Oregon eyaletindeki mağaralarda bulunan ve sadece birkaç santimetrekarelik alana sahip iki geyik derisi parçası, şimdiye dek ortaya çıkarılan en eski “dikili” giysi izi olma özelliği taşıyor.
12 bin 400 yıl önce dikilmiş giysi: İnsanlık tarihinin en eski iğne izi ortaya çıktı
ABD’nin Oregon eyaletindeki mağaralarda keşfedilen 12.400 yıllık geyik derisi parçaları, insanlık tarihindeki en eski dikili giysi kanıtı kabul ediliyor.
Araştırmacılar, bu parçaların yaklaşık 12.400 yıl öncesine tarihlendiğini ve önceki rekoru yaklaşık 9.000 yıl geride bıraktığını belirtiyor.
Bulgular, Geç Pleyistosen döneminde insanların sert iklim koşullarına karşı gelişmiş giyim ve avcılık teknolojileri geliştirdiğini gösteren doğrudan fiziksel kanıt sunuyor.
Science Advances dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, dikiş izleri taşıyan bu “dikilmiş post” kalıntıları, bilinen en eski örnekler arasında yer alıyor.
Tarihteki En Eski Dikili Giysi Örneği Radyokarbon Tarihleme Yöntemiyle İncelendi
Araştırma ekibi, parçaların yaşını radyokarbon tarihleme teknikleriyle belirlerken, derinin hangi hayvana ait olduğunu anlamak için Zooarchaeology by Mass Spectrometry (ZooMS) gibi gelişmiş taksonomik yöntemler kullandı.
Bilim insanları, arkeolojik kayıtlarda bu tür teknolojilere ait fiziksel buluntuların son derece nadir olduğunu vurguluyor; çünkü giysi, ip ve bitkisel lif gibi organik malzemeler zamanla kolayca yok oluyor.
Soğuk İklimde Hayatta Kalmak Gerçek Bir Meydan Okumaydı
Makale, modern insanların yaklaşık 45.000 yıl önce 45° kuzey enleminin üzerindeki soğuk bölgelerde kalıcı yerleşim kuran tek insansı tür haline geldiğini hatırlatıyor. Bu bölgelerde düşük sıcaklıklar ve sınırlı kaynaklar, hayatta kalmayı sadece yiyecek bulmakla değil, vücut ısısını koruyan özel donanımlar ve sofistike avlanma teknikleriyle mümkün kılıyordu.
Bu bağlamda Oregon mağaralarından çıkan dikilmiş deri parçaları, özellikle Younger Dryas soğuma evresinde insanların rüzgâr ve soğuğa karşı daha etkili koruma sunan, vücuda oturan ve katmanlı giysiler ürettiği görüşünü güçlendiriyor.
Mağaralardan Başka Neler Çıktı?
Ekip, mağara dolgularında sadece deri parçaları değil, çeşitli ağaç ve bitki türlerinden yapılmış çok sayıda doğal malzeme kalıntısı da buldu. Çalışmanın başyazarı Nevada Üniversitesi’nden arkeolog Richard Rosencrance, kullanılan bitki ve ağaç çeşitliliğinin oldukça dikkat çekici olduğunu ifade etti.
Araştırmacılar ayrıca küçük hayvan avcılığı için kullanılan “deadfall” tipi basit kapanların tetik parçalarına benzeyen buluntular tespit ettiklerini belirtiyor.
Makaleye göre küçük av hayvanları, avcı-toplayıcı toplulukların beslenmesinde kilit rol oynuyordu; bu kapanlar da o dönemin avlanma stratejilerindeki teknik gelişimi ortaya koyuyor.
Çalışmada, dikilmiş parçaların geyik derisinden olması tesadüf olmayabilir. Uzmanlar, geyik derisinin işlenmesinin daha pratik olduğunu ve tavşan kürküne göre daha üstün yalıtım sağladığını düşünüyor.