ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı sivil alt yapılarını vurmakla tehdit etti. İran'ın İsrail-ABD saldırılarına karşı misillemeleri devam ederken, rejimi değiştiremeyen Trump 'zafer' ilan etti. Savaşı önümüzdeki haftalarda bitireceğini belirten Trump, "Ağır bir darbe daha vuracağız. Eğer anlaşma sağlamazlarsa bütün elektrik santrallerini tek tek vuracağız" dedi.
Uzmanlar ise sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası hukuk açısından savaş suçu ve insanlığa karşı suç tartışmalarını gündeme getirebileceği uyarısında bulunuyor.
'ÇOK SERT BİR DARBE İNDİRECEĞİZ'
Beyaz Saray’da yaptığı konuşmada İran’a karşı başlatılan “Destansı Öfke Operasyonu”nun hedeflerinin büyük bölümüne ulaştığını savunan Trump, ABD’nin İran’daki askeri kapasiteyi ciddi şekilde zayıflattığını ileri sürdü. Operasyonun sona yaklaştığını dile getiren Trump, “Amerika’nın İran’daki tüm askeri hedeflerini çok kısa bir süre içinde tamamlama yolundayız. Ancak önümüzdeki 2–3 hafta içinde çok sert bir darbe indireceğiz.” dedi.
Trump konuşmasında, İran’ın enerji altyapısını da hedef alabileceklerini açıkça dile getirdi. ABD Başkanı, “Bu süre zarfında bir anlaşma sağlanamazsa elektrik santrallerinin her birini vuracağız.” ifadelerini kullandı. İran’ın petrol tesislerini ise “İran halkına bir şans vermek” amacıyla hedef almayacaklarını söyledi.
“İRAN’I TAŞ DEVRİ’NE GERİ GÖNDERECEĞİZ”
Trump, askeri operasyonların İran’ın kapasitesini büyük ölçüde yok ettiğini öne sürerek saldırıların amacının İran’ı “ait olduğu yere, Taş Devri’ne geri göndermek” olduğunu savundu. ABD Başkanı ayrıca İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn’e destekleri için teşekkür etti.
Trump, ABD’nin müttefiklerine savunma desteği vermeyi sürdüreceğini belirterek, operasyonların “çok hızlı şekilde tamamlanacağını” söyledi.
Uluslararası hukuk tartışması
Trump’ın özellikle elektrik santrallerini hedef alma tehdidi, uluslararası hukuk açısından ciddi tartışmalara yol açtı. Uluslararası insancıl hukuk kurallarına göre elektrik üretim tesisleri çoğu zaman sivil yaşam için kritik altyapı olarak kabul ediliyor.
Elektrik altyapısının hedef alınması;
hastanelerin çalışamaz hale gelmesi,
su ve kanalizasyon sistemlerinin devre dışı kalması,
gıda üretimi ve dağıtımının aksaması
gibi sonuçlara yol açabiliyor.
Bu nedenle geniş çaplı altyapı saldırıları, siviller üzerinde öngörülebilir ve ağır sonuçlar doğurması halinde “sivillere yönelik orantısız saldırı” kapsamında değerlendirilerek savaş suçu tartışmalarını gündeme getirebiliyor.
Hürmüz Boğazı mesajı
Trump konuşmasında ayrıca enerji güvenliğine ilişkin dikkat çeken bir çağrıda bulundu. ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrole ihtiyaç duymadığını savunan Trump, bu petrolü kullanan ülkelerin boğazın güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu söyledi.
ABD Başkanı, NATO ülkelerinin boğazı “kolaylıkla kontrol altına alabileceğini” iddia ederek, gerekmesi halinde Washington’un müttefiklerine destek vereceğini kaydetti.
Trump ayrıca ABD’nin Rusya ve Suudi Arabistan’ın toplamından daha fazla petrol rezervine sahip olduğunu ileri sürerek, Washington’un Orta Doğu petrolüne bağımlı olmadığını savundu. Buna rağmen ABD’nin bölgede bulunmasının temel nedeninin “müttefiklerine destek vermek” olduğunu dile getirdi.