Pek çok mirasçı, "Ben bu evde oturuyorum, satılmasına izin vermiyorum" diyerek süreci engelleyebileceğini düşünüyor. Ancak hukuk sistemi bu konuda oldukça net. Ortak bir mal üzerinde taraflardan biri çözüm istiyorsa, diğer ortakların rızası aranmaksızın mahkemeye başvurma hakkı bulunuyor.
Kardeşler arası miras paylaşımında herkes yanlış biliyor: Vakit kaybetmeyin
Miras kalan bir evin paylaşımı konusunda kardeşler arasında çıkan anlaşmazlıklar, günümüzde en sık rastlanan hukuki vakaların başında geliyor. Uzmanlar, bu kördüğümü çözecek tek yolun "Ortaklığın Giderilmesi Davası" olduğunu vurguluyor.
Mirasçılardan sadece birinin bile "Ben bu malı bölüşmek istiyorum" demesi, davanın açılması için yeterli sebep sayılıyor.
Mahkeme, dava konusu olan malın bölüştürülüp bölüştürülemeyeceğine bakar. Ancak söz konusu bir daire veya müstakil ev olduğunda "fiziki paylaşım" mümkün olmadığı için satış kararı kaçınılmaz hale gelir.
Açık Artırma Usulü: Mahkeme evin satışına karar verdiğinde, işlem İcra Dairesi aracılığıyla gerçekleştirilir.
İhale Yoluyla Satış: Taşınmaz, açık artırma yöntemiyle satışa çıkarılır.
Payların Dağıtımı: Satıştan elde edilen net gelir, masraflar düşüldükten sonra tüm hissedarlara tapudaki payları oranında adil bir şekilde dağıtılır.
Hukukçular, ikna çabalarının sonuç vermediği durumlarda "beklemenin" çözüm olmadığını hatırlatıyor. Ortaklık devam ettiği sürece mülkiyet üzerindeki hak iddiaları aile içi huzursuzluğu artırabiliyor.
Eğer taraflar arasında rızai bir satış (anlaşarak satış) mümkün değilse, hukukun gösterdiği yol olan yargı süreci, mülkiyet üzerindeki el birliği mülkiyetini sona erdirmenin tek yasal yolu olarak öne çıkıyor.