ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırının ardından savaş 33’üncü gününe girerken, Orta Doğu’da tansiyon düşmek yerine giderek yükseliyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması ise yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte bir krizi tetikledi. Enerji arzında yaşanan aksama, petrol fiyatlarını hızla yukarı taşıdı.
Trump’ın çelişkili açıklamaları petrol fiyatını vurdu: 105 doları geçti
Orta Doğu'daki savaşta Hürmüz Boğazı’nın kapanması küresel enerji piyasalarını sarstı. Brent petrol fiyatları 103 dolara yükselirken, Trump’ın çelişkili açıklamaları ve olası kara harekatı ihtimali bölgedeki tansiyonu daha da artırıyor.
PETROL FİYATLARINDA SERT DALGALANMA
Küresel piyasalarda etkisini hissettiren kriz, enerji fiyatlarını doğrudan etkiledi. Brent petrol, salı günü yüzde 3,2’lik düşüşün ardından yeniden yükselerek varil başına 105 doların üzerine çıktı. ABD ham petrolü ise 103 dolar seviyelerinde işlem görmeye devam ediyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizliğin fiyatlar üzerindeki baskıyı sürdüreceğini belirtiyor.
TRUMP’TAN ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR
ABD Başkanı Donald Trump, gazetecilere yaptığı açıklamada ABD’nin iki ila üç hafta içinde İran’dan çekilebileceğini ifade etti. Trump, Tahran ile bir anlaşmaya varılabileceğini ancak bunun savaşın sona ermesi için şart olmadığını söyledi.
Trump’ın açıklamalarındaki dalgalı ton dikkat çekiyor. Bir yandan İran ile anlaşmanın yakın olduğunu dile getirirken, diğer yandan askeri operasyonların genişletilebileceği sinyalini veriyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise Trump’ın çarşamba günü İran hakkında ulusa sesleniş konuşması yapacağını duyurdu.
ENERJİ TESİSLERİ ZARAR GÖRDÜ
Savaşın kısa sürede sona ermesi ihtimali gündeme gelse de sahadaki hasar ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Özellikle enerji altyapısına yönelik saldırılar, bölgedeki üretim ve sevkiyat kapasitesini olumsuz etkiledi. Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’nda normal akışın yeniden sağlanması zaman alacak.
KARA HAREKÂTI ENDİŞESİ PİYASALARI GERİYOR
Piyasalardaki en büyük endişe ise ABD’nin İran’a yönelik olası bir kara harekâtı başlatma ihtimali. Bölgeye doğru hareket eden üçüncü ABD uçak gemisi taarruz grubu, bu ihtimali güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.
ABD yönetimi, İran ile yürütülen temaslara dair net bilgi vermezken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Al Jazeera’ye yaptığı açıklamada ABD’nin Orta Doğu temsilcisinden mesajlar aldıklarını ancak resmi bir müzakere yürütülmediğini söyledi. Tahran yönetimi ise Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğin korunması gibi kritik şartları masaya koyuyor.
ABD-İSRAİL-İRAN SAVAŞINDA 32. GÜN
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, eski İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.
İlk 32 günde savaş, ABD ve İsrail’in İran’ın nükleer ve askeri tesislerini hedef almasıyla başladı. Saldırılarda İranlı üst düzey askeri yetkililer ve bilim insanlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi hayatını kaybetti. İran ise balistik füzeler ve İHA’larla İsrail’de askeri üsleri ve bazı şehirleri vurdu, sivil kayıplar yaşandı.
Çatışmalar Basra Körfezi’ne kadar yayıldı. İran, Hürmüz Boğazı’nı kapatarak petrol sevkiyatını durdurdu ve küresel krizi derinleştirdi. ABD güçleri İran’daki hava savunma sistemleri, füze üsleri ve enerji altyapısını hedef aldı. Karşılıklı saldırılarda limanlar, rafineriler ve askeri noktalar zarar gördü, bölgedeki tansiyon hızla küresel krize dönüştü.