk edilmek gibi deneyimler oldu. Ama zamanla şunu fark ettim. Bu reddedilme aslında benim kimliğimle ilgili değildi. Bu, insanların dar güzellik algısıyla ilgiliydi. İnsan değeri bir beden ölçüsüne indirgenemez. Toplum sürekli size değişmeniz gerektiğini söylüyor. Ama aslında değişmesi gereken şey toplumun insanlara bakış biçimi" bilgisini paylaştı.

‘Yaşadığım deneyimler insanlara bakışımı kökten değiştirdi diyebilirim’ diyen Durmuş şunları söyledi: "Çünkü ben hayatın çok erken dönemlerinden itibaren insanların dışarıdan görmediği mücadeleleri deneyimledim. Birine baktığınızda onun yalnızca o anki görüntüsünü görürsünüz. Ama o görüntünün arkasında ne kadar büyük bir hikâye olduğunu çoğu zaman bilemezsiniz. Ben uzun yıllar insanların bakışlarının altında yaşadım. İnsanların size sadece bedeniniz üzerinden bakması, sizi tek bir özelliğe indirgemesi çok ağır bir deneyim. Bu yüzden bugün biriyle karşılaştığımda ilk baktığım şey dış görünüşü değil, o insanın hikâyesi oluyor. Belki de bu yüzden psikoloji benim için yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir anlam arayışı. İnsanların görünmeyen yaralarını, anlatamadıkları hikâyelerini ve iç dünyalarını anlamaya çalışıyorum."

7 10
Zorbalıkla büyüdü, pes etmedi: Şimdi psikolog oldu - Resim: 8


İlkokul, ortaokul ve liseyi örgün eğitim içinde okuyamadığını anlatan Durmuş şunları anlattı:

"Hayatımın büyük bir kısmı evde geçti. Ama buna rağmen öğrenme isteğim hiç bitmedi. Kendi kendime çalışarak, okuyarak ve kendimi geliştirerek üniversite sınavına hazırlandım. Sonunda örgün eğitimle psikoloji bölümünü kazandım. Bu benim için yalnızca bir üniversite kazanmak değildi. Bu, yıllarca dışlanmış ve hayatın dışında kalmış hisseden bir insanın yeniden hayata dahil olmasıydı. Bugün hâlâ kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Mesleki eğitimlerime, terapi ekol eğitimlerime devam ediyorum. Çünkü ben hayatımın her alanını öğrenmeye ve gelişmeye adamış biriyim. Yaşadıklarım bana şunu öğretti. İnsanların hikâyeleri görünenden çok daha büyük ve çok daha derindir. Bu yüzden mesleğimde en çok önemsediğim şey empati. Empati benim için bir teknik değil, bir yaşam deneyimi."

8 10
Zorbalıkla büyüdü, pes etmedi: Şimdi psikolog oldu - Resim: 9

Zorbalık yaşayan çocuklara ve gençlere seslenen Gözen Durmuş, "Yaşadığınız şey sizin değerinizi belirlemez" diyen konuştu."

Durmuş, "Zorbalık insanın kendisine bakışını çok derinden etkileyebilir. Çünkü çocukluk döneminde insan başkalarının söylediklerini çok kolay içselleştirir. İnsanlar size sürekli aynı şeyi söylediğinde bir süre sonra buna inanmaya başlayabilirsiniz. Ben de uzun süre insanların söylediklerinin doğru olabileceğini düşündüm. Ama zaman içinde şunu fark ettim. İnsanlar çoğu zaman bilmedikleri şeyler hakkında çok rahat konuşabilirler" dedi.

9 10
Zorbalıkla büyüdü, pes etmedi: Şimdi psikolog oldu - Resim: 10

Bugün geriye dönüp küçük Gözen’e bakabildiğinde ona söylemek istediği çok şey olduğunu dile getiren Gözen Durmuş son olarak şunları söyledi:

"O küçük kız uzun süre kendini yalnız hissetti. İnsanların bakışlarından çekindi. Dışarı çıkmak istemedi. Kendini dünyadan uzak tuttuğu zamanlar oldu. Ona şunu söylemek isterdim. Şu an yaşadığın şeyler çok ağır görünüyor olabilir. Kendini çok yalnız hissediyor olabilirsin. Ama bu hikâye burada bitmeyecek. Bir gün insanlar seni yalnızca bedeninle değil, düşüncelerinle ve emeğinle tanıyacak. Bir gün insanların seni dışladığı yerlerde başkalarına destek olan biri olacaksın. Bir gün psikolog olacaksın. İnsanların hikâyelerini dinleyeceksin. Onların yaralarına dokunacaksın. Ve belki de en önemlisi, senin yaşadığın yalnızlık başka insanların yalnız olmadığını hissetmesine yardımcı olacak. Bugün geldiğim noktada şunu çok net görüyorum: Bazen insanın en zor deneyimleri onun en güçlü tarafını inşa eder. Sen kırık, eksik değilsin. Sen sadece farklı bir yol yürüyorsun. Ve o yol bir gün başka insanlara ışık olacak."

10 10
Kaynak: Diğer