Yeniçağ Gazetesi
04 Nisan 2026 Cumartesi
İstanbul 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
E-Gazete

Ezber bozan İmamoğlu anketi: Davalar hukuki mi görülüyor, siyasi mi?

Veri Enstitüsü Direktörü Dr. Erman Bakırcı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının üzerinden geçen 1 senede, yargılandığı davaların hukuki mi yoksa siyasi mi algılandığını paylaştı. Davaların "hukuki" zeminde olduğu inancı arttı.

Yunus Arıkan Yunus Arıkan
Ezber bozan İmamoğlu anketi: Davalar hukuki mi görülüyor, siyasi mi? - Resim: 1

Dr. Erman Bakırcı'nın ortaya koyduğu çalışma, İBB davalarının geride kalan bir yıl içerisinde vatandaşa yansımasının nasıl değiştiği olacak.

1 9
Ezber bozan İmamoğlu anketi: Davalar hukuki mi görülüyor, siyasi mi? - Resim: 2

Mart 2025'te Ekrem İmamoğlu tutuklandığında, toplumun yüzde 65'i bu hamleyi doğrudan "hükümetin muhalefete baskı girişimi" olarak okudu. Endişe, umutsuzluk ve öfke hızla yayıldı. Bir yıl sonra aynı soruları sorduğumuzda ortaya çıkan tablo ise ilk bakışta bir yumuşamaya işaret ediyor. Ancak bu değişimin gerçek bir normalleşmeye mi, toplumun süreçle kurduğu duygusal ve siyasal mesafenin artmasına mı, yoksa toplumun bir bölümünün kanaatini yeniden gözden geçirmesine mi karşılık geldiğini anlamak için verilere daha yakından bakmak gerekiyor.

2 9
Ezber bozan İmamoğlu anketi: Davalar hukuki mi görülüyor, siyasi mi? - Resim: 3

Endişe, öfke ve umutsuzluk azaldı; şaşkınlık ve umursamazlık arttı

Rakamlar sert: Bir yıl önce yüzde 51 olan endişe yüzde 29’a, yüzde 29 olan öfke 17’ye, yüzde 40 olan umutsuzluk 27’ye düşmüş. Buna karşılık şaşkınlık yüzde 16’dan 26’ya, umursamazlık yüzde 12’den 18’e çıkmış. Bu kayma, ilk bakışta bir rahatlama gibi görünebilir; ama daha dikkatli bakınca, meseleye verilen tepkinin ya da meseleye ilişkin kurulan duygusal ilişkinin değiştiğini düşündürüyor. Verideki duygu dağılımı da tam bunu söylüyor: Sert duygular gerilerken daha muğlak, daha belirsiz, daha mesafeli duygular öne çıkıyor.

3 9
Ezber bozan İmamoğlu anketi: Davalar hukuki mi görülüyor, siyasi mi? - Resim: 4

Siyasi algısından hukuki algısına +

En dikkat çekici kayma burada: Tutuklamayı “tamamen siyasi” bulanlar yüzde 46’dan 27’ye düşmüş. “Tamamen hukuki” diyenler yüzde 12’den 21’e çıkmış. Siyasi algı toplamı 16 puan gerilerken, hukuki algı 10 puan artmış. Aynı tabloda kararsızların da yükselmesi, bu değişimin tek yönlü okunamayacağını gösteriyor. Veri burada hem sahici kanaat değişimlerine hem de kanaat belirtme biçimindeki bulanıklaşmaya aynı anda işaret ediyor olabilir.

4 9
Ezber bozan İmamoğlu anketi: Davalar hukuki mi görülüyor, siyasi mi? - Resim: 5

İmamoğlu paradoksu: Duvarların ardındaki lider

Siyasal talep bu şekilde aşınırken, talebin potansiyel taşıyıcısı olan İmamoğlu figürü nasıl bir seyir izliyor? Cezaevinde geçirdiği bir yılın ardından, Ekrem İmamoğlu'nun toplum nezdindeki liderlik figürü sizce ne yönde değişti? Diye sorduğumuzda toplumun yüzde 41’i "mağduriyet etkisiyle güçlendi" diyor; CHP ve DEM seçmeninde bu oran daha da yükseliyor. Hatta iktidar blokunda bile kayda değer bir kesim bunu kabul ediyor. Bu, tutukluluğun İmamoğlu'nun siyasal figürünü daraltmaktan çok, belli ölçüde büyüttüğünü gösteriyor. Ancak verideki bir başka ayrıntı bu büyümenin sınırlarını da ortaya koyuyor: "Sadece kendi seçmen kitlesinde arttı" diyenler ile "etkisi zayıfladı" diyenler küçümsenmeyecek düzeyde. Karşımızda herkesi kuşatan bir liderleşme değil, sembolik etkisi genişleyen ama siyasal karşılığı henüz sabitlenmemiş bir figür var.

5 9
Ezber bozan İmamoğlu anketi: Davalar hukuki mi görülüyor, siyasi mi? - Resim: 6


İmamoğlu paradoksu: Duvarların ardındaki lider

Siyasal talep bu şekilde aşınırken, talebin potansiyel taşıyıcısı olan İmamoğlu figürü nasıl bir seyir izliyor? Cezaevinde geçirdiği bir yılın ardından, Ekrem İmamoğlu'nun toplum nezdindeki liderlik figürü sizce ne yönde değişti? Diye sorduğumuzda toplumun yüzde 41’i "mağduriyet etkisiyle güçlendi" diyor; CHP ve DEM seçmeninde bu oran daha da yükseliyor. Hatta iktidar blokunda bile kayda değer bir kesim bunu kabul ediyor. Bu, tutukluluğun İmamoğlu'nun siyasal figürünü daraltmaktan çok, belli ölçüde büyüttüğünü gösteriyor. Ancak verideki bir başka ayrıntı bu büyümenin sınırlarını da ortaya koyuyor: "Sadece kendi seçmen kitlesinde arttı" diyenler ile "etkisi zayıfladı" diyenler küçümsenmeyecek düzeyde. Karşımızda herkesi kuşatan bir liderleşme değil, sembolik etkisi genişleyen ama siyasal karşılığı henüz sabitlenmemiş bir figür var.

6 9
Ezber bozan İmamoğlu anketi: Davalar hukuki mi görülüyor, siyasi mi? - Resim: 7

Bir yıllık değişim birlikte okunduğunda, ilk dönemdeki sert tepkinin zamanla zayıfladığı, fakat bütünüyle ortadan kalkmadığı görülüyor. Öfke ve endişe gerilemiş olsa da adalet, ifade özgürlüğü ve ülkenin gidişatına ilişkin memnuniyetsizlik sürüyor.

7 9
Ezber bozan İmamoğlu anketi: Davalar hukuki mi görülüyor, siyasi mi? - Resim: 8

Adalet sistemine güven, ifade özgürlüğü algısı ve ülke gidişatına dair memnuniyet bir yıl sonra da düşük kalmaya devam ediyor. Bu üçü birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo, bir rahatlamadan çok sessizleşmiş ama dağılmamış bir gerilime işaret ediyor.

Toplumun bir kısmı hatırlıyor, öfkeleniyor, talep ediyor. Giderek büyüyen bir kısmı ise daha temkinli bir pozisyona yerleşiyor ya da bu olayı ilk döneme göre farklı değerlendirmeye başlıyor. Bir yıl önce yüzde 51 olan endişe bugün yüzde 29; ama endişeyi doğuran koşullar yerinde duruyor. Sorun çözülmedi; sorunla kurulan ilişkinin biçimi değişti.

8 9
Ezber bozan İmamoğlu anketi: Davalar hukuki mi görülüyor, siyasi mi? - Resim: 9

Ancak bu değişimi yalnızca bir kayıp olarak okumak da kolay değil. Bir yıl boyunca İmamoğlu’nun kamusal görünürlüğü ciddi biçimde sınırlandı, gündem defalarca değişti, ekonomik baskılar sürdü. Buna rağmen yüzde 41'i onu mağduriyetle güçlenmiş bir ulusal lider olarak görüyor, adalet sisteminin eşit işlemediğini düşünenlerin oranı açık bir çoğunluk oluşturuyor. Bu koşullar altında bir yıl sonra hâlâ bu düzeyde bir itiraz ve sorgulamanın sürmesi, aslında toplumsal hafızanın ve tepkinin sanıldığından daha dirençli olduğuna da işaret ediyor.

Yine de bu direnç ile yorgunluk arasındaki gerilim dikkatle izlenmeli. Çünkü bir toplumun asıl sınavı, yalnızca öfkelenme kapasitesinde değil; o öfkeyi hangi mesele karşısında, ne kadar sürdürebildiğinde yatıyor.

Bir yılın sonunda gördüğümüz şey tam da şu: sönmüş bir kor değil, üstüne kül düşmüş bir sıcaklık. Dostoyevski’nin sezgisi belki bugün de geçerli; insan birçok şeye alışıyor; ama bazı durumlar alışıldık hale geldiğinde ortadan kalkmıyor, yalnızca külün altında yanmaya devam ediyor.

9 9
Kaynak: Haber Merkezi