İnsanlığın son yüzyılda ürettiği karbon kirliliğinin çeyreğini ve aşırı ısının yüzde 90’ından fazlasını bir sünger gibi emen Güney Okyanusu, artık kapasitesinin sonuna geldi.
Okyanusun derinliklerinde 'saatli bomba' kuruldu: iklim felaketinde korkutan senaryo
Bilim dünyası, 15 Ekim 2025 tarihli GEOMAR araştırmasıyla sarsıldı. Veriler, insanlık emisyonları sıfırlasa bile okyanusun derinliklerine hapsolmuş devasa ısının yüzyıllar sonra yüzeye fışkırarak küresel ısınmayı yeniden başlatacağını kanıtladı.
GEOMAR Helmholtz Okyanus Araştırma Merkezi'nden Dr. Ivy Frenger liderliğinde yürütülen çalışma, iklim modellerindeki en büyük "kör noktayı" gün yüzüne çıkardı. Frenger, bu kör noktayı 'Gecikmeli Termal Şok' olarak tanımladı.
Gelişmiş iklim modelleriyle yapılan simülasyonlar, önümüzdeki 70 yıl içinde dünyayı soğutmayı başarsak bile, derinlerde biriken ısının bir gün aniden serbest kalacağını gösteriyor.
Bu durum, atmosfere yeni sera gazı salınmasa dahi gezegenin "alttan kaynamaya" devam edeceği anlamına geliyor.
Felaketin merkezinde, güneş ışınlarını yansıtan deniz buzlarının (Albedo Etkisi) hızla erimesi yatıyor. Buzullar eriyip yerini koyu renkli sulara bıraktıkça, okyanus daha fazla ısı emiyor ve bu enerjiyi derin tabakalara hapsediyor.
Doğal tahliye yolları tıkanan bu devasa enerji, gelecekteki ani patlama için korkutucu bir potansiyel biriktiriyor.
Araştırmaya göre, bu termal geri tepmenin faturası tüm dünyaya eşit kesilmeyecek. Okyanus akıntıları nedeniyle, ısının yüzeye fışkıracağı ana merkez olan Güney Yarımküre (Küresel Güney), kuzeye kıyasla çok daha uzun süreli ve şiddetli bir kavrulma dönemi yaşayacak.