Yoğun bakımda uzun süredir tedavi gören Fatih Ürek'ten acı haber geldi. Tüm çabalara rağmen kurtarılamayan sanatçı, 59 yaşında hayata veda etti.
Fatih Ürek'in vasiyeti ortaya çıktı: ‘Hayatımda en çok istediğim şey’ diyerek açıklamış…
15 Ekim 2025'te evinde birden fenalaşarak hastaneye kaldırılan ve yoğun bakıma alınan sanatçı Fatih Ürek'ten üzücü haber geldi. 107 gün süren yaşam savaşını kaybeden 59 yaşındaki ünlü şarkıcı Fatih Ürek'in vasiyetini açıkladığı ortaya çıktı.
Vefatını, menajeri ve yakın arkadaşı Mert Siliv yazılı basın açıklamasıyla duyurdu.
Mert Siliv, "20 yıllık dostumu ve aynı zamanda menajerlik yaptığım çok kıymetli sanatçı Fatih Ürek'i, 4 buçuk aylık uğraştığımız süreçten sonra kaybettik." sözlerini kullandı.
MİLYONLARIN KALBİNDE İZ BIRAKTI
Sahne enerjisi, özgün tarzı ve televizyon programlarıyla milyonlarca insanın sevgisini kazanan Fatih Ürek'in ölümü sevenlerini derin üzüntüye boğdu.
VASİYETİ ORTAYA ÇIKTI
Merakla beklenen vasiyeti gün yüzüne çıktı. İki yıl önce bir televizyon programında samimi açıklamalar yapan Ürek, belgesel teklifi aldığını belirtmiş ve vasiyetinden bahsetmişti.
''HAYATIMDA EN ÇOK İSTEDİĞİM ŞEY''
"Vasiyetini yazdın mı?" sorusuna Ünlü sanatçı şöyle yanıt vermişti: '' Aslında bir yerde yazdım bir yerlerde duruyor galiba ama her sene bir şey değişiyor. Kendi adıma bir vakıf istiyorum. Bir şey olsun bir hayır olsun. Hayatımda en çok istediğim şey benim adıma bir okul yaptırmak. Okul olsun istiyorum. Okullarımıza ihtiyacımız var. Ben çocukları görünce ağlıyorum. Yaşım geçti ondan mı acaba''
''GÖNLÜMÜ ÇOK KIRDILAR''
Sohbetin ilerleyen kısmında "Bana bir şey olursa şunlar mezarıma gelmesin diyeceğin insanlar var mı?" sorusuna ise; ''Diyebilirim. Camiadan değil, camiayı saymıyorum bile. Gönlümü kıran çok insanlar var. Camiadan değil ama benim gönlümü çok kırdılar. Çünkü ben salaklık derecesinde safım'' diye konuşmuştu.
SON SÖZLERİ YÜREK BURKTU
Ölümüyle sevenlerini yasa boğan sanatçının programdaki son konuşmaları sosyal medyada yeniden gündem yarattı.
"HER ŞEYDEN ÇOK SIKILDIM"
Bir yayında Ürek şunları paylaşmıştı: "Her şeyden çok sıkıldım. İnanın sıkıldım, çok sıkıldım. Trafikten sıkıldım, insanlardan sıkıldım. İnsanlar kötüler. Kimseyi görmek istemiyorum, kimseyle görüşmek istemiyorum. Ben diyorum şimdi çok mutluyum. Hepsi sahte geliyor bana gerçekten kusura bakmayın. Ben bir şey itiraf edebilir miyim"
DERİN ÖMRÜMÜN SON TÜKENİŞLERİ"
"Gerçekten eğer ben sahneye devam edemezsem, bir şekilde bu hayatta olamazsam herhalde derim ömrümün son tükenişleri olur. Biterim gibi geliyor bana. Çünkü başka bir amaç kalmıyor. Dışarıdaki gibi değilim. Süslü püslüyüm ama evde yırtık tişörtle bile oturuyorum. Ben çok yalnız bir adamım."
"YAŞAMAK İSTEMİYORUM"
Başka bir programda söylediği "Yaşamak istemiyorum" ifadesi vefatının ardından sosyal medyada viral oldu.
"ZEMZEM SUYU İÇİRDİM, YÜZÜNÜ YIKADIM"
Menajeri Mert Siliv son anları anlattı:
Siliv, "Hepimiz Allah'tan geldik ve Allah'a döneceğiz. Allah onun mekanını cennet eylesin. Dualarınızı bekliyorum. Zemzem suyunu ben içirdim. Yüzünü yıkadım. Bebek gibiydi" dedi.
FATİH ÜREK KİMDİR?
59 yaşında aramızdan ayrılan Ürek'in hayat öyküsü ilgi çekti. Fatih Ürek, 3 Nisan 1966'da Erzurum'da dört çocuklu ailenin tek erkek evladı olarak doğdu.
Kasap babası, üç kızdan sonra gelen oğlu için 40 büyükbaş hayvan kesip komşulara dağıttı. Doğumu ailede büyük mutluluk yarattı. Annesi hamileyken rüyasında Fatih Sultan Mehmet'i gördüğü için çocuğuna bu ismi verdi; göbek adı da "Sultan Mehmet" oldu.
Aile, Ürek 1 yaşındayken Bursa'ya taşındı. Ancak babasının işleri bozuldu ve iflas etti.
BABASI İFLAS EDİNCE HER ŞEY DEĞİŞTİ
Evin tek erkeği olarak 6 yaşında çalışmaya başlayan Ürek, sanat öncesi kumaşçı, kuşçu, mobilyacı ve züccaciyelerde zor şartlarda emek verdi.
KORKUDAN FELÇ GEÇİRDİ
İflas sonrası alkole başlayan babası annesine şiddet uygulamaya başladı. Ürek, çocukken babasının annesini dövdüğü bir anda korkudan felç geçirdiğini anlatmıştı.
Tiyatro sevgisiyle 15 yaşında Bursa Devlet Tiyatrosu figüran kadrosuna giren Ürek, 20 yaşına dek burada çalıştı. Mahir Canova'dan ders aldı, Erkan Can'dan akıl hocalığı gördü.
Geçim sıkıntısı çekse de tiyatroda mutluydu. Sonra müzik sahnesine yöneldi ve Bursa'da sahne almaya başladı.
MÜZİK HAYATINA DOKUNDU, HER ŞEY DEĞİŞTİ
1993'te çıkan ilk albümü "Yaktı Yaktı" ile fantezi-pop tarzı ve şovlarıyla tanındı. "Hadi Hadi", "Sus", "Hala Hala", "Hayde" hitleri büyük başarı getirdi.
Dizi ve filmlerde rol aldı. Özellikle "Gelinim Mutfakta" sunuculuğu ve çeşitli yarışmalardaki jüri görevleriyle ekranların sevilen ismi oldu.
MİDE AMELİYATI YÜZÜNDEN ÖLÜMDEN DÖNMÜŞTÜ
2015'te fazla kilolar için yaptırdığı mide ameliyatı sonrası septik şok geçirerek ölümden döndü. Hızla zayıflasa da sağlığı o dönemden itibaren bozulmaya başladı.
TAZİYE MESAJLARI ARD ARDA GELDİ
Türk eğlence dünyasının en renkli isimlerinden Fatih Ürek'in vefatı sanat camiasını yasa boğdu. Üç buçuk aydır süren mücadelesini kaybeden sanatçının ardından dostları ve meslektaşları, sadece bir müzisyeni değil, çok değerli bir arkadaşı kaybetmenin acısını paylaştı.
Fatih Ürek, kariyeri boyunca enerjik sahne performansları ve samimi kişiliğiyle tanınsa da, bazı dönemlerde magazin dünyasında çarpıcı polemiklere konu oldu. En dikkat çekenler genellikle meslektaşlarıyla yaşanan gerilimler ve sağlık sürecindeki iddialardı.
En bilinen polemiklerden biri, Demet Akalın ile uzun yıllar süren küslük ve tartışmalardı. Bir dönem "çevresinde sadece yancıları istiyor" gibi sert ifadelerle birbirlerini eleştiren ikili, 2025'te Ürek'in hastalığı sırasında barıştı. Demet Akalın, "Fatih Ürek ile iyi ki barıştım, kimseyle küs kalmak istemiyorum" diyerek duygusal bir açıklama yaptı ve bir kişi daha kaldığını ima etti. Bu barışma, magazin gündeminde geniş yer buldu.
Başka bir olay, Erzurum kökenli olması nedeniyle "en ünlü Dadaş" anketlerinde din adamlarının yanında yer almasıydı. Bazı Erzurumlular bunu tepkiyle karşılayıp siteden fotoğrafının kaldırılmasını sağladı; bu da yerel bir tartışma yarattı.
Ancak en çok konuşulan polemikler, 15 Ekim 2025'te kalp krizi geçirip yoğun bakıma alınmasından sonra yaşandı. Yaklaşık 3,5 ay süren yaşam mücadelesi sırasında (ve vefatından sonra) aile içi miras kavgası iddiaları patlak verdi. Nihat Doğan gibi isimler, hastane koridorlarında ablası Selvi ile Almanya'daki ablası Nurgül arasında gerilim çıktığını, miras için tartışma yaşandığını öne sürdü. Yakın dostu Ayşe Kazancı'nın evdeki mücevherleri kaydedip güvenceye aldığı bile iddia edildi.
Menajeri Mert Siliv bu haberleri "asılsız ve çirkin" diye yalanladı, zayıflama iğneleri veya borç gibi diğer söylentileri de reddetti.
Vefatının ardından (30 Ocak 2026) Selin Ciğerci'nin hastane çıkışındaki sözleri "manidar" bulunup aile göndermesi olarak yorumlandı; Gülben Ergen gibi isimlerden de "bezdirenleri unutmayacağım" tarzı sert tepkiler geldi. Bu iddialar, Ürek'in yalnızlık itiraflarıyla birleşince magazin dünyasında büyük yankı uyandırdı.